31 Aralık 2011 Cumartesi

Peynirli Patates Topları ve Mutlu Seneler!


Bugün 2011'e veda ediyoruz, itiraf etmeliyim ki bu yılı hiç sevmedim. 2010 yılı benim için mutlu, huzurlu ve heyecan dolu gelişmlelerle geçmişti, hiç bitmesin istemiştim ve 2011'i gönülsüz karşılamıştım. Bakınız geçen yılki zoraki hoşgeldin 2011 yazım :) Gerçekten de 2011'i değerlendirdiğimde hem ben hem de çevremdekiler için, sevdiklerim için çok zor, sıkıntılı olaylarla dolu bir yıl oldu. Ülkemiz için de başta terör ve deprem olmak üzere çeşitli üzüntülü durumlar yaşandı. 

Çok fazla batıl inancım yoktur ama ben kendi hayatımda tek yılların kötü, çift yılların ise çok güzel geçtiğini fark ettim. Sizin de böyle takıntılarınız var mı yoksa bu konuda yalnız mıyım? :)

Demek istediğim şudur ki 2012'den çok umutluyum. Diliyorum ki bu yıl hepimiz için sağlık ve huzurla geçsin, dileklerimiz hayallerimiz gerçekleşsin. Her yeni başlangıç umut demektir aslında, benim de 2012'den kendimle ilgili üç önemli beklentim var, bakalım hangileri olacak, seneye bir değerlendirmesini yaparız :)

Hepinizin yeni yılını kutluyor, mutlu seneler diliyorum efendim. Bu yıl da güzelliklerle birlikte olmak dileğiyle tarifime geçiyorum.


Bu patates toplarını da yazın bir davet soframda hazırlamıştım. Ton balıklı biber ruloları, kanepe gibi lokmalık atıştırmalıkları seviyorum. Bu da onlardan biri.

Tarif Sofra Ocak 2009'dan

Malzemeler:
  • 4 adet patates
  • Yarım su bardağı beyaz peynir
  • Yarım çay kaşığı karabiber
  • Bir tutam pul biber
  • Tuz
  • Susam

Yapılışı:
  • Patatesleri kabuklarını soymadan haşlayın soğumaya bırakın.
  • Kabuklarını soyup ezin.
  • Bir kapta yarım su bardağı beyaz peynir, karabiber, pul biber ve tuz ekleyip yoğurun.
  • Bezeler koparıp elinizle yuvarlayın.
  • Susamı yapışmaz yüzeyli bir tavada kavurun.
  • Patates toplarını susama bulayıp ılık ya da soğuk olarak servis yapın.


Not: Bir kısmını kıyılmış maydanoza da bulayabilirsiniz.

Salamlı-Peynirli ve Havuçlu Kanepeler


Yılbaşını evde geçirecek olanlar, akşam yemeği menünüz hazır mı? Ben bu yıl güzel ve büyük bir sofra hazırlamak istemiştim ama olmadı. Hiç olmazsa menü konusunda hala kararsız olanlar varsa onlara yardımcı olayım diye arşivimden gözüme takılanları seçip sizlerle paylaşayım istedim. Bu kanepelere de daha önce bir davet soframda yer vermiştim. 

Tarife gerek yok, ama sunum açısından belki size fikir verebilir. Kanepeler için hazır tost ekmeği kullandım, ben biraz kıtır sevdiğim için kullanmadan önce biraz açıkta kalmasını sağlıyorum ya da biraz tostta tutuyorum.  Bir kısmında kaşar peyniri ve salam kullandım. Şekil için kurabiye kalıplarınızı kullanabilirsiniz. İsterseniz peynirin altına ince bir tabaka mayonez ya da zeytin ezmesi de sürebilirsiniz. Zeytin ya da minik domateslerle daha süslü hale getirmek de mümkün.


Kanepelerin bir kısmında ise her zaman salata olarak sunduğum yoğurtlu havuç ezmesini kullandım. Hemen hemen herkesin bildiği bir tarif ama kısaca anlatayaım. Havuçları rendeledikten sonra az miktarda zeytinyağı ile havuçlar ölene kadar kavuruyoruz. Tuz, ceviz, sarımsak ve süzme yoğurt ekleyip karıştırıyoruz. Ekmeğin üzerine servise yakın sürüp (yoğurt ekmekleri yumuşatmasın diye) üzerini dereotuyla ya da istediğiniz şekilde süsleyip servis yapabilirsiniz.

Havuç ezme yerine kabak borani ya da yoğurtlu pancar salatasını da böyle sunabilirsiniz. Tabii kıvam ve lezzet açısından süzme yoğurt kullanmanızı öneririm. Daha önce yaptığım tahinli, patlıcan salatalı kanepelere de bir bakabilirsiniz. Siz de sevdiğiniz kanepe çeşitlerini paylaşır mısınız yorumlarda?

Bir sonraki yazımda yine yılbaşı sofranız için peynirli patates toplarını paylaşacağım yılbaşı dileklerimle birlikte :)

29 Aralık 2011 Perşembe

Susamlı Kuskus Salatası


Sizlerle bugün daha önce yayınladığım bir davet soframda yer alan bu salata tarifini paylaşmak istiyorum. Salata benim çay saatlerinde de akşam yemeklerinde de hem hazırlamaktan hem de yemekten keyif aldığım bir   çeşit. Bu salata da değişik ve pratik, üstelik de lezzetli. Damak tadınıza ve elinizdeki malzemelere göre ufak tefek oynamalar yapmaya da uygun bir tarif.

Tarif Sofra Temmuz 2011'den.



Malzemeler:
  • 1 paket kuskus
  • 3 yemek kaşığı süzme yoğurt
  • 1 yemek kaşığı yoğurt
  • 2 yemek kaşığı mayonez
  • Yarım demet dereotu
  • 3 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı susam
  • Yarım yemek kaşığı sıvı yağ
  • Tuz

Yapılışı:
  • Kuskusu haşlayın, suyunu süzüp ılımaya bırakın.
  • Süzme yoğurt, yoğurt, mayonez, kıyılmış dereotu, dövülmüş sarımsak ve tuz ilave edip karıştırın.
  • İstediğiniz bir kabı streç filmle kaplayın, kuskusu yerleştirip 1-2 saat dinlendirin.(ben bu aşamayı atladım.)
  • Servis tabağına ters çevirip çıkarın.
  • Susamı sıvı yağda kavurup salatanın üzerine gezdirin. Soğuk olarak servis yapın.

26 Aralık 2011 Pazartesi

Ton Balıklı Biber Ruloları


Bugün sizlerle hem hoş görünen hem de hazırlaması pratik bir salata/ atıştırmalık tarifi paylaşacağım.  Bu şirin görünümlü rulolar aslında yaz sofralarından kalma. Abimler için hazırladığım iftar davetinde sunmuştım. Ramazanın yoğun davet sofraları arasında unutarak haksızlık ettiğim bu tarifi geç de olsa yazmak istedim. Her ne kadar kırmızı biberin mevsimi olmasa da kıştan dondurucuya koyduğunuz biberleriniz varsa onlarla ya da konserve olarak aldığınız kırmızı biberlerle yapabilirsiniz.

Tarif Sofra Ocak 2009'dan.

Malzemeler:
  • 6 adet kırmız biber
  • 3 kutu ton balığı (80 gr.lık)
  • Yarım demet maydanoz
  • 1 küçük kutu mısır konservesi
  • Tuz
  • 1 çay kaşığı zeytinyağı
  • Yarım çorba kaşığı üzüm sirkesi (ben eklemedim)
Yapılışı:
  • Kırmızı biberi közleyip kabuklarını temizleyin, soğuması için bir kenara alın.
  • Harç için ton balığı, mısır, kıyılmış maydanoz ve tuzu karıştırın.
  • Ayrı bir yerde sirke ve zeytinyağını çırpıp biber rulolarının üzerine gezdirin.
  • Biberlerin içine harcı pay edip dilimleyin.
  • Soğuk olarak servis edin.

İşte Tüm Türkiye’nin Merakla Beklediği Tarif!



Son zamanlarda herkesin konuştuğu hatta Obama’nın hanımının bile merak ettiği tarif; Pınar Labneli!

Herkes bu tarifi merak ediyor, lezzeti dünyanın bir ucuna yayılıyor.

Pınar Labneli Yedi Baharatlı Pasta’nın tarifini www.facebook.com/PinarLabne adresinden öğrenebilirsiniz.

Diğer Pınar Labne’li tarifleri herkesten önce öğrenmek için sayfayı takip etmeyi unutmayın!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

23 Aralık 2011 Cuma

Çiçekliköy'de Kahvaltı: Dağmaran


Bugün sizlere İzmir'deki beğendiğim kahvaltı mekanlarından birinden bahsedeceğim. Dağmaran, Çiçekliköy'de yer alan pek çok kahvaltı yerinden biri, ama onlardan farklı. Neden farklı birazdan anlatacağım.


Dağmaran'a ilk gidişimiz tesadüfi oldu, Çiçekliköy'e kahvaltı için gitmiş şurada mı yapsak burada mı derken köyün sonuna, kahvaltı mekanlarının bittiği noktaya gelmiştik. Bu noktada Dağmaran'ı gördük ve geri dönmeyelim artık burada kahvaltımızı yapalım dedik, içeri girdiğimizde o kadar kalabalıktı ve bir o kadar da bekleyen vardı ki çaresiz çıktık oradan. Bir yandan da bu kadar uzak bir noktada, nasıl bu kadar dolu diye şaşırdık.


Bir süre sonra ise bir arkadaşımın ısrarlı tavsiyesi üzerine tekrar gittik. O zamandan beri de kahvaltıyı dışarıda yapacaksak ilk aklımıza gelen yerlerden biri oluyor.



Bahçeden kareler...

Mekanı yoğun ilgi doğrultusunda genişletmişler, yazın bahçenin yanı sıra yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz alana da masalar kuruluyor, kahvaltınızı ağaçların arasında, doğal bir ortamda yapma şansınız oluyor. Dağmaran'ın en çok hoşuma giden yanlarından biri ortamı.



Dağmaran'ın zengin bir menüsü var, standart kahvaltısında aşağıdaki lezzetler yer alıyor:
  • Tereyağ
  • Tulum peyniri
  • Krem peynir
  • Lorlu biber kavurması
  • Çemen
  • Cevizli-çörekotlu çökelek
  • Zeytin çeşitleri
  • Söğüş
  • Şekerli haşhaş ezmesi
  • Bal-kaymak
  • Karadutlu lor
  • Kayısı reçeli
  • Köy ekmeği-bazlama

Biz bunlara ilave olarak peynirli yumurta ve Dağmaran böreği (kıymalı ve havuçlu) aldık, her ikisi de gayet lezzetliydi. 


Güzel tarafı, tabağınız bittiğinde istediğiniz çeşitten tekrar getirtebiliyorsunuz. Bir nevi açık büfe gibi, ama çoğu zaman açık büfelerde çeşit çok, lezzet ve kalite azdır.


Şu tabağın şirinliğine bakar mısınız, bu bile gösterilen özenin bir delili değil mi?

Servis hizmetinden de memnun kaldık, sürekli masamızla ilgilenen, sık sık çayımızı yenileyen güleryüzlü personelleri vardı.


Dağmaran, Asansör Restoran ve Zeytin'le birlikte bence İzmir'de en iyi kahvaltıyı yapabileceğiniz yerlerden biri. Daha önce gitmediyseniz, en az bir kere gidip bu lezzetleri tatmanızı tavsiye ederim, sonrasında zaten farkını göreceksiniz.

Kahvaltı ücreti kişi başı 15 tl.

17 Aralık 2011 Cumartesi

3. Ege Mutfak Zirvesi İzlenimleri


Bugün, bu yıl 3.sü düzenlenen Ege Mutfak Zirvesi'ndeydim. Zirve sabah 10.30'da yapılan protokol konuşmaları ile açıldı. Mutfak Zirvesi'nin bugünkü programı şu şekildeydi:

10.00 Açılış
10.30 Panel "Farklı kültürlerde Mutfak sanatları Eğitimi"
11.30 Profesyoneller Yemek Yarışması
17.00 Yemek yarışması ödül töreni



İlk konuşmayı Yeni Asır gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı yaptı.


Devamında Türkiye Aşçılar Federasyonu Başkanı Zeki Açıköz, Lokantacılar ve Gazinocular Federasyonu Başkanı Aykut Yenice, İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş, Buca Belediye Başkanı Ercan Tatı, Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan, İzmir Valisi Cahit Kıraç zirvenin önemine dair konuşmalarını yaptılar. 


Sizin de fark edeceğiniz gibi konuşmacı sayısı epeyce fazla, her biri kısa süre konuşsa da açış konuşmaları toplamda 45 dakikayı buldu. Böyle olunca da başta oldukça kalabalık olan dinleyici sayısı panel başladığında 3-5 kişiye düştü. Konuşmacılar İzmir Ekonomi Üniversitesi'nin eğitmen şefleriydi. Boş bir salona konuşmak onların motivasyonunu büyük ölçüde kırdı zannediyorum ki konuşmalarını çok kısa ve genel çerçevede tuttular.


Rektör Yardımcısı Tunçdan Baltacıoğlu'nun yönettiği panelde ilk konuşmayı Gabriel Sponza yaptı. Konusu dünyada mutfak sanatları eğitimiydi. Daha sonra söz alan Osman Sezener, Türkiye'deki mutfak sanatları eğitimi hakkında bilgi verdi.


Sonraki konuşmacı Merve Akbulut'un konusu ise pasta ve ekmekçilik eğitimiydi. Benim en çok ilgimi çeken konuşmacı Merve Hanım oldu. Konuşmasında ilk ekmek denemelerinden başlayıp, mayanın keşfine, un çeşitlerinin kullanılmaya başlamasına, Osmanlı saray mutfağında 15. yy.dan itibaren tatlıcılığın başlamasına değin uzanan sürece değindi. Bugün çocuklarının Özsüt adıyla geliştirdiği tatlı serüveni başlatan ünlü saray tatlıcısı Sefer Usta'dan bahsetti. Son konuşmacı Gönül Korkmaz ise konuşmasında Ege mutfağını anlattı.



Panelden sonra profesyoneller yarışmak için yerlerini aldı ve yemeklerini hazırlamaya başladılar. Bu esnada ben standları dolaşmaya başladım. İlk gözüme ilişen Ekonomi Üniversitesi'nin standı oldu. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da şık sunumlarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyorlardı.


Altında ince tart hamuru üzerinde haydari, domates ve zeytin olan nefis atıştırmalıklar.


Haydari, nar ve karamelize soğanla sunulan salatalık dilimleri.


Sos ve kuşkonmaz eşliğinde sunulan karidesli atıştırmalıklar.


Günün en beğendiğim şeylerinden biri, frambuazlı limonata. Nefisti nefis... Ev yapımı tadında limonataya frambuaz püresi eklenmiş, harika bir tat, pespembe sevimli mi sevimli bir renk... Bir de limonların içinde ve renkli minicik pipetlerle harika bir sunum. Tereddütsüz söyleyebilirim ki oradaki en özenli stand Ekonomi Üniversitesi'ne aitti, hem ikramları hem de güleryüzlü öğrencileriyle...



Ekonomi Üniversitesi'nde yukarıdaki atıştırmalıkları tattıktan sonra her yıl nefis börekleriyle etkinliğe katılan Egesini'nin standına doğru yöneldim. Fotoğrafta da gördüğünüz üzere epey ilgi gören bir standdı. Nasıl ilgi görmesin ki orada pişen sıcacık ve çok lezzetli su börekleri harikaydı.




Akhisar Belediyesi'nin ikramı olan keşkeği de anmadan geçmeyelim, gerçekten çok lezzetliydi.



Daha sonra bu kadar yemeğin üzerine tatlı iyi gider diyerek Dr. Oetker'in standına yöneldim. Orada hem yeni ürünleri Cheesecake Yap'ın hazırlanışını izledim, hem de tatma imkanı buldum. Üzeri yine r Oetker'in böğürtlen soslarıyla süslenen bu tatlıyı hazırlamanın çok pratik olduğunu söyleyebilirim. Bu standdan bir de Dr. Oetker'in tariflerini içeren minik broşürlerinden aldım ki tarif meraklısı biri için bunlar çok değerli. Önümüzdeki günlerde bazılarını dener ve sizlerle paylaşırım diye umuyorum.





Renkli standlardan biri de Seferihisar Belediyesi'ne aitti. Standda mandalina pestilinden tutun hanımların hazırladığı haşhaşlı çörek, sakızlı kurabiye gibi yöreye has lezzetler halkın beğenisine sunulmuştu. 



Bunlar dışında Konak Belediyesi ve Buca Belediyesi de dağıttıkları nohutlu pilav ve ayranla halkın ilgi gösterdiği standlardandı.

Ben standları dolaşıp biraz da yarışan profesyonelleri izledikten sonra yorgunluğuma yenik düşüp ayrıldım fuardan. Devamını ise eve geldikten sonra etkinliğin canlı olarak yayınlandığı Yeni Asır Tv'den izledim. 

Etkinliğin yarınki programına gelince, 12.00'de başlayacak olan Ege yemek yarışması, saat 17.00'deki  ödül töreni ile sona erecek. Vaktiniz ve gitme imkanınız olursa katılın, olmazsa da Yeni Asır Tv'den takip edin derim.

Bir mutfak zirvesi daha çok keyifli, çok renkli geçti, önümüzdeki yıllarda da gelişerek devam etmesini diliyor, emeği geçenlere büyük hizmetlerinden ötürü bir İzmirli olarak teşekkür ediyorum.

Geçen yılki Mutfak zirvesi izlenimlerimi okumak isterseniz:

Not: Gitmişken Hediyelik Eşya Fuarını da gezebilirsiniz, benden hatırlatması...

Yeni Yıl Hediye Önerisi


Kahve Dünyası'nın yeni yıl için hazırladığı kahve, çikolata, fincan cezve gibi ürünlerden oluşan oluşan bu şirin hediye paketleri çok hoşuma gitti. Sizlerle de paylaşmak istedim. Yeni yıl alışverişiniz için fikir verebilir. Sizce de şirin değil mi? Böyle bir paketi almaktan kim mutlu olmaz ki?


16 Aralık 2011 Cuma

Yeni Çeşitleriyle Tat Ketçap

Geçenlerde gelen bir mailden Tat'ın yeni ketçap çeşitleri çıkardığını ve ambalajlarını yenilediğini öğrendim. Yeni ürünleri denemeye meraklıyım bildiğiniz gibi. Kekikli ve barbekü soslu ketçabı çok merak ettim. En kısa zamanda alıp denemek istiyorum. Aromaları, eklendiği yiyeceğe farklı bir lezzet katacaktır mutlaka. Sizleri de haberdar etmek için Tat Ketçap'ın yeni çeşitleri ile ilgili bilgileri paylaşmak istiyorum.

Sofraların vazgeçilmezi olan Tat Ketçap, ürünlerinin yüzünü yeniledi ve çeşitlerini arttırdı. Katkısız formülü ve likopen kaynağı domatesin tadına doyulmaz lezzetiyle başta anneler olmak üzere sağlıklı beslenenlerin favorisi olan Tat Ketçap, yoğun domates kıvamlı içeriği ve özel ambalaj tasarımıyla raflardaki yerini aldı. Tat Ketçap, yeni geliştirilen özel lezzetiyle öne çıkan Tat Premium ve Aromalı Ketçap ürünlerini farklılık arayan tüketicilerin beğenisine sunuyor.
Güneşte olgunlaşan taptaze domateslerden doğal lezzet ve kokusu korunarak elde edilen Tat Salça’yla üretilen Tat Premium Ketçap, zenginleştirilen lezzeti ve şık ambalajıyla sofralara renk katacak.

Tat Premium Ketçap, ekstra yoğun kıvamı, farklı baharatları ve eşsiz lezzetiyle sofralara eşsiz bir lezzet katarken, dikkat çekici özel ambalajıyla da bayanların olduğu kadar erkeklerin de beğenisini kazanacak.
Et yemeklerinde kekik lezzetini arayan tüketiciler için özel olarak geliştirilen Tat Kekik aromalı ketçap, içerdiği doğal kekik aromasıyla benzersiz bir lezzet sunuyor.
Barbekü Aromalı Ketçap ile et, tavuk, makarna ve patatesli yemeklerine lezzet katması amacıyla üretilen Tat Barbekü Aromalı Ketçap ise farklı bir tat arayanların vazgeçilmezi olacak.

Ayrıntılı bilgi için:

15 Aralık 2011 Perşembe

Carte D'or Tatlı Serisi


İzmirli yemek blogu yazarları kahvaltı etkinliğimizde Carte D'or bize tatlı serisinden hediyeler göndermişti. Daha önce tatlı serisinden denemelerim olmuştu. Özellikle Carte D'or Lezzet-i Ramazan'a katıldığım dönemde Hindistan Cevizli Cookie'yi epeyce sık yapmıştım. Bu hediyeler sayesinde denemediğim bazı yeni ürünleri de deneme şansım oldu. 


Bu denemelerden ilkini en sevdiğim tatlı çeşitlerinden olan Carte D'or Sade Kek Karışımı ile yaptım. İçine eklediğim limon kabuğu rendesi dışında aynen üzerindeki tarifi uyguladım. Sonuç gördüğünüz gibi...  Ben tadını çok beğendim, daha önce denediğim nişastalı kek ya da pudingli kek gibiydi dokusu. Limon aromasının da çok yakıştığını söylemeliyim. Kek olarak lezzetli olduğu gibi pasta yapımına da uygun. Benim aklıma Alman pastası yapmak geldi nedense, arasına krema ilavesiyle nefis olur.


İkinci denemem Fondan oldu, yoğun tadıyla çikolata severlerin çok seveceği bir lezzet. 


Denediğim bir diğer lezzet Crem Brule oldu. Daha önce tatmadığım, yapımını da denemediğim bir tatlı. Tadı krem karameli andırıyor, sütlü tatlıları sevdiğim için Crem Brule benim damak tadıma uydu. Paketin içinden 4'er porsiyonluk iki paket çıkıyor. İlk yaptığımın üzerini fırında kızarttım, ikincisini mikrodalgada. Fırında daha iyi oldu.


Daha önce Carte D'or puding çeşitlerini denemiş ve kıvamını, tadını beğenmiştim. Bu kez de çikolatalı olanı denedim, arasında çikolatalı kekle nefis oldu.


Denediğim son karışım Çikolatalı Cookie oldu. İlk yaptığımda fotoğrafını çekemeden bitti, 2. yapışımda yine çekemem diye gün ışığını beklemeden akşam çektim, o yüzden fotoğrafı çok iyi değil. Ama tadı çok güzel, pişirme kıvamını iyi ayarlarsanız çikolata parçaları akışkan halde olup kurabiyenin lezzetine lezzet katıyor.

Kısa sürede farklı lezzetleri hazırlamak isteyenler için Carte D'or tatlı serisini tavsiye ederim. Dondurmada olduğu kadar tatlıda da başarılılar.

Bu ürünleri deneme fırsatı verdikleri için arkadaşım Bahar'a (Cafe Portakal) ve Excell İletişim'den Seda Hanıma teşekkür ederim.