23 Şubat 2014 Pazar

Brain Fit Studio İzmir


Sizlere bugün mutfak ve yemekten farklı bir konudan bahsetmek istiyorum. Son dönemde sizlerin de mutlaka dikkatinizi çekmiştir "mental aritmetik" eğitimi veren kurumlar oldukça yaygınlaştı. Sizlerin yaşadığı şehirde de öyle midir bilmiyorum ama İzmir'de her mahalleye birkaç mental aritmetik merkezi düşüyor. Durum böyle olunca konu ister istemez ilginizi çekiyor, mental aritmetik nedir, vaad edildiği kadar etkili bir sisteme mi dayanır, bu kadar merkez arasındaki fark nedir gibi soruları eminim özelikle çocuklarına daha iyi bir eğitim verme çabasında olan ebeveynler soruyorlardır. Ben de geçtiğimiz günlerde Brain Fit tarafından bir tanıtıma davet edildiğimde her ne kadar çocuk sahibi olmasam da gidip bilgilenmek ve sizlerle de paylaşmak istedim. 

Brain Fit, zihin egzersizleri ile çocukların beyin performansını artırmayı hedefleyen bir sisteme dayanıyor. Brain Fit'in geçmişine bakacak olursak 2001 yılında bir grup terapist tarafından kurulmuş ve Uzak Doğu'daki on farklı noktadan sonra da Türkiye'ye gelmiş.

Brain Fit'te uygulanan zihin haritası testi çocuğa özel ve ona uygun zihin egzersizleri programlarından hangisine öncelik verilmesi gerektiğini ölçüyor. Geliştirilmesi gereken alanları tanımlamasının yanı sıra öğrencinin başarıya ulaşabileceği ve maksimum performans göstereceği anahtar noktaları belirliyor.

 “Brain Fit Studio 12 yıldır ailelerin ve çocukların büyük bir keyif, istek ve umutla geldiği, harika gelişmelere tanıklık eden güçlü bir kuruluştur” diyen Brain Fit Studio Türkiye Sorumlusu Cem Özbay, sistemle ilgili şu bilgileri veriyor:

“Brain Fit Studio daha önce dünyada 6 ülkede, binlerce çocuğun hızlı sürede öğrenmesini sağlayarak, başarı duygusuyla tanışmalarına tanıklık etti. Amerika'da, Singapur'da ve Avustralya'da bizim programlarımızı ya da ortak ürünlerimizi kullanan binlerce çocukta, gözle görülür ve test sonuçlarına göre kanıtlanmış gelişmeler kaydedildi. Programlarımız, bilim adamlarının buldukları, genel ve duygusal zekâ ağından sorumlu olan bazı beyin bölgelerinin güçlendirilmesi ile zekânın yapılandırılmasına dayanıyor. Dikkat ve işlem hafızası, dil becerisi, görsel ve vücut algısı, bu kritik, anahtar beyin bölgeleridir. Eğitim programımız sinir bilimcilerin uyguladığı gibi maksimum etkide ve faydada devam eder. Sinir bilimciler daha çok becerilerin geliştirilmesi için çaba gösterirler ama zihin egzersizleri sadece geliştirilmesi ile yetinmez bunu optimum seviyeye getirmek için uğraşır.“

Cem Özbay, programların nasıl bir sistemle çalıştığı konusunda ise şunları söylüyor:
“Brain Fit Studio’da öğrencilerin zihin egzersizleri seviyelerini uluslar arası geçerliliği kanıtlanmış standard testlerle belirliyoruz. Standard testler tüm dünyada aynı ve tutarlı bir şekilde uygulanır, puanlanır ve sağlıklı istatistiksel sonuçlara ulaşılır. Bu sonuçlar sayesinde karşılaştırmalar yapılır. CognitiveMAP™ (Bilişsel Harita Testi) bir öğrencinin yeteneğini uluslar arası veri tabanında, kendi yaşıtlarının alanına düşen skorlarla karşılaştırma yaparak ölçer. Bunun sonucunda zihin egzersizleri programı oluşur ve öğrencinin bu beş alandan hangisini geliştirmeye güçlendirmeye ihtiyacı olduğu ortaya çıkar. Bu programda tıpkı bir fitness programına gitmeden önce ne kadar ağırlık kaldırabildiğinizi ölçmeleri gibi biz de öğrencilerin zihin egzersizi (brain fitness) seviyelerini ya da bilişsel becerilerini; yani bir zihnin ne kadar ağır kaldırabileceğini ölçüyoruz. Bu sayede, öğrenci için en ideal ve tamamen kişiye özel bir program uyguluyoruz. Cognitive Map™ kişiye özel ve öğrencinin zihin egzersizleri (brain fitness) programında hangisine öncelik vermesi gerektiğini ölçen bir süreçtir. Bu süreçte çocuğun, görsel, işitsel, duyusal-motor işlemleri, dikkat ve hafızası ile sosyal ve duygusal becerileri saptanır. Bu beş sistemin güçlü ve zayıf yanlarını anlamak “öğrenme motorumuzu” anlamak ve ne kadar sağlıklı işlediğini görmemiz demektir.” 
Test sonuçları ortaya çıktıktan sonra geliştirilmesi gereken alanlara göre program oluşturulduğunu belirten Cem Özbay, programla ilgili de şunları söylüyor:

“Sonuçlara göre her öğrencinin profiline uygun bir program oluşturulur. Adaptasyon çok önemlidir çünkü eğer seçilen görevler çok kolaysa beyinde güçlü daha iyi ve verimli bağlantılar oluşmayacaktır. Eğer çok zor olursa, öğrenci motivasyonunu kaybedecek ve buna bağlı olarak kendine olan güvenini ve ilgisini kaybedecektir. Aileye sürekli geribildirim yapılarak gelişim takip edebilir ve öğrencinin zihin egzersizleri programındaki durumuna uygun bilişsel zihin egzersizlerini ayarlanır. Brain Fit Studio’da 50 dakikalık zihin egzersizi seansında, öğrenci bilişsel bir görevi 500 ile 1000 arası tekrarladığında beyninde yeni bir yapılanma oluşur. Maksimum sonuçlara ulaşmak için gereken seviyede sıklık ve yoğunluk çok önemlidir. Bu adımlar izlendiği takdirde, beynin daha hızlı ve keskin bir öğrenme ve performans ağlarına sahip olmasını bekleriz. Öğrencilerimizin daha kalıcı öğrenmesini, daha uzun süre odaklanmasını, daha hızlı düşünmesini ve daha çok şeyi hatırlamasını bekleriz. Kazanımlarını görmek ve gelişimlerini takip etmek için tüm öğrencilerimize SMART™programlar sonunda CognitiveMAP™ (Bilişsel Harita Testi) tekrar uygular ve sonuçlarını aileyle paylaşırız.”  
 VODERS / BRAIN FIT STUDIO HAKKINDA…
2001 yılında, insanın keşfedilmeyen potansiyelini ve bu potansiyelin geliştirebilirliğini bulmaya gönül vermiş bir grup terapist tarafından Singapur'da oluşturulan konsept, Uzak Doğu’da 10 farklı noktadan sonra Türkiye'de ve Avrupa'da da yeni merkezlerle hizmet vermeye başladı.
Dünyada 6 ülkede, binlerce çocuğun hızlı sürede öğrenmesini sağlayarak, başarı duygusuyla tanışmalarına tanıklık eden Brain Fit Studio’nun programlarının kullanıldığı Amerika, Singapur ve Avustralya'da binlerce çocukta, gözle görülür ve test sonuçlarına göre kanıtlanmış gelişmeler kaydedildi.
Türkiye’de merkezi İstanbul’da olan ve ayrıca İzmir’de 2 ayrı noktada Franchise şubesi bulunan VODERS çatı markası altındaki Brain Fit Studio, Ocak 2014 tarihinden itibaren Şanlıurfa'da franchise olarak hizmete girecektir. Ege ve Marmara bölgesinden sonra markanın doğuya açılan penceresi olan Şanlıurfa BFS, 3-18 yaş arasındaki çocukların zihin profillerini ortaya çıkartacak ve zihin egzersizleri yöntemiyle çocukları kendi en üst performanslarına taşıyacaktır.


BRAIN FIT STUDIO 

http://brainfitturkey.com/

ADRES: 114 Sok. No:5 Erzene Mah. Evka3 Bornova İzmir

TEL       :0 232 374 54 00

12 Şubat 2014 Çarşamba

Tahin Pekmezli Çörek


Geçtiğimiz günlerde Koska, yeni çıkan iki ürününü tadım için göndermişti. Bu ürünler Koska tahin-pekmez ve tahin-bal idi. Her ikisi de son derece lezzetli ve kullanması pratik ürünler. Tahin pekmez miktarını ayarlayamayanlar ya da vakit harcamak istemeyenler için güzel bir çözüm, tahin-bal da tahin-pekmeze güzel ve farklı bir alternatif. Koska'ya ürünleri için çok teşekkürler.



Bu çörekler de tahin-pekmezi kullanarak bir tarif hazırlama isteğimle ortaya çıktı. Bu tarifi daha önce sadece tahinli olarak denemiş ve hamurun yumuşaklığından ve lezzetinden memnun kalmıştım. Bu kez de tahin-pekmez karışımı ile denedim.

Tarif Pakmaya'nın çok eski bir tarif kitapçığından uygulanmıştır.

Ben burada verdiğim ölçüleri yarıya indirerek denedim ve 12 adet çörek elde ettim.

Malzemeler:
Hamur için
  • 6 su bardağı un
  • 1 su bardağı süt
  • 1 çay bardağı sıvı yağ ya da zeytinyağı
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 paket instant maya
  • 1 çay bardağı ılık süt veya su
  • 1,5 tatlı kaşığı toz şeker

İç malzemeleri
  • 1 kase tahin-pekmez karışımı
  • 1 su bardağı kadar iri çekilmiş ceviz


Yapılışı:
  • Unu karıştırma kabına alıp ortasını açın.
  • Ortasına ılık süt, şeker ve mayayı ekleyip karıştırın.
  • Ardından kalan sütü, zeytinyağı ve yoğurdu ekleyin.
  • Yavaş yavaş kenarlardaki unu ekleyerek yoğurun ve yumuşak bir hamur elde edin.
  • Hamuru hazırladıktan sonra ılık bir yerde 15-20 dk bekletin.
  • Daha sonra ceviz büyüklüğünde parçalar koparın yarım cm kalınlığında yuvarlaklar açın. (açarken altına biraz un serpebilirsiniz yapışmaması için)
  • Üzerine tahin-pekmez karışımını sürün, ceviz serpip hamuru rulo yapın.İki ucunu da bastırın (içinin akmaması için)
  • Rulo halindeki hamurun bir ucunu sabit tutarak kendi etrafında döndürün ve uç kısmını ortaya sokarak yok edin.
  • Yağlanmış tepsiye dizerek yarım saat kadar bekletin.
  • Üzerine yumurta sarısı sürüp susam serperek ısıtılmış fırında 200 derecede yaklaşık 15-20 dk pişirin.

3 Şubat 2014 Pazartesi

“SAĞLIKLI BESLENEMİYORUM, YALNIZ YAŞIYORUM” BAHANESİNE SIĞINMAYIN!


Şehir hayatında yalnız yaşayanların sayısı giderek artıyor. Yalnız yaşayanların birçoğu sağlıksız besleniyor, zaman içerisinde kilo alıyor. Sağlıksız beslenmenin ve yaşam tarzını açıklayacak bahane ise yalnız yaşamak oluyor. Diyetisyen &Yaşam Koçu Gizem Şeber'in önerileri ile yaşam tarzınızda basit değişiklikler sağlayabilir bu sayede sağlıklı beslenir ve kilo almayan bir yalnız olabilirsiniz.

YALNIZLARIN EN BÜYÜK BESLENME YANLIŞLARI VE BAHANELERİ

Kahvaltı etmemek: Kahvaltı ve uyku arasındaki tercihi genelde uyku kazanıyor. Bu nedenle evde kahvaltı etmek yerine yolda işe yetişmeye çalışırken atıştırılan poğaça ve börekler kahvaltının yerini alıyor. 

Dışarıda yemek: Yalnız yemek yemekten hoşlanmayanlar akşam yemeklerini sürekli dışarıda yemeye başlıyor. Ya da dışarıya çıkmak zor geldiğinde eve sipariş başlıyor. Dışarıda da olsa siparişte verilse genelde fast-food tarzı besinler tercih ediliyor. 

Evde yemek yapmamak: Pişirilen bir yemeğin günlerce buzdolabında sürünmesi yalnızların ortak derdi. Bu nedenle genelde yemek yapmıyorlar. Evde sadece abur cubur besinler bulunuyor. 

Alışverişe düzenli çıkmamak: Yalnız yaşayanların akşam programları daha çok dışarıda olduğundan eve düzenli alışveriş yapmıyorlar. Bu da evde bulundukları zaman acıktıklarında abur cubura veya fast-food sipariş etmek için telefona sarılmalarına neden oluyor. 

Meyve almamak: Düzenli tüketim alışkanlığını oturtamayan yalnızların buzdolabında her zaman küflenmiş bir mandalina veya kabukları büzüşmüş bir elmaya rastlanabilir. Bu nedenle yalnızlar bir süre sonra eve meyve almaktan genelde vazgeçerler. 

TV, bilgisayar başında atıştırmak: Evde geçirdikleri zamanın çoğunu TV veya bilgisayar başında geçiren yalnızlar, film izlerken veya sosyal medya da vakit geçirirken sürekli atıştırma haline geçebiliyorlar. Bu atıştırmalıklar arasında en çok tercih edilenler patlamış mısır, cips gibi yüksek kalorili yiyecekler. 

Tatlıya yönelimin artması: Serotonin salgısını arttırdığından ötürü evde canı sıkılan veya o anda kendini mutsuz hisseden yalnızlar daha fazla tatlı tüketiyor. 

YALNIZ YAŞAYANLARA ADIM ADIM PRATİK ÇÖZÜMLER
Alışveriş
Tok karna alışverişe çıkın. Aç karnına yapacağınız alışverişlerde daha fazla abur cubur besin satın almanız kaçınılmazdır. 
Düzenli alışverişe gidemiyorsanız teknolojinin nimetlerinden faydalanın, eve süpermarketten haftalık düzenli sipariş vermeye başlayın. 
Süt, yoğurt, ayran, peynir gibi besinleri düzenli satın alın. 
Atıştırmalık olarak fındık, badem, ceviz gibi sağlıklı kuruyemişleri, kuru kayısı ve kuru incir gibi kuru meyveleri, tahıl barları, kepekli grisini veya bisküvileri tercih edebilirsiniz. 
Eve pratik pişirebileceğiniz besinler satın almayı unutmayın. Yumurta, tavuk, balık, kırmızı et, integral makarna, konserve kurubaklagil gibi kolay pişebilecek besinler bulundurun. 

Kahvaltı: Kahvaltı hazırlamak zulüm geliyor ise; 
Evde tam tahıllı ekmeğe yağsız peynirli tost veya sandviç yapabilirsiniz. 
Süt veya yoğurtla tüketeceğiniz az şekerli cornflakes ve müsliler hem pratik hem doyurucu olacaktır. 
Bazı günler, yağsız omlet ile kendinizi şımartabilirsiniz. Yanında tam buğday ekmeği tüketmeyi unutmayın. 
Sürat gerektiren zamanlarda bir kutu süt veya probiyotik yoğurt ile tüketebileceğiniz muz, elma gibi kolay tüketilebilir bir meyve kahvaltı öğünü sayılabilir. 

Dışarıda Yemek: 
Alışkanlıklarınızı törpüleyin. Hep aynı yerlerde, hep aynı besinleri tüketmeniz gerekmiyor. Örneğin İtalyan mutfağına çok meraklıysanız ara da mola verip, ev yemekleri yapan yerleri tercih etmelisiniz. 
Fast-food besinlerden uzak durmaya çalışın. Duramadığınızda light menülerde yer alan kepekli seçimler, salatalar veya wraplere yönelin. 
Dışarıda porsiyonlar genelde olması gerekenden büyüktür. Bu nedenle tabağınızda hem pilav, hem patates, hem ekmek yer alıyor ise birinden feragat etmeyi öğrenmelisiniz. Eğer önünüze geldiğinde “hayır” demek zorlaşıyor ise siparişinizi verirken garsona tabağınızda olmasını istemediklerinizi baştan belirtin. 
Dışarıda salatalar bazen masum olmayabiliyor. Katılan yağ ve sos miktarı ve içeriği salataların kalorisini oldukça yükseltiyor. Salatanıza mayonez içeren soslar ilave etmeyin ve mümkünse yağını ve soslarını siz ilave edin. 
Arkadaşlarınızla buluştuğunuzda alkollü içecek tüketiyorsanız, miktarı abartmamaya çalışın. Şarap en düşük kalorili içeceklerden biridir ve diğer içeceklerden farkı antioksidan içermesidir. Sağlık otoritelerinin önerilerine göre kadınlar için 1, erkekler için 2 birim alkollü içecek limittir. Bu da yaklaşık 1-2 kadeh şaraba eşit gelir. 
Her yemekten sonra tatlı sipariş etmek zorunda olmadığınızı unutmayın. Yemek sohbeti uzuyor ise çay, kahve veya bitki çayı sipariş edebilirsiniz. 

Evde Yemek: 
Izgara, tost makinesi veya yağsız teflon tavada pişireceğiniz köfte, tavuk veya balık; pratik yiyeceklerdir. Yanına yapacağınız salata veya haşlanmış sebze ve 1-2 dilim tam buğday ekmeği ile sağlıklı bir öğün oluşturabilirsiniz. 
İntergral makarnalar, tam buğday unundan hazırlanır ve sağlıklıdır. Hızlıca pişirebileceğiniz bir besindir. Pişirin ve peynir, yoğurt, yağsız domates sosu gibi soslarla tüketin. 
Yemek yapmanın problem olduğu zamanlarda omlet, menemen, çılbır yanında tüketeceğiniz tam tahıllı ekmeklerle sağlıklı bir öğün olabilir. 
Dondurulmuş sebzeler sanıldığının aksine sağlıksız değildir. Çözdürülmelerine gerek yoktur ve hızlı pişerler. Genelde küçük paketlerde satıldıklarından uzun süre aynı yemeği tüketmeniz gerekmez. 
Evde bulgur ve yeşil mercimek bulundurun. Hiçbir şey yapamadığınızda onları haşlayıp salataya ilave edebilirsiniz. 
Sipariş verecekseniz “evime yakın sadece hamburgerci var” demeyin. Teknolojiden yararlanın. Sağlıklı yemek siparişi verebileceğiniz birçok web sitesi var. 
Pizza sipariş edecekseniz, ince hamur ve az malzemeli olanlardan tercih edin. Birçok pizzacı da kepekli veya tam buğday unundan hazırlanan pizzalar da bulunuyor. 

TV ve bilgisayar başında atıştırmak: 
Kuruyemiş, kuru meyve ve meyve atıştırmaya çalışın. Tüketim miktarlarını abartmamak kaydı ile kepekli bisküviler ve kepekli krakerler de uygun. 
Bir bardağa salatalık ve havuç doğrayın. Atıştırmak istediğiniz de sebze tabağınız yanınızda olsun. 

Diyetisyen & Yaşam Koçu Gizem Şeber Hakkında:

2007 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldu. Beslenme üzerine bir iş yapmak üzere üniversite sınavına giren Şeber ilk tercihi olan Hacettepe Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nü kazanarak okulu 4.’lükle bitirdi. Üniversitenin son senesinde Avrupa Birliği’nden burs kazanan Gizem Şeber, okulun bir dönemini Oxford Brookes’da okudu. Üniversiteden mezun olduktan sonra Alman Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Koordinatörü olarak iş hayatına başlayan Şeber, 2010 Ağustos ayından itibaren kendi diyet merkezini hizmete açtı. Alman Hastanesi’nde özellikle gebelikte beslenme, gebelik şekeri ve bulimia üzerinde çalışan Şeber, şu anda kendi merkezinde 120’den fazla hastaya hizmet veriyor.

1 Şubat 2014 Cumartesi

Cafe Swiss Yemek Kursu - Şubat 2014


Baş Aşçımız Wolfgang Goedl'ün mutfak sırlarını paylaştığı yemek kursları ile siz de sevdiklerinizi farklı tatlarla şaşırtabilirsiniz. Her Cumartesi 12:30 - 15:00 saatleri arasında Café Swiss'te gerçekleşen yemek kursları, kişi başı KDV dahil 59 TL.
 
Café Swiss Yemek Kursu Programı
01 Şubat Cumartesi: Flambé Tarifleri
08 Şubat Cumartesi: Sushi
15 Şubat Cumartesi: Çikolata Yapımı
22 Şubat Cumartesi: Et Pişirme Teknikleri

Daha detaylı bilgi ve rezervasyon için: 
(232) 414 52 12