16 Haziran 2014 Pazartesi

Kipa Kapımda!


Bugün sizlerle bir blog etkinliği kapsamında yapmış olduğum bir online alışveriş deneyimimi paylaşmak istiyorum. İlk online alışveriş deneyimim yıllar önce kitapla başlamıştı, daha sonra fotoğraf makinasından ayakkabıya kadar pek çok farklı ürün almayı da denedim. Ancak gıda alışverişi için hiç denememiştim. Kipa'nın "Kipa Kapımda" sloganıyla başlattığı internet alışverişini önce bloggerlar deneyimledi. 


Alışverişe önce http://kapimda.kipa.com.tr/ ye üye olarak başlıyoruz. Üye olmak çok kolay, e posta adresiniz ve belirlediğiniz bir şifre ile hızlıca üye olabiliyorsunuz. Ardından alışveriş için adres vs bilgilerinizi girebilirsiniz.

Üye olduktan sonra alışverişe başladım. Alışveriş için meyve-sebze, unlu mamuller, süt-süt ürünleri gibi kategorileri kullanarak alışveriş yapabileceğiniz gibi arama kutusuna aradığınız ürünü yazarak ulaşmanız da mümkün. Almak istediğiniz ürünleri ekle butonuna tıklayarak sanal sepetinize atabiliyorsunuz ve sayfanın sağ tarafında sepetinizdeki ürünleri ve ödeyeceğiniz miktarı da görebiliyorsunuz.

Alacağınız ürünleri ve miktarlarını seçtikten sonra alışverişi tamamla butonuna basıp teslimat için istediğiniz tarih ve saat diliminizi belirliyorsunuz. Ödemenizi de yaptıktan sonra artık sepetiniz kapınızda.

Ben bu online alışveriş deneyiminden oldukça memnun kaldım. Her ne kadar etrafımızda artık epeyce market olsa da bazen alışveriş için zaman sıkıntısı yaşayabiliyoruz. Ya da toplu alışveriş yapacaksak alacağımız ürünleri taşımak problem olabiliyor. Böyle durumlar için ben bundan sonra online alışverişi tercih ederim ve Kipa güleryüzlü personeli, istediğim ürünleri eksiksiz bir şekilde hazırlaması ve zamanında teslim etmesi ile benden tam puan aldı. 

Kipa şimdilik sadece İzmir ve çevresinde online alışveriş seçeneği sunuyor. İzmir, Kipa'nın doğduğu yer olduğu için bu sisteme önce İzmir'le geçilmiş. İzmirlilere bu ayrıcalığın keyfini çıkarmalarını öneriyorum. 

Bu alışveriş deneyimi için Kipa'ya ve Kipa Halkla İlişkiler Sorumlusu Şeyda Gerçek'e teşekkür ederim.

11 Haziran 2014 Çarşamba

6. İzmir Yemek Blogu Yazarları Buluşması


İzmir'de yaşayan yemek blogu yazarları olarak kocaman bir aile gibiyiz ve altı ayda bir düzenli olarak toplanıyoruz. Bu toplanmalarımızda başta her birimiz bir çeşit hazırlayıp gidiyor, birlikte güzel bir çay saati yapmış oluyorduk. Ancak sayımızın günden güne artmasıyla etkinliğimiz yavaş yavaş değişti. Bir önceki etkinliği, yani 5. İzmir Yemek Blogu Yazarları Buluşmasını düzenleyen ekipte ben de vardım, nasıldı, neler yapmıştık okumak isterseniz tık tık.




























6. buluşmamızda ise arkadaşlarımız konsepti kahvaltı olarak belirlemişler ve mekanımız Çiçekliköy'deki Pino Restotan'dı. Kahvaltı fotoğraflarda da gördüğünüz gibi çok özenli ve bol çeşitliydi. Bahçe kısmı da çok ferah özellikle bahar aylarında çocuklu aileler için ideal bir ortam. Hafta sonu kahvaltı için önerebilirim.



Bu toplantıda önceki toplantılardan farklı olarak ürünlerini tanıtan sponsor firmalar yoktu. Arkadaşlarımız toplanmalarımızı faydalı bir şeye dönüştürelim diyerek LÖSEV'e ufak da olsa katkıda bulunmamızı sağladılar. 

Ege ve Ihlamurcum bir arada













Mutlu Ege :)
6. etkinliğin düzenleme komitesinde görev alan arkadaşlarım Nefis Kokular, Böcürük, Vakit Buldukça, Kelebek Günlüğüm, Lezzet Kahvesi bloglarının yazarı arkadaşlarıma emekleri için teşekkür ederim. Ayrıca 1. fotoğraf için de Günlüğüm Gökçe'ye teşekkürler.

Açelya Akkoyun ile Pril İzmir Blogger Etkinliği



Sizlerin de çoğu zaman medyadan ve sosyal medyadan takip ettiğiniz gibi her konuda etkinliklerin çoğu İstanbul'da oluyor. Pril bu yaklaşımın dışına çıkarak marka ile ilgili etkinliklerini İstanbul dışındaki illerde de gerçekleştiriyor. Pril bu etkinlikler kapsamında marka yüzü Açelya Akkoyun ile İzmir'e gelerek farklı konularda yazan İzmirli bloggerlar ile buluştu.



Pril İzmir etkinliğinde buluşma mekanımız Alsancak Midpoint'ti. Açelya Hanım ve Pril ekibi geldikten sonra bir tanışma faslı oldu. Önce Pril ekibi markanın İstanbul'daki ve diğer illerdeki etkinliklerinden bahsetti. Ardından Açelya Hanım, ekranlarla tanışmasının yıllar önce (ne kadar olduğunu söylemeyeyim :) )  yine bir Pril reklamı ile başladığını anlattı. Blog yazarlarına verdiği önem ve teşvik edici cümleleri de dikkatimi çeken bir başka şey oldu. Daha sonra kısaca bizler kendimizden ve bloglarımızın macerasından bahsettik. Açelya Hanım, mutfakla son derece ilgili, zaman zaman sohbet esnasında kendi tariflerini de bizlerle paylaştı.

Bu keyifli sohbete tabii ki Midpoint'in leziz yemekleri de eşlik etti. Bir Meksika lezzeti olan Nachos Cheese, çok farklı ve lezzeetliydi, ardından benim seçimim iskender usulü bonfile oldu, bu da klasik iskendere farklı bir yorum. Midpoint yemekleri ve ortamı ile zaten sevdiğim yerlerden biriydi, bu kez de bizi son derece iyi ağırladı.

_MG_8760 copy 

Güzel yemekler ve keyifli sohbetin ardından sıra fotoğraf faslına geldi. Açelya Hanım her birimiz ile tek tek hatıra fotoğrafı çektirdi, bu fotoğraflar da bu güzel günün anısı olarak kaldı.

Ardından Pril ekibi ve bloggerlar İzmir'in en hamarat hanımını seçmek üzere Şirinyer pazarına doğru yol aldılar. Ben işlerim dolayısıyla katılamadım ama katılan blogger arkadaşlarım burada İstanbul'daki büyük finalde yarışmak üzere en çok bulaşığı en kısa sürede yıkama yarışına tanık oldu. Bu yarışmada da yine bir blogger arkadaşımızın kazanmış olması ayrı bir hoşluk oldu. Ve bu güzel etkinlik İzmir'in en hamarat hanımının seçilmesi ile son buldu.



Bu keyifli etkinlik için Med Partners Ajansa, Müge Akay ve Ünzile Kaçmaz'a, keyifli sohbeti için Açelya Akkoyun'a, Pril Ekibine ve güzel yemekler ve servis için Midpoint çalışanlarına teşekkür ederim. İzmir'i de unutmadıkları için Med Partners ve Pril'e ayrıca teşekkürler!

Etkinliğe dair daha fazla fotoğrafı facebook albümümde ve instagramda bulabilirsiniz.

9 Haziran 2014 Pazartesi

Bronzlaştıran Besinler




Yaz mevsimiyle sıcaklığın kendini iyice hissettirmeye başladığı şu günlerde herkes güzel bir tatilin hayalini kuruyor veya tadını çıkarıyor. Özellikle kadınların vazgeçilmez tutkusu olan bronz bir ten için sadece kaliteli bir güneş yağı yetmiyor, beslenmenizde yapacağınız ufak değişiklikler daha bronz ve parlak bir teniniz olmasına yardımcı. Vücudumuzda melanin sentezi, bronzlaşmamızı sağlayan temel etmen. Bu nedenle vücutta melanin sentezini arttıran veya hızlandıran yiyecekler bronzlaştırıcı etkiye de sahip. A vitamini ve karotenlerden zengin besinler vücutta melanin sentezini arttırıcı etkiye sahip. Yine kalsiyum ve tirozin içeren besinlerinde bronzlaştırıcı etkiye sahip olduğu biliniyor. Bu konuda Diyetisyen ve Yaşam Koçu Gizem Şeber'in önerilerine kulak verelim...

İşte bronzlaştıran besinler!
Karpuz: Ferahlatıcı bir yaz meyvesi olan karpuz aynı zamanda C vitamini de içeriyor.
Kavun: Tatlı tadı ile yaz meyvelerinin en sevilenlerinden biri olan kavun, yüksek karoten içeriği ile bronzlaştıran besinlerin başında geliyor.
Kayısı: Aynı zamanda kabızlığı önleyici etkisi var ve yüksek potasyum içeriği ile kas kramplarını engelleyici etkiye de sahip.
Şeftali: Bronzlaştırmanın yanında, yaz ishallerine karşı koruyucu etkisi var.
Havuç: Yüksek karoten içeriği sebebi ile bronzlaştırıcı besinler listesinin en başında yer alıyor.
Peynir: İyi bir kalsiyum kaynağı olan peynirin bronzlaştırmayı hızlandırıcı etkisi olduğu biliniyor.
Ispanak: Aynı zamanda iyi bir folik asit kaynağıdır.

Bristol Üniversitesi’nde yapılan bir bilimsel araştırmada; bu besinlerden zengin bir beslenme planı olan kişilerin, bu besinleri nadir tüketen kişilere göre ten renklerinin bronz renge daha yakın olduğu saptanmıştır.

Sağlıklı Bronzluk için E vitamini: Güneş ışınlarının vücudumuz üzerinde yıpratıcı etkileri de var. Bu etkilerden korunmak için E vitamininden zenginleştirilmiş kremler dışında beslenmemizde de E vitaminine yer vermemiz gerekiyor. E vitamininden zengin yiyecekler; bitkisel sıvı yağlar ve kuruyemişlerdir. Salatalarınıza az miktarda da olsa sıvı yağ eklemeli, günlük beslenmenize de 1 avuç kadar fındık, badem ve ceviz gibi kuruyemişler eklemelisiniz.

Mandalina Yağının Güneş Lekelerini engelleyici etkisi var!
Güneşe çıkmadan önce içilen bir tatlı kaşığı mandalina yağının güneş lekelerine karşı koruma sağladığı düşünülüyor. Karotenlerden zengin şeftali suyuna bir damla ilave ederek, hem bronzlaşmanızı kolaylaştırabilir hem de güneş lekelerinden korunabilirsiniz.

BRONZLAŞTIRICI FROZEN (1 SERVİS)
Malzemeler: 1 adet orta boy havuç, 1 adet iri boy şeftali, 1 adet ekşi yeşil elma, buz küpleri, nane yaprağı
Yapılışı: Malzemeleri iyice yıkadıktan sonra blenderdan geçirin. Buz küplerini blender yardımı ile parçalayın. Karışımı harmanlayın. Nane yaprağı ve elma dilimleri ile süsleyin. Afiyet olsun.
1 porsiyonu: 180 kaloridir.


Diyetisyen & Yaşam Koçu Gizem Şeber Hakkında:


2007 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldu. Beslenme üzerine bir iş yapmak üzere üniversite sınavına giren Şeber ilk tercihi olan Hacettepe Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nü kazanarak okulu 4.’lükle bitirdi. Üniversitenin son senesinde Avrupa Birliği’nden burs kazanan Gizem Şeber, okulun bir dönemini Oxford Brookes’da okudu. Üniversiteden mezun olduktan sonra Alman Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Koordinatörü olarak iş hayatına başlayan Şeber, 2010 Ağustos ayından itibaren kendi diyet merkezini hizmete açtı. Alman Hastanesi’nde özellikle gebelikte beslenme, gebelik şekeri ve bulimia üzerinde çalışan Şeber, şu anda kendi merkezinde 120’den fazla hastaya hizmet veriyor.

4 Haziran 2014 Çarşamba

Bu Hurriyet Çok Sosyal

Hurriyet.com.tr'nin yeni uygulaması olan "Hürriyet Sosyal’i" ilk duyduğumda bir an önce kullanmak için hevesliydim. Üyelik gerektirdiğini gördüğümde ise, önce biraz üşenir gibi oldum açıkçası... Sonra düşündüm ki, "Hürriyet , sosyal tabanlı bir haber sitesine dönüşüyorsa, bu yeniliklerden geri kalmamak gerek... Dünyada ilk defa, böyle güçlü bir haber sitesi, sosyal bir platform olma yolunda ilerliyorsa madem, ben de oradaki yerimi, bir an önce almalıyım!:)
Bilgisayarın başına geçtim ve şuradaki kısa tanıtım filmini izledim önce. Baktım ki, sosyal.hurriyet.com.tr linkinden bilgilerimi hemen girerek ya da istersem Facebook, Twitter veya Instagram gibi mevcut sosyal medya hesaplarımı kullanarak kolayca üye olabiliyormuşum, bir kaç satırlık bilgiyi doldurur, doldurmaz, üyelik için kullandığım e-mail hesabıma bir aktivasyon maili geldi, tıkladım ve üye olmuş oldum. Artık kendime ait ve ilgi alanlarıma özgü, kendi hurriyet.com.tr'mi oluşturmaya hazırdım işte.
İlk olarak, "Bize ilgi alanlarını söyle, biz sana özel haber, video ve içerikleri sunalım" denildi. Hızlıca bir göz gezdirdikten sonra, onlarca seçenek arasından, Yeme-İçme, Müzik, Moda, Spor, Fotoğraf, Sinema, Seyahat, Hava Durumu, Futbol ve Mekanlar kategorilerini işaretledim şimdilik... Ne de olsa istediğim zaman girip, tekrar değiştirebilirim. Keyif benim değil mi? :)


Sonra diğer kullanıcıları da eklemek istersem, "Kişi Takip Et" diye bir öneride bulunuldu. "Kullanıcı Sözleşmesi"ni de onaylamamla "bana özel haber akışı" sunan Hürriyet'in bu yepyeni dünyasına ilk adımımı atmıştım işte.
Artık sadece haber okuyup geçmek değil, arzu edersem her gün severek saatler harcadığım ve çok aşina olduğum sosyal medya araçlarındaki gibi rahatça kullanarak, oradaki "Like/Beğen" gibi, burada da "Öne Çıkar" tuşuyla beğendiğim ve ilgi gösterdiğim şeyleri gösterebileceğim yeni ve keyifli bir deneyimin içinde buldum kendimi. Yıllardır sosyal ağlarda kullandığım bu özelliklere, artık hurriyet.com.tr gibi bir haber sitesinde sahip olmak; haber okumayı, okuduklarımı paylaşmayı ve istersem de üzerine kendi fikrimi söylemeyi öyle kolaylaştırdı ki, kullanırken hiç yabancılık hissetmedim desem, yeridir.
Daha da güzeli ise, eğer istersem Anasayfa, Gündem, Kelebek, Spor, Ekonomi gibi tüm bölümleri, hala görebiliyor olmam... Tüm bunlara ilaveten, özel ilgi alanlarımı belirlediğim için artık, sırf anasayfada olmadığı için gözden kaçırmak durumunda kaldığım, ama aslında merak ettiğim tüm kaliteli içerikler, "Bana Özel" kısmıyla, kendiliğinden bana geliyor ve işte bu, gerçekten harika bir haber.
Dahası bildirimlere baktığımda gördüm ki, daha girer girmez takipçilerim de oluşmaya başlamış bir anda. "O da nedir*" diye merak edenleriniz için anlatayım. Bu yeni deneyim sayesinde, artık okuyucular, hem Hürriyet yazarları, hem de diğer okuyucularla interaktif ilişki kurabilecekleri, tartışma yaratabilecekleri bir platforma sahip olabiliyor. Yazarların sadece köşe yazıları değil; kişisel postları da okuyucu ile buluşuyor. En sevdiğiniz yazarların, gün içinde neler hakkında paylaşımlarda bulunduğunu da, kolayca takip edebiliyorsunuz. Anlayacağınız bu Hürriyet gerçekten çok sosyal olmuş:)
Bir boomads advertorial içeriğidir.

3 Haziran 2014 Salı

Portakallı Damla Çikolatalı Kek



Sizlere bir önceki yazımda Portakalbahçem'in blogger etkinliğinden bahsetmiştim. Bu güzel etkinlik sonrası Portakalbahçem'in portakalları ile bu keki hazırladım. Bu arada Finike'den gelen portakalların çok sulu, tatlı ve hoş kokulu olduğunu da belirtmeliyim.

IMG_0150

Bu kek tarifi Pınar Altuğ Atacan'a ait. Pril ile Lezzet Dolu Sofralar adlı kitapta gördüğüm bu tarifi keki çok sevdiğim için denedim. Tam tahmin ettiğim gibi çikolata ve portakal uyumu ile nefis bir kek oldu. Mutlaka denemenizi tavsiye ederim. 

Malzemeler:
  • 2 yumurta
  • 1,5 su bardağı şeker (ben 1su bardağı+2 parmak ekledim bence yeterli)
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 portakalın suyu ve kabuğunun rendesi (1 çay bardağına yakın oluyor)
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 1,5 çay bardağı damla çikolata (ben 1 çay bardağına yakın kullandım)
  • 1,5 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu

Yapılışı:
  • Yumurta ve şeker mikserle 2-3 dakika çırpılır.
  • Yoğurt, yağ, portakal suyu ve kabuğu eklenip çırpmaya devam edilir.
  • Un, kakao, kabartma tozu da ilave edilip karıştırılır.
  • Damla çikolatalar eklenip karıştırılır.
  • Uzun kek kalıbı eklenip yağlanıp unlanır, kek karışımı boşaltılır.
  • Önceden ısıtılmış fırında 170 derecede pişirilir.
  • Soğuduktan sonra kalıptan çıkarılıp pudra şekeri serpilir.
Notlar:
  • Üst süslemesinde ben portakal kabuğu reçeli kullandım. Tarifte rendelenmiş ve 1 kaşık şekerle karamelize edilmiş portakal kabuğu ile süsleme önerisi de yer alıyordu.
  • Ben kalıp olarak İkea'nın dikdörtgen kek kalıbını kullandım.