31 Mayıs 2011 Salı

Lorlu Kurabiye


Bu kurabiyeleri anneler günü kahvaltısı için hazırlamıştım. Tarifin kaynağı Sofra dergisi. Sofra, mayıs sayısında Alaçatı lezzetleri için özel bir dosya hazırlamış. Bu tarif de Alaçatı'daki Kumrucu Kale'nin lorlu kurabiye tarifiymiş. Bundan dolayı denemek isterseniz ölçüleri yarıya indirmenizi öneririm, tabi bir pastaneniz varsa o başka :) Yumuşak ve lor kokulu kurabiyeler isterseniz bu tarifi, daha gevrek kurabiyeler isterseniz annemin lor kurabiyesini tavsiye ederim.

Malzemeler: (60 kişilik)
  • 1 kg un
  • 3 adet yumurta
  • 20 gr kabartma tozu
  • 400 gr oda sıcaklığında margarin
  • 500 gr tatlı lor
  • 350 gr pudra şekeri
  • Üzerine: toz şeker
Yapılışı:
  • Lor hariç bütün malzemeyi derin bir kaba alıp iyice yoğurun. En son lor peynirini katın.
  • Kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin.
  • Hamurdan ceviz iriliğinde parçalar koparıp elinizle yuvarlayın, toz şekere bulayın.
  • Önceden ısıtılmış 200 derece fırında yaklaşık 20 dakika pişirin.

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Anneler Günü Kahvaltısı


Bugün sizlerle anneler günü için hazırladığımız kahvaltı soframızı paylaşmak istiyorum. Her ne kadar üzerinden biraz zaman geçmiş olsa da bu sade ama samimi sofranın arşivimde yer almasını istedim. Sevdiklerimizi mutlu etmek için her zaman sürprizlere ya da pahalı hediyelere gerek yok, bazen sevginizi katarak hazırladığınız bir sofra ya da bir yemek de yeterli olabiliyor. Onlar mutlu olunca tabii siz de mutlu oluyorsunuz :)

Soframızda klasik kahvaltılıklar dışında neler vardı derseniz...


Kuru domates
Daha önce kuzu kulağı salatası için aldığım kuru domateslerin kalanlarını sıcak suda biraz beklettikten sonra minik doğranmış sarımsak ve biraz zeytinyağı ile kısa bir süre kavurdum, daha sonra tuz, kekik ve bir miktar daha zeytinyağı ekleyerek kavanoza doldurdum. Hem kahvaltıda hem de salatalarda çok hoş oluyor.

Menemen...

Okma
Bu kahvaltılığı Tire'deki Kaplan Dağ Restoran'da görmüştüm. Bizim çingene salatası ya da lor salatası olarak bildiğimiz lor, domates, biber karışımına ısırgan otu eklemişler. Bir de tabii sızma zeytinyağı...


Bir de son anda sıcak sıcak fırından çıkarıp servis ettiğim için fotoğraflama fırsatı bulamadığım milföyden gül böreği, pamuk poğaça ve poğaçadan kalan hamurla yaptığım bu karışık pizzalar vardı.


Lor kurabiyesi
Daha önce annemin lor kurabiyesi tarifini paylaşmıştım. Bunları ise Sofra dergisinde gördüğüm farklı bir tarifle denedim. Annemin kurabiyeleri kıtır kıtırdı, bu ise yumuşak oluyor, mis gibi lor kokuyor, tek kötü yanı margarin miktarı :( Tarifini sonraki yazımda paylaşacağım.

Lorun kalanı ile de Tire usulü karadutlu lor hazırladım, onu da malesef fotoğraflayamadım. Siz de hazırlamak isterseniz kestiğiniz lor peynirinin üzerine bol miktarda karadut reçeli dökmeniz yeterli (yoksa böğürtlen, ahududu da olabilir). Tabii burada önemli olan lorun lezzetli, reçelin de ev yapımı olması. Tire'de çoğu restoran, bunu tatlı olarak ikram ediyor.


Güzel bir kahvaltının üzerine damla sakızlı Türk kahvesi ile tamamlanan keyif :)
(ben Kahve Dünyası'nın damla sakızlı kahvesini çok beğeniyorum, aroması ne fazla ne az)

Çilekli Şantili Kup

Kahvaltının üzerine misafirlerimizin yanında kısa sürede hazırlanan bu tatlıyı ikram ettim. Alt katı çilekli crem ole, üst katı çırpılmış şantinin içine doğranmış çilek parçalarından ibaret.

20 Mayıs 2011 Cuma

Çeşme'yi Gezelim III

Resim 01

Çeşme yazı dizimizin son bölümünü Çeşme’nin en güzel yerine Alaçatı'ya ayırmak istedik. Son 10 yılda değişen yüzüyle Çeşme’nin gözde beldesi halini alan Alaçatı, ziyaretçilerini büyüleyen dokusu ve doğal güzellikleriyle cennet ülkemizin sevimli bir köşesi olmuştur. Çeşme’ye geldiğinizde gezmek, eğlenmek, dinlenmek gibi yapabileceğiniz çok şey bulunmakta. Bunları yaparken Çeşme ile ilgili birçok güzelliği de es geçebilirsiniz, ancak Çeşme’nin misafiri olan birinin Alaçatı’yı görmeden dönmesi düşünülemez. Alaçatı ülkemizin en özel yerlerinden biri, doğal dokusunun bozulmadan günümüze kadar gelmesi, 150 yıllık tarihi Alaçatı evlerinin ülkemizin ve dünyanın en iddialı butik otelleri halini alması, sokaklarında huzurun tatlı esintisi ve mutluluğun yüreğinizde bıraktığı izleriyle özel olmanın hazzını tadarsınız burada. Ayrıca birbirinden güzel Ege yemeklerini burada en özel haliyle bulabilirsiniz.

Dilerseniz Alaçatı’yı değişik yönleriyle tanımaya çalışalım:

Resim 02

1- Muhteşem Güzellikteki Denizi: Alaçatı’nın denize olan kıyısı da Çeşme’nin diğer yerleri kadar güzeldir. Ancak burayı diğerlerinden farklı kılan, denizin iç kesimlere kadar girmesi ve bu içeriye giren bölümlerinde rüzgâr sörfü yapmaya elverişli bir ortamın oluşmasıdır. Deniz, iç bölümlerde sığ ve ince kumlarla kaplı olduğundan gerek rüzgâr sörfü yapanlar gerekse yüzmeyi amaçlayanlar için güzel bir ortam oluşturmaktadır. Bu bölümde sahil boyunca uzanan plajlar göreceksiniz sayıları az olsa da her biri sizi mutlu etmeye yetecektir. Süzer Otel'in bulunduğu bölüm, Sea Side’ın plajı ve rüzgâr sörfü alanı tercih edilebilecek yerlerin başında gelmektedir.

Resim 03


2-  Spor Alanları: Alaçatı'da spor denince akla ilk olarak tabii ki rüzgâr sörfü gelir. Özel yapısıyla dünyanın kabul ettiği güzel bir rüzgâr sörfü alanı olan Alaçatı, yazın çok güzel görüntülere ev sahipliği yapar. Uluslarası birçok yarışmayı buradan takip edebilirsiniz. Surf&Action Center, Planet Windsorf, Engin Kalafatoğlu Sörf Okulu kısa sürede su ve rüzgârla buluşmanızı sağlayan sörf okullarından bazıları. İki veya üç derste sizi su ve rüzgârla buluşturan bu okullar, ayrıca rüzgâr sörfü için gereken ekipmanları da kiralamaktadırlar. Ders ücretleri değişmekle beraber 100 Dolar civarında olduğu söylenebilir. Güzel bir tatil için rüzgâr sörfü iyi bir başlangıç olacaktır.

Resim 04

3- Lezzetleri: Alaçatı'da özellikle Ege'nin mutfak kültürünü yansıtan deniz ürünleri, zeytinyağlılar ve ot çeşitlerinden oluşan yemekleri tadabilirsiniz. Yörenin lezzetli zeytinlerini ve muhteşem karadut reçelini tatmak için burada kahvaltı yapmanızı da öneririm. Bunlar dışında sakızlı tatlı, kurabiye ve dondurma çeşitleri yaygın. Ayrıca İzmir’in meşhur lokmasını damla sakızlı şerbetiyle tatmanın keyfine varabilirsiniz. Cumartesi günleri kurulan meşhur Alaçatı pazarında sakız ve dut reçellerinden tutun da tazecik enginarları, ot çeşitlerini bir arada görebilirsiniz.

Alaçatı'da yemek tam bir keyif... Restoran ve cafelerin olduğu Kemalpaşa Cadde’sine geldiğinizde birbirinden güzel yerler arasında seçim yapmakta zorlanacaksınız. Her birinin kendi tarzını yansıtan çok şık bir havası var. Kimi otantik, kimi klasik, kimi mütevazı... Ama hepsi kendine has tarzıyla davetkâr... Çoğunun Ege çiçekleriyle bezenmiş bahçesi var. Bahçe ve iç mekân dışında en çok kullanılan yer ise restoran ya da cafelerin dışındaki kısımlar. İlk kez  Alaçatı'ya gelen biri sokakta yemek yiyen, bu esnada yanlarından geçen insanlardan rahatsız olmayan bu insanları gördüğünde şaşıracaktır...

Alaçatı lezzet mekânlarının ortak özelliği yazın çalışmaları, kışın ise kapalı olmalarıdır. Bu yüzden Alaçatı’ya gelmek isteyenlerin mayısın ortalarından itibaren planlarını yapmalarını tavsiye ederiz. Bunun yanı sıra çok iyi lezzet duraklarından bazıları bu geleneği bozup kışın da kapılarını müşterilerine açmaktalar, ancak sayıları oldukça az. Sadece restoranlarda ve cafelerde değil, butik otellerde de hoş lezzetlerin takipçisi olabilirsiniz. Alaçatı'da yapacak o kadar çok şey var ki lezzet duraklarının keşfi bile insana ayrı bir keyif veriyor. Hayatınıza anlam katacak tatlar için sizleri Alaçatı’ya davet ediyoruz. Sizler için bu lezzet mekânlarının bazılarından bahsedelim.

a) Agrilia: Agrilia, Alaçatı’nın eski dönemdeki ismi ve bu isim bu lezzet mekânıyla o kadar güzel özdeşleşmiş ki Alaçatı denince akla gelen ilk lezzet durağı burası oluyor. Alaçatı’nın günümüzde gelmiş olduğu değerin tarihini yansıtırcasına Agrilia bu güzel beldeye eşlik etmiş ve misafirlerini tatlı gülümsemeleriyle uğurlarken haklı bir üne kavuşmuştur. Bu özel restoranda denemeniz gerekenler, safranlı çeşme tulumu, gelincik şerbeti, ev makarnası, ot yemekleri, mereng tatlısı ve tabii ki sizin keşfedebildikleriniz. Bu özel restoranın en güzel yanı yaz-kış açık olması. Şimdiden güzel zaman geçirmeniz dileğiyle.

Resim 05



b) Şarabi Alaçatı: Akdeniz mutfağının birbirinden güzel lezzetlerini bulabileceğiniz bu mekân Kemalpaşa Caddesi üzerinde bulunuyor. Yaz dönemi açık olan mekânda hoş vakitler geçirebilirsiniz.

c) Tuval Restoran: Dünya mutfağının birbirinden güzel lezzetlerini bulabileceğiniz bu hoş mekân Kemalpaşa Caddesi üzerinde bulunuyor. İç dizaynı ile sizleri büyüleyecek mekân lezzetleriyle de oldukça iddialı. Yılın her ayı bu lezzet durağına uğrayabilirsiniz.

d) Maria’nın Bahçesi: Gurme lezzetlerini bulabileceğiniz bu lezzet durağı İstanbulluların yabancı olmadığı bir yer. Kemalpaşa Caddesi’ndeki bu lezzet durağına mutlaka uğramanızı tavsiye ederiz. Yaz dönemi açık olan bu mekânın Alaçatı Port içerisindeki Port Maria adlı yeri de görülmesi gereken mekânlardan.


Resim 06

e) Lale Lodge Butik Otel: Hakan Bey'in işlettiği bu butik otel Alaçatı’yı tercih edenlerin yakından tanıdığı mekânların başında geliyor. Sıcak atmosferi ve birbirinden lezzetli sunumlarıyla Alaçatı'ya gelenler için hoş bir seçenek oluşturuyor. Kahvaltı seçeneklerini ve menülerini incelemenizi öneririz.

Resim 07

f) Köşe Kahve: Alaçatı’nın en güzel yerinde bulunan Köşe Kahve, damla sakızlı sıcacık kurabiyeleri ve el yapımı lezzetine doyum olmayan limonatasıyla sizlere küçük mutluluklar yaratıyor. Ayrıca birbirinden güzel çay ve kahve seçenekleri de burayı tercih sebeplerimizden bazıları.

Resim 08

g) Sailors Orta Kahve: Köşe kahveden sonra tercih edilebilecek bir başka güzel mekân da Köşe Kahve’nin tam karşısında bulunan Orta Kahve. Özellikle sakızlı lorlu kurabiyesi, Çeşme limonundan yapılan limonatası ve kahvaltısıyla tercih edebileceğiniz şirin kahveyi denemenizi öneririz.

Resim 09

Ayrıca İmren Pastanesi dondurma, kurabiye çeşitleri ve limonatasıyla, Furun Pastanesi ise ekmek ve kurabiye çeşitleri ve köy kahvaltısı ile önerebileceğimiz diğer yerler.

Bu güzel mekânları önerirken pek çok tatil beldesi gibi Alaçatı'da da fiyatların yüksek olduğunu hatırlatmakta fayda var.

4-  Eğlence: Alaçatı geceleri eğlenceli, bir o kadar da kendine özgüdür. Kemalpaşa Caddesinde yaz akşamları yürümeniz neredeyse imkânsızdır. Yerli ve yabancı birçok ünlüyle omuz omuza bu sokaklarda dolaşırken birbirinden güzel mekânların rengârenk ışıkları altındaki sohbetlere şahitlik edeceksiniz. Ayrıca Sea Side’da sabaha kadar süren beach clup eğlenceleri renkli zaman geçirmek isteyenler için birebir.
Resim 10

5- Tarihi: 16 yy.'da Anadolu'nun dış ticaret kapısı Çeşme yöresiydi. Özellikle Cenevizli tüccarlar Çeşme'nin karşısındaki Sakız Adası'na yerleşmişlerdi. Sakız Adası 1556’da Osmanlıların eline geçince Çeşme ticari üstünlüğünü o döneme kadar yalnızca Batı Anadolu ürünlerinin satıldığı, küçük bir ticaret merkezi olan İzmir'e kaptırdı. Anadolu'nun başlıca ipek üretim merkezi olan Bursa yöresinin ipekleri eskiden Çeşme yoluyla Sakız Adası'na gönderilirken tüm ticaret merkezi İzmir oldu. 1850'li yıllarda güneyi bataklık olan Alaçatı’ya; zamanın sadrazamının “Bataklığı kurutun!” buyruğuyla Alaçatı'nın güneyindeki tabii limana ulaşan bir kanal açılır. Ovalardan büyük hendeklerle drenaj sağlanarak bataklık kurutulur. Açılan kanal daha sonraları gemilerin yanaştığı bir liman olur. Bu çalışmaya zamanın mimari Hacı Memiş Ağa önderlik eder ve adalardan imar işinde çalışmak üzere Rum işçiler getirtir. Gelen Rum işçiler Alaçatı Limanı'nın 1000 m kuzeyinde yeni Alaçatı'yı inşa ederek yerleşirler. İşleyebilecekleri tarlaları olmadığı için, büyük toprak sahibi Türkler tarlalarını tesis edip işletmek ve bir süre sonra devretmek koşuluyla Rumlar'a verirler. Bir anlamda bu, yap-işlet-devret modelidir. İşletme sahibi Rumlar Alaçatı'da bağcılığı geliştirirler. Günümüzden yüzyıl önce Alaçatı'dan şarap dış ülkelere ihraç edilir. Alaçatı şarabı dünyanın kaliteli şarapları arasında yerini alır. Bu yüzden Alaçatı kiliselerinin en önemli süsleme figürleri üzüm salkımlarıdır. 1873 yılında Alaçatı'da belediye teşkilatı kurulur. Takriben 19. yy.'dan önce Alaçatı ve çevresinde, Çeşme, Köste, Çiftlik, Ovacık vs. ile birlikte 45 bin kişi yaşamaktadır. Bu nüfusun 40 bini Rumlar, geriye kalan beş bini Türklerdi.

Resim 11

Hilmi Uran 1914'te Çeşme'ye kaymakam olarak tayin edilir. Göreve başladıktan bir iki ay sonra Balkanlar'dan, özellikle Yugoslavya, Makedonya bölgelerinden ilk göçmenler gemi ile Çeşme'ye gelir. Göçmenlerin gelişi Rumlar arasında panik yaratır ve kısa zaman içinde bölgeyi terk ederler. Yugoslavya'dan gelen bu göçmenler Alaçatı'da iskân edilir. Bağcılığa yabancı olan göçmenler şarapçılığı hiç bilmezler. Selanik'ten Makedonya'nın Karacaova bölgesinden ve Girit, İstanköy gibi adalardan mübadil göçmenler gelir. Alaçatı'da tütüncülüğün gelişmesini sağlarlar. Tütün, kavun yetiştiriciliği ve hayvancılık 1980'li yıllara Alaçatı'yı taşıyan unsurlardır. Daha sonra tarım üretiminin yerini esnaflık, kısmen balıkçılık ve turizm almıştır.

Resim 12

6-  Konaklama: Çeşme'nin en güzel konaklama mekânlarını Alaçatı'da bulacaksınız. Tarihle zarafetin iç içe geçtiği butik otellerde sevdiklerinizle unutamayacağınız zamanlar geçireceksiniz. İşte bunlardan bazıları:

a)  Seven Rooms Butik Otel: Alaçatı’daki özel mekânlardan biri de Seven Rooms, birbirinden güzel odaları ve havuzu ile konuklarına hoş zamanlar vaat ediyor.


Resim 13

b)  Cadde 75 Butik Otel: Alaçatı'daki birbirinden güzel otellerden biri de Cadde 75 Çeşme de tatil için doğru adreslerin başında geliyor.


Resi 14

c) Lale Lodge Butik Otel: Alaçatı’nın en güzel otellerinden biri olan Lale Lodge’da kendinizi evinizde gibi hissediyorsunuz. Butik otelin anahtarları yanınızda gecenin geç saatlerine kadar eğlenip sonrasında evinize gidermiş gibi butik otelinize geçebilirsiniz. Kahvaltısı ve sıcaklığıyla denenmesi gereken yerlerin başında geliyor.

Alaçatı’daki butik otellerin hepsi de birbirinden güzel özellikleriyle sizi memnun edecektir. Size kalan bunlar içerisinden birini seçip iyi vakit geçirmektir. Şimdiden iyi tatiller.
           
Çeşme, her yönüyle gezilesi ve görülesi yerlerle dolu, bu güzellikleri ne kadar anlatsak yeterli olamayacağının farkındayız. Sanırım en güzeli bu güzellikleri yerinde yaşamak olacaktır. Çeşme ile ilgili farklı yazılarla zaman zaman yine karşınızda olacağız. Yazın sizleri mutlaka Çeşme'ye bekliyoruz.

15 Mayıs 2011 Pazar

Kakaolu-Fındıklı Kup

1

Sütlü tatlıları çok sevdiğimizi hep söylüyorum. Hal böyle olunca dolapta her daim tatlı bulunuyor. Tabii zaman zaman hazır ürünlerden de faydalanıyorum. "Creme ole"lerin tadı bana hazır pudinglerden daha güzel geliyor. Özellikle son çıkan damla sakızlısını çok beğendim, denemediyseniz, hele de damla sakızı aromasını seviyorsanız tavsiye ederim.

Bu tatlıyı sabah beş dakikada hazırladım, fotoğrafladım, dolaba yerleştirip gönül rahatlığıyla işe gittim. Ev halkına tatlı bir sürpriz oldu :)

Tarif creme ole paketinin arkasından...

2

Malzemeler:
  • 6-7 adet pötibör bisküvi
  • 1/2 çay bardağı fındık (iri kıyılmış)
  • 40 gr beyaz çikolata (ben ahududu aromalı kullandım)
  • 1 poşet kakaolu creme ole
  • 2,5 su bardağı süt
Yapılışı:
  • Bisküvileri robotta öğütün, ardından fındığı ekleyin.
  • Çikolatayı rendeleyin.
  • Creme oleyi soğuk sütle üç dakika çırpın.
  • Kuplara bir kat creme ole bir kat fındıklı bisküvi ve çikolata rendesi olacak şekilde paylaştırın.
  • Dilediğiniz şekilde süsleyip soğuk olarak servis edin.

13 Mayıs 2011 Cuma

Çeşme'yi Gezelim II

ılıca 01

İzmir'den Çeşme'ye doğru giderken otobanı değil de eski yolu tercih ettiyseniz belki biraz daha uzun ve trafik yoğunluğu olan bir yolculuk olacak ama sahil yolundan gittiğiniz için güzel bir manzara yol boyunca size eşlik edecek ve yol üstü lezzet duraklarında deniz kenarında kahvaltı yapmanın keyfini yaşayacaksınız. Bu ayki yazımızda Çeşme’nin bir diğer güzel beldesi olan Ilıca’dan bahsedeceğiz.

İsmini termal su kaynaklarının bolluğundan alan Ilıca, Çeşme’nin en güzel beldelerinden biridir. 2 km uzunluğundaki plajı ve incecik kumuyla deniz severlerin tercih ettiği bu güzel beldede Çeşme’nin en büyük otellerini bulabilirsiniz. Ayrıca meşhur Çeşme kumrusunu yiyebileceğiniz en güzel mekânlar da yine Ilıca bölgesindedir. Çeşme’ye özel buzda bademi Ilıca sokaklarında tadabilirsiniz. Midye ve sakızlı dondurmayı saymıyoruz bile. Şimdi Ilıca, Paşalimanı ve Ildırı’dan oluşan bu bölgeyi kısaca tanıyalım.

ılıca 02

1- Muhteşem Güzellikteki Denizi: Bu bölgenin birbirinden güzel sahilleri bulunmaktadır. Bunlardan bazıları:

Ilıca Plajı: Ilıca’nın sahili boyunca uzanan plajı tatilcilerin ve günübirlik deniz keyfi yapmak isteyenlerin sıklıkla geldikleri keyifli bir plajdır. Altın sarısı kumu ve kolay kolay derinleşmeyen deniziyle deniz severlerin ilgi odağındadır. Özellikle çocuklu ailelerin keyifli vakit geçirebileceği deniz suyu sıcaklığına ve sığ sulara sahiptir. Bu durumunu bilen yatırımcılar da otellerinin büyük bölümünü Ilıca bölgesine yapmışlardır.

Boyalık Koyu: Çeşme’nin güzel sahillerinden biri de Boyalık koyudur. Genelde yazlıkların ve otellerin bulunduğu bu bölgede çok güzel plajlar yer almaktadır. Ayrıca bu bölgede yapılan kite sörf yarışlarını izlemek de ayrı bir heyecan yaşatıyor.

Şifne: Termal sularıyla ünlü bu bölgede sıcak su ile denizin serinliğini bir arada yaşayabilirsiniz. Uygun fiyatlı termal otellerin de olduğu bölgede, sağlık sorunlarınıza çözüm olacak termal havuzlardan faydalanabilirsiniz.

Ildırı: Çeşmenin en eski yerleşim yeri Ildırı’da birbirinden güzel sahiller bulunmaktadır. Yazlık sitelerin bol olduğu bölgede denize girilebilecek özel yerleri bulabilirsiniz. Çeşme merkeze uzak olması buraya olan ilgiyi azaltmamış, yazlıkçıların sıklıkla tercih ettiği bir bölge halini almıştır.

ılıca 03

Paşalimanı: Yazlık sitelerin çokça olduğu manzarası güzel bir burunda yer alan Paşalimanı’nda denize girilebilecek güzel plajlar bulunmaktadır. Buranın özelliği denize doğru uzanmış burnun dalga kıran özelliği de göstermesidir.

ılıca 04

2- Spor Alanları: Bu bölgede özellikle Boyalık mevkiinde kite sörf yapanları görebilirsiniz. Bununla beraber otellerin spor merkezlerinden de faydalanılabilmektedir. Ayrıca çevre adalar dalış için müsait olduğundan dalış sporu sıklıkla yapılır. Termal spa imkânları ve masaj hizmetlerinin çokluğu bu bölgeyi özel kılmaktadır.

3- Lezzetleri: Çeşme’nin her yeri ayrı bir güzelliği içinde barındırıyor. Bizlere kalan ise bu güzellikleri yerinde görüp tadına varmak. Çeşme’nin bu bölgesinde bulabileceğiniz lezzetler ve birbirinden güzel mekânlardan bahsetmek gerekirse bunlardan ilki Kumrucu Şevki’dir.

Kumrucu Şevki: Kumru, İzmir’e has nohut mayalı özel ekmeğiyle kömür ateşinde yapılan bir sandviç gibi gözükse de lezzeti ve görünümüyle İzmirlilerin ve tadanların vazgeçemediği bir yiyecek halini almıştır. İçerisine konulan bol malzemesiyle dikkati çeken bu yiyeceğin tüm malzemeleri kömür ateşinde özenle pişirilir ve ekmeğin arasına yerleştirilir. Yanında biber turşusuyla ikram edilen kumrunun en ünlü çeşidi “yengen”dir. Kumru denince akla Çeşme, Çeşme’de ise Ilıca’da bulunan Kumrucu Şevki gelir. Sahildeki şirin mekânında yaptığı kumrularıyla meşhur olmuş bu yerde birbirinden güzel kumru çeşitlerini keyifle yiyebilirsiniz. Kumruya olan bu ilgi Kumrucu Şevki’nin Çeşme’nin ve İzmir’in çeşitli yerlerinde yeni mekânlar açmasına neden olsa da kumruyu Ilıca da yemenizi öneririz.

Ilıca 05

Pasarella: Paşalimanı’nda bulunan Pasarella Restoran, Fransız mutfağının doyumsuz lezzetlerini özel bir ortamda tatmak isteyenler için vazgeçilmez bir adres. Kışın şömineniz başında bu lezzetlerin tadına bakarken yazın da terasında denizin eşsiz manzarasıyla yemeklerinizin tadına varıyorsunuz. Sahiplerinin müşterilerini özel hissettirmek için ellerinden geleni yaptıkları bu şık restoranda güzel bir akşam geçirmenizi öneririz.

Dost Pide: Çeşme’de doğmuş lezzet duraklarından biri de Ilıca’da bulunan Dost Pide’dir. Lezzetiyle İzmirlilerin vazgeçilmez mekânlarından Dost Pide, 1974 yılından beri sevenlerine hizmet veriyor. Ilıca’da yemek için doğru adreslerinizden biri olacak.

4- Eğlencesi: Bu bölgede otellerin eğlence mekânları ön plana çıkarken, Ilıca, Ildırı taraflarında fasıl mekânlarını bulabilirsiniz. Yazın konserlerin bolca olduğu Çeşme’de müzik yarışmaları ve ünlü sanatçıların konserleriyle güzel zamanlar geçirebilirsiniz.

5- Tarihi: Evliya Çelebi’nin kaynayan sularından bahsettiği Ilıca, tarihiyle de insanı şaşırtır. Çeşme’nin en eski yerleşim yeri Ildırı’yı içerisinde barındıran bu bölgede İzmir’in en eski tarihine kadar uzanabilirsiniz. M.Ö 3000 yıllarına uzanan tarihi ve İyonya şehir devletlerinden biri olan Erythrai (Ildırı) geçmişten günümüze ışık tutuyor. Bu bölgede Ildırı gezisi tarih ve doğa meraklıları için keyifli bir gezi olacaktır.

ılıca06

 6- Konaklama: Otellerin yoğun olduğu bu bölgede İzmir’in en güzel otellerinden bazılarını bulabilirsiniz. Ayrıca yazın gelecekler için devre mülk imkânları ve günübirlik kiralanan yazlıklar da bulunmaktadır.

Altın Yunus Otel: Çeşme’nin en büyük otellerinden biri olan Çeşme Altın Yunus Otel tatilcilerin sıklıkla uğradıkları mekânların başında geliyor. İçerisindeki dört restoran birçok kafe, bar ve eşsiz plajıyla misafirlerini memnun eden otel, Boyalık mevkiinde bulunmaktadır. Özellikle yaz-kış dolu olan bu otelin termal imkânları müşterileri için bir tercih sebebi. Altın Yunus Çeşme’nin belli başlı spa merkezlerinden birisidir.

Ilıca 07

Sheraton Otel: Ilıca’da bulunan Sheraton Otel, özel plajı ve spa merkeziyle müşterilerinin ilgisini çekmektedir. Özellikle masaj ve spa deneyimi konusunda İzmir’in en iyilerinden olan Sheraton içerisinde barındırdığı restoranları ve barlarıyla keyifli zamanlar geçirmenizi sağlıyor.

Ilıca Otel: Çeşme’nin güzel otellerinden biri olan Ilıca Otel özellikle termal imkânlarıyla öne çıkmaktadır. Termal havuzları, spa merkezleri ve masaj çeşitleriyle tatilinizi renklendirecek bir otel konumundadır. Boyalık mevkiinde bulunan bu otel Çeşme’de görülmeye değer yerlerden biridir.


Ilıca 08
Otel 7800: Boyalık mevkiinde bulunan bu otel Çeşme’nin yeni yüzlerinden biri, hizmet anlayışı ve detaylardaki özen burayı tercih sebeplerinden biri oluyor. Bu bölgedeki oteller gibi termal spa keyfini yaşayabileceğiniz otelde zaman zaman kite sörf etkinlikleri de yapılmakta. Plajıyla göz kamaştıran otel tercih edenleri memnun edecektir.

Konumuyla Çeşme’nin en eski yerleşim bölgelerinden olan Ilıca, geçmişten bugüne İzmirlilerin tatil tercihlerinin başında gelmiştir. Son dönemlerde Çeşme’ye artan ilgi burada da kendisini göstermiş birçok yeni otel yapılmaya başlamıştır. Yurt içi ve yurt dışından gelen turist sayısının da artmasıyla Türkiye’nin tatil merkezi olmaya aday Çeşme’ye tüm tatilcileri bekliyoruz.

6 Mayıs 2011 Cuma

Çeşme'yi Gezelim I


Anadolu’nun eski yerleşim yerlerinden biri olan Çeşme, günümüzde ülkemizin önemli turizm merkezlerinden biri haline gelmiştir. Görülmeye değer doğal güzellikleri, tarihi, kendine has lezzetleri Çeşme’yi cazibe merkezi haline getirmektedir. Çeşme’yi biraz olsun anlayabilmek adına bu şirin tatil beldesini ziyaret ettiğinizde karşılaşacağınız güzellikleri anlatmakta yarar var.


1. Muhteşem güzellikteki denizi: Ülkemizin sahil şeridinde görebileceğiniz en özel koyları ve plajları Çeşme’de bulabilirsiniz. Yaklaşık 29 km’lik sahil şeridinde sizi büyüleyecek güzellikteki sahilleri görürseniz şaşırmayın, yaşamanın tadını çıkarın.


2. Spor alanları: Ülkemizin rüzgâr sörfü merkezi olan Çeşme’de rüzgâr sörfünün inceliklerini öğrenip sörf yapmanın keyfini yaşayabilirsiniz. Ayrıca kitesörf gibi adrenalin dolu spor müsabakalarını izleme fırsatınız olur. Dalış yapıp tarihin ve doğanın güzelliklerini denizin altında da yaşamaya devam edebilirsiniz. Ayrıca avcılıkla ilgilenenler için sonbaharda yaygın olarak domuz avcılığı yapılmaktadır. Kamp için oldukça uygun ortamları bulunmakta, bu da birçok kampçının Çeşme’yi tercih etmesi için bir neden olmaktadır.


3. Lezzetleri: Tamamı buraya özel birbirinden güzel lezzetleri yerinde tatma fırsatı bulabilirsiniz. Ege yemeklerinin en lezzetlilerini, sakızlı tatlıları ve dondurmaları, ayrıca ülkemizin balık çeşidi bakımından en zengin olan denizinden çıkan deniz mahsullerini burada deneyebilirsiniz.


4. Eğlencesi: Eğlence hayatını dolu dolu yaşamak isteyenler için güzel bir alternatif olan Çeşme; Bodrum, Marmaris, Antalya gibi turizm merkezlerindeki eğlence anlayışlarından farklı olarak gösterişten uzak ama size özel eğlence mekânlarıyla ön plana çıkmaktadır. Özellikle Ayayorgi ve Alaçatı’daki eğlence mekânları gecenin ilk saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar kaliteli eğlencenin adresi olmaktadır.


5. Tarihi: Dünyanın en eski uygarlıklarına ev sahipliği yapmış olan Çeşme’de Anadolu medeniyetlerinin ve Osmanlı Devletinin izlerini bozulmamış halleriyle görmek mümkün. Tarih meraklıları adına birçok dönemi bir arada görmeleri açısından bulunmaz bir fırsat sunan Çeşme, özellikle Kale içerisindeki müzesiyle geçmişe ışık tutuyor.


6. Konaklama: Otelleri bir beldeyi görmek için neden olur mu diye düşünüyorsanız Çeşme’yi görmeniz için bir sebep daha çıkıyor ortaya. Kentsel sit alanı kabul edilen Çeşme, Alaçatı’da en genci 150 yıllık olan tarihi evlerin butik otel olarak dokularının korunması ve müşterilerine özel hizmetleriyle gidilip kalınması gereken yerler olarak karşımıza çıkıyor.
Bütün bu güzellikleri sizlerle detaylı bir şekilde paylaşmak istiyoruz bu yüzden Çeşme yazımız birkaç bölümden oluşacak. Böylelikle Çeşme’yi tanımak daha kolay olacak.
Çeşme’yi incelerken 3 bölgeye ayırmayı uygun gördük:
1-                Çeşme merkez
2-                Çeşme Ilıca ve dolayları
3-                Çeşme Alaçatı ve dolayları
Bu üç bölgeyi ayrı ayrı inceleyip sonrasında bütünü görmenizi sağlamak istiyoruz.


Çeşme Merkez
Çeşme merkez, Dalyan ve Çiftlikköy’den oluşan bölümü, önemli gördüğümüz güzellikleriyle sizlere anlatmaya çalışacağız.
1. Muhteşem güzellikteki denizi: Sizlere iddialı gelebilecek olan bu başlık, Çeşme’yi tanıdıkça sizlerin de hak verdiği bir gerçeğe dönüşecektir. Çeşme merkez bölgesindeki sahil ve plajlar ülkemizde çok az yerde görebileceğiniz güzellikleri içinde barındırıyor.


Pırlanta Plajı: Adını pırlanta gibi göz kamaştıran kumundan alan Pırlanta Plajı, Çeşme merkeze 10 km uzaklıkta bulunan Çiftlikköy yakınlarında bulunmaktadır. Pırlanta Plajı incecik kumu, tertemiz suyu ve 250 metre boyunca uzanan sığ denizi ile deniz eğlencesi arayanların ilgi odağı oluyor. Bu plajda, deniz içerisinde yürümeye başladığınızda, derinleşmeyen bir havuzda yürüyormuş izlenimine kapılırsınız, özellikle çocukların ve ailelerin ilgisini çekebilecek bu özellikte bir denizi başka yerde bulmak pek mümkün değil. Spor tutkunlarının da uğrak yeri olan bu plajda zaman zaman kitesorf ve rüzgâr sörfü yapanları görmek mümkün olabiliyor. Ayrıca bu bölgede bulunan birçok beach klüpte eğlenceli dakikalar geçirebilirsiniz.
Altınkum Plajı: Yine Çiftlikköy tarafında yarımadanın güney yakasında bulunan Altınkum, tatil anlayışı dinlenirken eğlenmek olan tatilcileri mutlu edecek bir özelliktedir. Doğal dokusu ve denize doğru uzanan altın rengindeki kumuyla sizlere keyifli dakikalar yaşatmayı hedefleyen Altınkum’da birçok beach klüple eğlence için sizleri beklemektedir.
Çatazmak Plajı: Çeşme merkeze çok yakın olan bu plajda dinlenmenin ve suyun tadını çıkarabilirsiniz.


Eşek Adası:İsmini adanın asıl sahiplerinden alan Eşek Adası muhteşem doğası ve denizinin güzelliğiyle görülmesi gereken yerlerdendir. Teknenizle veya yat turları aracılığıyla gidebileceğiniz bu adada ev sahibi eşeklerin konukseverliği ve onlar için hazırlanmış doğal yaşam alanlarını göreceksiniz. Özellikle bahar aylarında kokusuyla büyüleyen kekikleri toplayabilir, ada etrafında dalış yapabilirsiniz. Ayrıca ada yakınındaki Mavi Koy da görmeniz gereken yerlerdendir.


Dalyan: Denizin ve sakinliğin tadını çıkarabileceğiniz yerlerden biridir Dalyan. Tatilcilerin vazgeçemediği güzellikte plajlara ve koylara sahiptir. İç limanıyla tekne sahiplerine ev sahipliği yapmaktadır.

2. Spor Alanları: Özellikle dalış sporlarının yapılabileceği koylara sahip bu bölgede, Pırlanta plajı dolaylarında rüzgâr sörfü de yapabilirsiniz. Ayrıca amatör balıkçıların uğrak yerlerinden olan bu koylarda çipura, karagöz, mercan gibi balıkları avlayabilir, teknelerin düzenlediği etkinliklere de katılabilirsiniz.


3. Lezzetleri: Özel lezzetlerle karşılaşacağınız bu bölgede sizlere tavsiye edebileceğimiz güzel mekânlardan bahsetmek istiyoruz.
Dalyan Restoran Cevat’ın Yeri: Balık, insanoğlunun yaratılışından bugüne hep hayatın içerisinde olmuştur. İnsanoğlunun geçmişten günümüze zevkle yediği besinlerin başında gelir. Denizin uçsuz bucaksızlığında kendi başına yaşayan balık, küçük ama özgür dünyasında bize hayranlık uyandırırken tadıyla damaklarımızda hoş tatlar bırakıyor. Hayatımızın vazgeçilmezlerindendir balık, bu yüzden balık yiyeceğimiz mekânları özenle seçeriz. Deniz kentinde yaşamak beni hep mutlu etmiştir, birbirinden güzel restoranları tanıma fırsatını bulmuş ve bu restoranlarda Ege’nin onlarca çeşit balığını bulup, çeşit çeşit mezelerinin tadını çıkarmışımdır. Çeşme’de bulunan “Dalyan Restoran Cevat’ın Yeri” İzmir’de iyi balık yiyebileceğiniz yerlerin başında gelmektedir. Çeşme’de tatil yapıyorsanız balık için muhakkak Dalyan’ı tercih etmelisiniz, Dalyan’da ise Dalyan Restoranı. Yat limanın deniz yönünde girişinde bulunan bu lezzet mekânı, ortamı ve yaptığı işe verdiği ciddiyetiyle örnek olacak bir müessese. Cevat Bey sürekli işin başında, balıkları kendi eliyle hazırlıyor, mezeleri ve balık türleri bir harika. 1975 yılından beri İzmirlilerin uğrak yeri bu güzel mekân. Burada deniz ürünlerini en taze haliyle bulabilirsiniz, mevsimine göre balıklar da değişmekte ama çipura ve levrek sizler için her zaman hazır. Genel olarak sinarit, lagos, barbun, tekir, lüfer, kalkan, kalamar, karides, ahtapot, ıstakoz bulabileceğiniz deniz ürünlerinden. Balığın türüne göre pişirme şekli de değişmekte. Bütün bu çeşitler içerisinde ızgarada hazırlanmış çipuranın vazgeçilmezim olduğunu söylemeliyim. Ara sıcak olarak da balıkçı böreği, karides, ızgara, midye tava, sardalya dolma, kalamar gibi lezzetleri deneyebilirsiniz. Bir balık restoranının olmazsa olmazı olan meze reyonu da oldukça iddialı. Dalyan Restoran’da. deniz börülcesi, şevketi bostan, şakşuka, midye salatası, radika, ahtapot salatası, cibes otuza yakın meze çeşidinden bazıları. Şansınız varsa lakerda ve kabak çiçeği dolmasının tadına da bakabilirsiniz. Yemek sonrası tatlı için yeriniz kalırsa kalburabastı, helva tarama, fırında helva, kabak tatlısı buradaki tatlılardan sadece birkaçı.
Hizmet anlayışına gelince profesyonel garsonlardan hizmet alıyorsunuz, bu da sizi mutlu kılıyor. Ayrıca deniz kenarında yemek yemenin keyfi gerçekten bir başka, ortam çok temiz ve müşteri memnuniyeti üst düzeyde tutuluyor. Fiyat olarak içecekler hariç kişi başı 35-40 Lira arası dilediğiniz lezzetlerden tadabiliyorsunuz. Ailenizle, dostlarınızla güzel bir akşam geçirmek için Dalyan Restoran iyi bir seçim.


İmren Lokantası: Çeşme merkezde çarşıda yer alan bu lokanta daha çok tencere yemekleriyle ünlü. Soğan yahnisi, güveç, yaprak sarması, (mevsiminde) enginar dolması, yaprak sarması en çok tercih edilen lezzetlerden. İsteyenler için sulu yemek dışında ızagara çeşitleri de var. Ama asıl vazgeçilmezler zeytinyağlılar. Malum Ege mutfağı denince akla zeytinyağlılar ve ot yemekleri gelir. Sarmaşık, ebegümeci, ısırgan, kenger, hindiba, şevketibostan, gelincik, labada, kuşotu, sinirotu, helvacık, radika, deniz börülcesi, kuşkonmaz, arapsaçı, marata, tarlaçakısı, tarlaçivisi, suteresi Çeşme'de, dolayısıyla da esnaf lokantalarında en çok tüketilen otlar arasında. İmren'in sırrı, otların mümkün olduğunca az haşlayıp yeşil rengini koruması; otları sadece limon suyu ve asit oranı 0,5'ten az olan sızma zeytinyağıyla tatlandırarak ılık sunması.


Rumeli Pastanesi: Bu pastanenin dondurmaları o kadar lezzetli ki yazın her daim önünde uzun bir sıra görmek mümkün. Özellikle sakızlı dondurmasıyla ünlü ama kavunlu, karadutlu, Çeşme limonlu, vişneli, şeftalili vs. bütün çeşitleri güzel. Farklı bir lezzet olarak tahin-pekmezli dondurmayı da önerebiliriz. Dondurmalarında aroma yerine meyvenin kendisini kullanıyorlar. Kavunlu dondurmanın lezzeti Ovacık kavunundan, limonlunun lezzeti Çeşme limonundan geliyor. Bu arada Türkiye'de sakızlı dondurmayı ilk yapanın onlar olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.
Mekan olarak mütevazı bir yer. 1945'den beri hizmet veren pastanenin dondurmaları dışında reçelleri de ünlü. Çeşme'ye gittiğinizde çarşıda yer alan bu pastaneden dondurma yemeyi ve evinize götürmek için reçel almayı unutmayın, eminim çeşitler arasında seçim yapmakta zorlanacaksınız.

4. Eğlencesi: Eğlence hayatıyla iddialı olan Çeşme’de güzel zaman geçirebileceğiniz birçok mekân bulunmakta. Özellikle Ayayorgi koyu yazları eğlencenin kalbinin attığı yerlerin başında gelir.


Indaba: Çeşme Dalyan’da bulunan bu eğlence mekânı, gündüzleri beach kulüp, geceleri ise birbirinden güzel şovlarıyla misafirlerinin ilgisini çeken renkli bir gece kulübüne dönüşmektedir.
Mojito: Çeşme’nin eğlence mekânı Mojito gündüz plajı gece ise birbirinden güzel şov ve partileriyle eğlencenin tavan yaptığı yerlerden biri haline geliyor. İçerisinde birbirinden güzel lezzet mekânlarının olduğu Mojito’da eğlence sabaha kadar sürüyor. Sakızlı Koy, Dalyan’daki bu eğlence mekânı sizi baştan çıkaracak.


Paparazzi: “Sabaha kadar eğlence, sabah da denize” sloganıyla Paparazzi İzmir’in en güzel mekânlarından biri, Ayayorgi koyunda bulunan bu eğlence mekanı sizleri mutlu edecek yerlerin başında geliyor. Çeşitli etkinlikleri, partileri ve eğlenceleriyle gecelerinizi renklendirecek, gündüzleri ise denizin keyfini çıkaracaksınız.

 Shayna: Ayayorgi’de bulunan bu güzel mekân konserlere ve etkinliklere ev sahipliği  yapıyor. Eğlenceyi sonuna kadar yaşayabileceğiniz güzel yerlerden biridir.


Çeşme Marina: Birçok ünlü markayı ve eğlence mekânlarını bir arada bulabileceğiniz bir yer Çeşme Marina. Tuval, Port Balık, Bonjour, Sir Winston House, Kumrucu Şevki, Milestone, Room Marine, Furun gibi ünlü markalar marina içerisinde yerini almışlar.


2010 haziranında açılan marina, çok genç olmasına rağmen ülkemizdeki marinalar içerisinde en iddialısı durumunda.


Marinadaki kaliteli mekânların başında gelen Monk özellikle sunduğu lezzetler ve Çeşme akşamlarını keyifli hale getiren canlı performanslarıyla misafirlerine keyifli dakikalar vaat ediyor.


5. Tarihi: Çeşme’nin tarihine baktığımızda M.Ö 1000’li yıllarda Giritliler tarafından bugünkü Ildırı beldesinde kurulmuş olduğunu görüyoruz. Geçmişten bu yana İyonyalıların, Lidyalıların bir dönem Perslerin ve sonrasında Roma ve Bizans’ın egemenliğine giren Çeşme, 11.yüzyılın sonlarına doğru ünlü Türk denizcisi Çaka Bey tarafından Türk egemenliğine geçmiştir. 14. yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı egemenliğine geçen Çeşme’de bulunan Çeşme Kalesi tarihe ışık tutması adına önemlidir. Eski adıyla “Erythrai” denilen Ildırı’da geçmişe ışık tutan eserleri görmek mümkündür.


Çeşme Kalesi (Çeşme Müzesi): Çeşme merkezde bulunan Çeşme Kalesi, 1508 yılında II. Bayezıt tarafından yaptırılmıştır. Kale, ticaret gemilerini ve limanı düşman saldırılarına karşı koruma amacıyla imar edilmişti.


İçerisinde Çeşme Arkeoloji Müzesi bulunan kalede Çeşme’nin eski dönemlere ait antik eserlerini bulmak mümkündür.


1770 yılında yapılan Çeşme deniz savaşı, diğer adıyla Çeşme Baskını, Osmanlı Devleti ve Rusya arasında gerçekleşmiş ve Osmanlı Devleti deniz gücünü tamamen kaybetmiştir. Türk tarihi ve Rus tarihi açısından önemli olan bu savaşla ilgili tarihi belgeler ve tarihi eserler Çeşme Kalesi’nde sergilenmektedir.


Kervansaray: 1529 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan bu kervansaray Çeşme merkezde bulunup, restore edilip ziyaretçilerine ev sahipliği yapmayı beklemektedir.

6. Konaklama: Bu bölgede birbirinden güzel konaklama mekânları bulabileceğiniz butik oteller ve moteller bulunmaktadır.

Kervansaray Boutique Hotel: Tarihi kervansaray içerisine yapılmış olan bu butik otel, sizlere hayallerinizin tatilini yaşatacak. Hem tarihi dokuyu hissedip hem de şıklığın ve zarafetin tadına varacaksınız.


Bu yazımızda Çeşme merkez ve çevresinden bahsettik, bir sonraki yazımız Ilıca, Şifne, Paşalimanı ve Ildırı ile ilgili olacak. Sonraki yazımız haftaya cumaya :)