30 Aralık 2014 Salı

Kaybolan Lezzetler Festivali 2 (10-12 Ekim) - Seferihisar ve Alaçatı

Daha önce sizlerle 1.sini paylaştığım Kaybolan Lezzetler Festivali'nin 2.si 10-12 Ekim tarihlerinde Alaçatı ve Seferihisar'da gerçekleşti. Bir önceki yazımda sizlere festival kapsamında Alaçatı Kuytu Restoran'da gerçekleşen akşam yemeğinden bahsetmiştim.

Kültür Bakanlığının desteği ile gerçekleşen bu proje daha önce de bahsettiğim gibi unutulan lezzetlerin kaybolmadan gün ışığına çıkmasını ve sonraki nesillere aktarılmasını hedefliyor.

Festivalin ikinci günü ise Seferihisar ve Alaçatı'da gerçekleşti. Bu yazımda da o güne dair detayları paylaşacağım.


Kaybolan Lezzetler Festivali kapsamında ilk durağımız Seferihisar Can Yücel Tohum Merkezi'ydi. Yerel tohumların korunması amacıyla kurulan bu merkezi gezme ve burası hakkında bilgi alma fırsatımız oldu.

Fındık domates tohumları
Bu tohumları bahara doğru ekerek balkonumda saksıda yetiştirmeyi deneyeceğim, bakalım başarabilecek miyim...


Ardından Sığacık yerel pazarını gezdik. Zaten normalde pazar gezmeyi çok severim, bir de böyle yöresel ve ev yapımı ürünlerin bolca sergilendiği bir pazarı gezmek çok keyifliydi. Hatta gezmeye doyamayıp bir sonraki hafta sonu yine bu pazarı gezmeye gittik.

Ev yapımı reçeller, şerbetler, baklava börekler, yöreye özgü lezzetler kısaca aklınıza ne gelirse var bu pazarda... Pazar günü kurulan Sığacık pazarına bir gün mutlaka yolunuzu düşürmelisiniz, benden söylemesi.


Pazardaki ilginç lezzetlerden bir tanesi bu fotoğrafta görmüş olduğunuz damla sakızlı sütlü tarhanaydı. Birazdan bahsedeceğim öğle yemeğinde bu farklı tarhanayı tatma imkanımız oldu ve çok sevdik. Hatta kendim de evde yapmayı denedim. Umuyorum ki sizinle bunun tarifini de paylaşacağım.

Sığacık Marina

Sığacık pazarını dolaştıktan sonra biraz da sahilde yürüdük, o sırada hava da güzel olduğundan çok keyifliydi, manzara da harika gördüğünüz gibi. 

Peynir tabağı
Bu güzel gezintiden sonra Zeytindalı Restoran'a gittik ve Kaybolan Lezzetler festivali için hazırlanan yemeklerin tadımına başladık. Menüde çok hoş ve farklı lezzetler vardı. 


Koruk suyu
Koruk suyunu ilk kez tattım, çok hoş bir lezzet, koruk bulabilsem ben de yapmak isterim.

Damla sakızlı tatlı tarhana çorbası
Yukarıda pazarı anlatırken bahsettiğim tatlı tarhananın hazırlanmış hali. Üzerinde kıtır ekmek ve tulum peyniri rendesi ile çok farklı bir lezzetti. Çok hafif hissedilen damla sakızı aroması çorbaya farklı bir aroma katmıştı. Bu tarif daha önce bu bölgede yaşayan Rumlardan kalmaymış hala korunması ne kadar hoş.

Tatlı tarhana pişisi
Yukarıda bahsettiğim tarhananın yapılışında hamurdan bir kısmını ayırarak sıvı yağda kızartarak hazırlanan bu pişi çok sevilen bir lezzetmiş bölgede. Gerçekten klasik pişiden farklı ve denemeye değer bir tat idi.


Çalkama
Ege'ye özgü ve Ege otları ile hazırlanan bir lezzet çalkama...

Sinkonta
Sinkonta balkabağı ile yapılan bir zeytinyağlı çeşidi. Ben ilk kez Beğendik Abi'de yemiş ve çok sevmiştim. Kabağın sadece tatlılara yakışacağını düşünebilirsiniz ama farklı lezzetlere açıksanız sinkontayı da denemelisiniz.

Balıklı pilav*
Balıklı pilavı da ilk kez denedim ve deniz ürünlerini zaten çok sevdiğimden bu pilava da bayıldım.

Mandalinalı cheesecake*
Evet belki cheesecake kaybolan lezzetimiz değil ama Seferihisar denince de akla hemen mandalina geliyor biliyorsunuz. Mandalinayla yapılan bu cheesecake de çok lezzetliydi. Daha önce benim yaptığım bir cheesecake tarifine bakmak isterseniz tık tık.

*Yukarıdaki iki tabağın kompozisyonu fotoğrafçı Serhat Saçkesen'e aittir, ben de bu güzel tabakları görünce dayanamayıp çektim.


Zeytindalı Restoran'daki bu güzel öğle yemeğinden sonra Seferihisar'dan Alaçatı'ya geçtik, Alaçatı sokaklarını dolaşmaya başladık. Sokaklarda en çok gördüğümüz şey ise fotoğraf çekimi yapan gelin-damatlardı. Yen, trend bu sanırım :)


Alaçatı'ya daha önce defalarca gitmiş, fotoğraflamış ve blogda da çok kez yazmış olmama rağmen burası benim için hala keşfedilmemiş bir yer. Gezilecek fotoğraflanacak sokakları var. ama elbette yazın değil...


Sizce de çok hoş ve doğal görünmüyor mu?


Çoğu butik otel ve restoran olsa da Alaçatı'nın güzel taş evleri olan sokaklarında gezmeyi seviyorum...



Alaçatı'daki keyifli gezintimizden sonra akşam bizi renkli bir final gecesi bekliyordu. Alaçatı Port'taki Antmare Otel'de  Alaçatı Fishing Turnuvası'nın ödül töreni vardı. Bu ödül gecesini için çok zengin salata ve meze çeşitlerine sahip bir masa hazırlanmıştı. Aynı zamanda kaybolan lezzetler şeflerinin hazırladığı deniz ürünleri de vardı. 

Bu keyifli etkinlik için Kaybolan Lezzetler ekibine özellikle Celal Uysal Beyefendiye çok teşekkür ederim. 

Umarım siz de okurken keyif almışsınızdır, bir başka yazıda görüşmek üzere, sevgiler.

4 yorum:

  1. Sağlıklı ve mutlu bir yıl dilerim.

    YanıtlaSil
  2. Tek kelime ile muhteşem. Bayıldım paylaşımlarınıza.. Bana da beklerim http://mutfakhazinem.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil

Düşüncenizi paylaştığınız için çok teşekkürler!