24 Ekim 2014 Cuma

İzmir Gourmet Guide 5. Sayı Lansmanı ve Bir Adım Öne Çıkanlar Ödül Töreni


Mandal Ajans tarafından her yıl hazırlanan İzmir’in en lezzetli rehberi İzmir Gourmet Guide’ın 5. sayı lansman gecesi ve Bir  Adım Öne Çıkanlar ödül töreni geçtiğimiz günlerde Kaya İzmir Termal Otel'de güzel bir geceyle kutlandı.

Gecede ödül alanlar
Bu özel gecede seçici kurul tarafından belirlenen 24 mekana ödülleri dağıtıldı. 




Geceye enfes bir konserle Big Band orkestrası ve dans gösterisi ile Latin Dans Topluluğu renk kattı.

Ayrıca şık ikramlar ve özel kokteyller geceye katılanların damaklarını şenlendirdi.


Gecede ödül alan mekanlar şöyle:

27 Ocakbaşı / Et&Kebap, Akın’ın Yeri / Balık&Deniz Ürünleri,  Ara Sokak Meyhanesi / Meyhane, Arpege Patısserıe / Pastane & Tatlıcı, Batis Inn / Dünya Mutfağı, Bısquıtte / Restaurant & Cafe & Bar, Cumba / Et&Kebap, Denizkızı / Balık & Deniz Ürünleri, Equınox / Dünya Mutfağı, Etçibaşı By Naci Usta  / Et & Kebap, Meşhur Hisarönü Şambalicisi  / Pastane & Tatlıcı, Jocelyne Patısserıe / Pastane & Tatlıcı, Kalyon / Restaurant & Cafe & Bar, Merkez Et Lokantası / Türk Mutfağı, Nar  /  Restaurant & Cafe & Bar, Onur Lokantası /  Türk Mutfagı
Safinaz  / Kahvaltı & Börek, Şafak Lokantası  / Türk Mutfağı, Tepe Kahve Çetin’in Yeri /  Kahvaltı & Börek,  Ünal Kardeşler / Kahvaltı & Börek, Yengeç / Balık&Deniz Ürünleri

Mandal Ajans Ekibi
İzmir'de yaşıyorsanız ve gezmeye-yeme-içmeye meraklıysanız mutlaka elinizin altında olması gereken bir rehber Gourmet Guide.



Nazik davetleri için İpek-Serkan Saysen'e ve tüm Mandal Ajans ekibine çok teşekkür ederim.



Gecenin sonunda mutlu ben :)

18 Ekim 2014 Cumartesi

İzmir Gourme Guide




Mandal Ajans tarafından her yıl hazırlanan İzmir’in ilk ve tek yeme - içme ve eğlence rehberi İzmir Gourmet Guide, arşivlik 5. Özel sayısıyla İzmir’in tadına varmak isteyenler için raflardaki yerini aldı.


Bu özel sayıda yeni eklenen bölümler ve devam eden yazı dizilerinin yanı sıra İzmir Gourmet Guide’ın ilk sayısından itibaren yer almış tüm editöryal içerikler bir arada sunuluyor. Kitap 1380 mekanı özellikleriyle birlikte okuyuculara sunarken aynı zamanda Türkiye’nin ilk interaktif rehberi olma özelliğini de taşıyor. QR kod teknolojisiyle özel olarak hazırlanmış birbirinden lezzetli 83 videonun yer aldığı İzmir Gourmet Guide’da Ahmet Güzelyağdöken’in İzmir’in Simgesel Lezzetleri, Sokak Arası Mekanlarım, Az Uzaktakiler, Alışveriş Duraklarım ve Haluk Özyavuz’un Dünyadan Lezzetler bölümleri gerek lezzet durakları gerekse paylaşılan tüm özel mekanlarla okuyucuları bir gurme yolculuğuna davet ediyor.




480 sayfa olan rehberde aynı zamanda İzmir Gourmet Guide Seçici Kurul Üyelerinin her yıl belirlediği  ödüllü mekanlar da mevcut.Geleneksel hale gelen ve bu yıl 4.sü gerçekleşecek olan BİR ADIM ÖNE ÇIKANLAR ödülleri, Eylül ayında yapılacak olan Lansman ve Ödül Töreninde sahiplerine takdim edilecek. Ayrıca İzmir yeme – içme & eğlence sektörüne değer katmış 3 özel isim de Altın Tabak Ödülleriyle onurlandırılacak.

İzmir Gourmet Guide’a D&R, Remzi Kitabevi, Kitapsan, Metro Gross Market ve tüm Yaysat bayilerinden ulaşabilirsiniz.Ayrıca teknolojiyi yakından takip edenler için  kitabın akıllı telefon uygulamasını da App Store ve Google Play üzerinden telefonunuza indirip İzmir’i avucunuzun içine alabilirsiniz.

Bu güzel rehberle ben de eminim pek çok özel mekan keşfedeceğim. Mandal Ajans'a çok teşekkür ederim.

13 Ekim 2014 Pazartesi

Balkanlar Turu 6. Gün: Sarajevo/Saraybosna (2. Kısım)

bosna şehitlik
İ. Begoviçin mezarı
Bir önceki yazımda sizinle Saraybosna izlenimlerimi paylaşmaya başlamıştım. Bu yazımda da kaldığım yerden devam edeceğim...

Saraybosna’da en çok gördüğüm şeylerden bir tanesi şehitlikti sanırım… Bosna Başçarşı’dan yukarı Sarı Tabya’ya doğru yol aldığımızda sollu sağlı şehitlikler karşımıza çıktı. Bu şehitlikte Aliya İzzetbegoviç’in mezarı da yer alıyordu. Normalde insan mezarın yanında geçerken ürperir ve hatta içine hiç girmek istemez ya buradaki şehitlikler son derece yeşil ve çiçekli. 

bosna saritabya
Tabyanın girişi

Bosna'da kale yok bunun yerine iki tabya var. Biri beyaz, biri sarı tabya. Yukarıda gördüğünüz yer, Fatih'in şehre girdiği yermiş. 

Yolun diğer tarafından tepeye doğru yürüdüğünüzde önce bir Halveti tekkesi karşınıza çıkıyor, buranın terasından manzarayı izlemeniz ve fotoğraf çekmeniz mümkün.

bosna tepe

İşte fotoğrafta ağaçların arasında gördüğünüz bina var ya hedefimiz oraya varmaktı. Burası şehrin tepe noktalarından bir tanesi. Manzara izlemek ve fotoğraf çekmek için ideal bir yer.

bosna tepe2

Burada oturup dinlenebileceğiniz ve bir şeyler içebileceğiniz bir yer de var.

bosna tepe3

Bu dinlenme terasının hemen arkasında böyle davetkar bir yol vardı, biz de merak edip biraz yürüdük ve karşımıza eski bir bina çıktı. 

bosna tepe 4

Bu bina Avusturya yönetimi merkeziymiş önceden ama  şu an boş.

boşnak böreği
Boşnak böreği ve Boşnak mantısı
boşnak mantı

Bu kadar gezdikten sonra elbet acıktık ve aklımıza ilk gelen Boşnak böreği ve mantısıydı. Bunların her ikisini de yukarıda fotoğrafta ismini gördüğünüz börekçide yedim. Börek çok güzeldi. Mantı ise üzerindeki yoğurtla beklediği için yumuşaktı. Mantı burada iki şekilde yapılıyormuş: biri börek gibi fırınlanarak pişirilip kesildikten sonra üzerine yoğurt dökülen çeşidi ki ben bunu pek sevemedim, çıtır böreğe son anda yoğurt dökülse daha başarılı olurdu. Diğer Boşnak mantısı ise klepe/kelepe denen ravyoliye benzeyen mantı ki o çok daha lezzetli - bunu da birazdan bahsedeceğim akşam yemeğinde tattık.- İlginçtir ki 3. bir çeşit Boşnak mantısını ise Bodrum’da Boşnak Köftecisi'nde yedim. O da birer lokmalık kıymalı böreğin üzerine yoğurt dökülerek - sosyete mantısına benzer şekilde- servis edilmişti ve gayet lezzetliydi.

bosna yemek

Bosna deyince akla hemen börek ve mantı gelse de tabii yemek kültürü bundan ibaret değil. Bana tatmam önerilen lezzetlerden biri soğan dolması idi. Tabii börek ve mantıdan sonra onu yeme fırsatım olmadı. Öne cıkan bir başka lezzet size Balkan turu boyunca bahsettiğim cevabici/cevapcici gibi yazılışları olan köfteydi. Bunlar dışında “cevap” olarak da adlandırılan  papaz kebabı bizde de papaz yahnisi olarak bilinen et yemeği. Bosna’nın geleneksel mutfağında yer alan kebap çeşitleri Osmanlı mutfağı ile ilişkisini göstermektedir. Tatlı olarak ise meşhur Balkan tatlısı triliçenin yanı sıra sütlaç, kadayıf, kalburabastı gibi geleneksel Türk tatlılarını da menülerde görebiliyorsunuz. Tabii Osmanlı mutfağı ile etkileşimine değinmişken Avusturya mutfağının etkisine de işaret etmemiz gerekir.

  bosna morica han

bosna kahve1 bosna kahve2

Günün sonuna doğru yaklaşırken yine tarihi bir mekan olan Moriça Han’da bir yorgunluk kahvesi içtik. Kahve Boşnak kültüründe önemli bir yere sahip. Kahve cezvede geliyor, içinde iki fincan kahve ve yanında lokumla şık bakır aksesuarla sunuluyor. Bosna’da kahve için kullanılan yaklaşık 20 adlandırma varmış. Karşılama kahvesi, sohbet kahvesi, efkar dağıtma kahvesi, alışkanlık kahvesi, üst üste içilen kahve, ikindi kahvesi gibi.

bosna park2
Bosna Milli Parkı, Ilıca Parkı, Vrelo Parkı
Saraybosna'daki gezimizin sonuna doğru yaklaşırken sırada çok huzur verici, dinlendirici, yemyeşil bir mekan vardı. Burası Vrelo Parkı ya da diğer adıyla Bosna Milli Parkı. Bu park Ilıca adlı semtte bulunuyor. Illıca, daha çok cafelerin ve eğlence mekanlarının bulunduğu bir semtmiş.

Burası tam bir mesire yeri. Burada yeşilin binbir tonu arasında yürüyüş yapabileceğiniz gibi Aşıklar Yolu'nda faytona da binebilirsiniz. Fayton özellikle turistler tarafından tercih ediliyor ancak sizi bir noktada uyarmalıyım. Fayton gezisi 5 km için 8 euro yazıyor ancak yolun sonuna geldiğinizde atı kullanan kişi bunun tek yön ücreti olduğunu söyleyerek bir bu kadar daha para istiyor. Bu kadar yolu yürüyerek dönemeyeceğiniz için paşa paşa veriyorsunuz, ayrıca bozuk para da kabul etmiyorlar.

bosna park

Buranın girişinde bir de köşk var. Ferdinand'ın kaldığı söylenen bu köşkte Avusturya mimarisinin etkisi görülüyor.

bosna lovac rests

Balkanlar turumuzun son akşamında Ebruli Tur'un düzenlediği bir veda yemeği vardı. Akşam yemeği için Lovac Restoran seçilmişti. Ben restoranı beğendim, dekorasyonu ve ortamı hoştu.

Bizim için hazırladıkları menüde neler vardı. Öncee soğuk tabağı geldi, bu tabakta peynir çeşitleri ve kuru et ağırlıktaydı. Ardından Sarayevska çorbası  geldi. İçinde haşlama et bulunan bir çorbaydı, et dışında kırmızı biber, havuç, et, soğan, et suyu, salça, sarımsak vardı. Ardından tadımlık Boşnak böreği ve yukarıda bahsettiğim kelepe denen ravyoli tarzında haşlama mantı geldi. Ana yemeğimiz et tandırdı, Balkanlarda yediğimiz tüm et yemekleri gibi lezzetliydi. Tatlımız ise yine Balkan mutfağında Avusturya etkisini gösteren apple strudeli andıran elmalı bir tatlıydı.

bosna lovac

Bu güzel veda yemeğinin ardından hem Saraybosna'da geçirdiğimiz günün hem de Balkanlar turumuzun sonuna gelmiş olduk.  Yazarken çok fazla fotoğraf kullandım ve gidecek olanlara ya da gitmeyip o bölgeyi merak edenlere ışık tutsun diye epeyce detaylı anlattım. Umarım sıkılmamış ve 7 yazıdan oluşan Balkan Turu yazı dizimi okumuşsunuzdur. Düşüncelerinizi yorum olarak benimle de paylaşırsanız mutlu olurum. Daha fazla fotoğraf görmek isterseniz sizi facebook ve instagram sayfama da beklerim...

Bu arada bu yazı dizisinde kendi gözlemlerim dışında verdiğim bilgiler konusunda rehberimiz Nafiya Aysun'un anlattıklarından ve Ebruli Tur'un gezi öncesi bize verdiği Balkanlar broşüründe yer alan bilgilerden de faydalandığımı belirtmek isterim.

Saraybosna yazısının da bir özetini çıkarmak gerekirse...

Saraybosna'da ne yemeli/içmeli?

  • Boşnak mantısı
  • Boşnak böreği
  • Boşnak köftesi cevabi
  • Soğan dolması
  • Boşnak kahvesi

Saraybosna'da nereleri görmeli?

  • Yaşam tüneli
  • Sebil
  • Başçarşı ve çevresi
  • GaziHüsrev Bey Camii
  • Şehitlik, İ. Begoviç'in mezarı
  • Latin Köprüsü
  • Bedesten
  • Katolik Katedrali
  • Moriça Han
  • Eski Kütüphane
  • Sarı Tabya
Saraybosna'dan ne almalı?
  • Bakır ürünler, kahve takımları vs

9 Ekim 2014 Perşembe

Balkanlar Turu 6. Gün: Sarajevo/Saraybosna


IMG_1206
Yaşam Tüneli
Balkanlar turunun son gününde Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna/Sarajevo’daydık. Gezinin detaylarına geçmeden önce şehirle ilgili genel izlenimimi sorarsanız diyebilirim ki Sarajevo güzel ama hüzünlü bir şehir. Şehrin genelinde savaşın izlerini görmek mümkün

savaş tüneli
Yaşam Tünelinin bahçe ve iç kısmı

Sarajevo’daki gezimizin ilk durağı savaş tüneli ya da yaşam tüneliydi. Bu tünel Bosna savaşı zamanında havalimanına gelen gıda, ilaç gibi yardımların güvenli bir şekilde ülkeye taşınması amacıyla yapılmış. Yapım aşaması bir hayli meşakkatli. Geometri, matematik ve fizik bilimciler 4 ay bu tünel üzerinde çalışmış, ardından su, havagazı ve diğer detaylar için 1 yıl daha çalışılmış. Bu tünel yaklaşık 2 yıl kullanılmış. Tünelin bir ucu bir evin içine çıkıyor (Kolarov ailesinin evine). Bu evin sahibi Bayram Dede gece toprakları gizlice boşaltarak tünelin tamamlanmasına büyük bir katkı sağlamış. Yaşam tüneli 10 km uzunluğunda ve tünelin yüksekliği 1,5 metre içinde, bu yüzden içinde yürümek bir hayli zor.

IMG_1180

Burada yaklaşık 20 dakikalık bir bilgilendirme videosu izledik. İzlediğimiz sinevizyonda savaşın hikayesi, tünele neden ihtiyaç duyulduğu anlatılıyordu. Bu tünel şu anda müze haline getirilmiş ve savaş döneminde evini bağışlayan Bayram Dede’nin torunları tarafından idare ediliyor. Müzeye giriş ücreti yaklaşık 5 eoru kadar ama euro geçersiz, bundan dolayı Sarajevo’ya gelmeden önce paranızı kayeme (km) çevirmelisiniz.

savaş tüneli2page

Müzenin içerisinde ne var derseniz bir odada yukarıda bahsettiğim savaşın hikayesini anlatan bir kısa film izleniyor. Diğer kısımda ise o dönemden kalma işçi giysileri, tünelin kazılmasında kullanılan aletler, fotoğraflar vs sergilenmiş. Ayrıca görmek isterseniz tünelin çok az bir kısmı açık. Buradan çok duygulu anlar yaşayarak ayrıldık.

IMG_1244

Tünelden sonra yine savaşı hatırlatan bir başka mekandaydık. Burası Bosna Savaşı'nda topa tutulan Milli Kütüphane binası. restorasyonu 18 yıl sürmüş, tarihi özelliğini kaybetse de çok güzel bir bina halini almış.  Bu tarihi bina Avusturya- Macaristan imparatorluğu döneminde yapılmış ve önce belediye ve mahkeme binası olarak kullanılmış. Daha sonra ise Milli Kütüphane olmuş. Bu bina Saraybosna'nın hafızası olarak bilinen bu kütüphanede pek çok matbu ve el yazması eser ne yazık ki yok olmuş.

bosna

Yukarıda gördüğünüz bina yaşlı bakımeviymiş, ne hale gelmiş savaş döneminde ve ibretlik olarak duruyor..

bosna sebil
Başçarşı'nın sembolü Sebil
.
bosna bascarsi
Başçarşı (Sebil-Bedesten-Başçarşı Camii

Bu hüzünlü manzaralardan sonra eski bir Osmanlı çarşısı olan Başçarşı'ya gittik. Başçarşı Sarajevo’nun merkezinde her türlü alışveriş malzemesini bulabileceğiniz büyük ve turistik bir çarşı. İzmir’deki Kemeraltı’na benziyor. Burada bulunan Sebil Başçarşı’nın ve Sarajevo’nun bir sembolü gibi. Bu sebil 1891 tarihinde yapılmış. Burada bulunan Başçarşı Camii çarşının kalbi konumunda. Bu arada Başçarşı adlandırmasının da Türkçe olmasına dikkatinizi çekmek isterim, Osmanlı izlerini çarşıda ve şehirde belirgin şekilde görebiliyoruz.

bosna bakırcilar carsisi
Başçarşı-Bakırcılar Çarşısı

IMG_1303
Gazi Hüsrev Camii ve Saat Kulesi

Daha sonra gazi Hüsrev Camii'ni ziyaret ettik. Caminin bahçesinde medrese, türbe de bulunmakta. Hemen yanında ise Saat Kulesi var. 

bosna müze
Müzej Sarajeva

1914’te Latin Köprüsü'nde Avusturya veliahtı Franz Ferdinand'ın öldürüldüğü yer müze haline getirilmiş.

bosna taslıhan Taşlıhan


bosna bedesten
Gazi Hüsrev Begov Bedesteni

İçinde tıpkı Kemeralt'ındaki Kızlarağası Hanı gibi hediyelik eşyaların, bakır cezvelerin şal ve fular türü aksesuarların satıldığı bir çarşı.
bosna carsi
Başçarşı civarında yer alan bu cadde oldukça işlek.

bosna carsi dondurma

Yukarıda gördüğünüz cadde üzerinde yer alan bu dondurmacıyı çok methettiler, en iyi yerel dondurma yapılan yer dediler, biz de denedik. Güzeldi ama çok da akılda kalıcı bir lezzet değildi.Fotoğrafın arka planında gördüğünüz DM isimli mağazayı da rehberimiz ucuz Alman kozmetik ürünlerini bulabileceğimiz bir yer olarak önerdi.

bosna katedral Katolik Katedrali

bosna kanli pazar
Kanlı Pazar
Bosna Savaşı sırasında 67 kişinin bomba ile öldürüldüğü yer, bu alan camlı bir bölmeye alınmış. Burası şimdi sürekli pazar olarak kullanılıyor. Hemen karşısında kuru et satılan bir pasaj var.1 kilo kuru et 15-20 euro. Ben kuru etteki is kokusundan dolayı tadını pek sevemedim, pastırmayı tercih ederim :)

Gezimizin devamında şehitlik, sarı tabya ve Bosna yemekleri var onları da size bir sonraki yazıda anlatacağım...

5 Ekim 2014 Pazar

Blogumun 5. Yaşı, Burma Baklava ve İyi Bayramlar

burma baklava

Uzun ve karmaşık başlığımdan da anladığınız gibi bugün gündemimiz yoğun :)

Öncelikle hepinizin bayramınızı kutlar, mutlu ve huzurlu geçirmenizi dilerim. Yazının sonuna doğru sizlerle annemin bayram için hazırladığı burma baklava tarifini paylaşıyor olacağım. Bu bayram için evet artık çok geç ama sonraki bayramlarda bu tarif işinize yarayabilir :)

Bayramdan sonraki ikinci gündem maddemize gelirsek, 5 Ekim benim için çok özel bir tarih. Hem benim hem de blogumun doğumgünü...

Ve zaman nasıl bu kadar hızlı geçiyor anlayamıyorum ama blogumun 5 yaşı... Her yıl olduğu gibi bu yıl da çok içtenlikle iyi ki bu blogu yazıyorum diyorum. Hayatıma o kadar güzel anlar, anılar, insanlar kattı ki... 5 yıl önce iyi ki kendime böyle bir hediye hazırladım...

Ve sizler iyi ki buradasınız... Burada çoğu zaman bir tarifi değil, gezilerimi, duygularımı, hayatımın önemli anlarını paylaşıyorum. Paylaşmak çok güzel bir duygu. Orada olduğunuzu bilmek, benzer ilgi ve meraklara sahip insanlarla sanal da olsa bir arada olmak mutluluk verici... 

Her yıl bu yazıyı yazarken hem blogumun geçmişinin hem de kendi hayatımın bir muhasebesini yapıyor ve bir parça da duygusallaşıyorum o yüzden konuyu artık tarife bağlasam iyi olacak :)

1. yaşımızı Çikolatalı, Fındıklı, Armutlu Tart ile, 2. yaşımızı Vişne Soslu Muhallebili Pasta, 3. yaşımızı Sakızlı Rulo Pasta ile 4. yaşımızı Yaban Mersinli Peykek ile kutlamıştık. Şimdi doğum gününden ziyade bayram konseptine uygun burma baklava tarifimiz var sırada.

20141004_114148 (1)

Malzemeler: (İki mini fırın tepsisi için)
Hamur için
  • 1 su bardağı sıvıyağ (zeytinyağı kullandık)
  • 1 su bardağı süt
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 yumurta
  • 1 yemek kaşığı margarin
  • 1 tatlı kaşığı sirke
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1 çentik tuz
  • Yarım paket kabartma tozu
  • 1 paket sekerli vanilin
  • 5 su bardağı un

Açmak için
  • Un ve nişasta

İç harcın için
  • Ceviz

Şerbeti için
  • 3,5 su bardağı şeker
  • 3,5 su bardağı su
  • Birkaç damla limon suyu

burma1 burma 2cats

Yapılışı:
  • Soğumasını istediğimiz için önce şerbeti hazırlayalım. Şeker ve suyu karıştırıp kaynayana kadar ocakta tutalım kaynadıktan sonra limon suyu sıkıp kısık ateşte 5 dakika daha tutup ocağın altını kapatalım ve soğumaya bırakalım.
  • Hamur için, yukarıdaki hamur malzemelerini sırasıyla ekleyip karıştırın. En son elenmiş un ve kabartma tozunu ekleyip yoğurmaya başlayın. Her ne kadar un miktarını ölçülü vermiş olsam da unu kontrollü ekleyin, orta yumuşaklıkta, sert olmayan ve aynı zamanda ele yapışmayan bir hamur elde edeceksiniz.
  • Hamuru yarım saat kadar üzeri kapalı halde dinlendirin.
  • Daha sonra elinizle yuvarlayarak bezelere ayırın.
  • Her bir bezeyi altına ve üzerine un ve nişasta serperek oklava ile olabildiğince ince ve yuvarlak açın.
  • Yufkanın üzerine dilediğiniz miktarda çekilmiş ceviz ya da antep fıstığı serpin.
  • Oklava yardımıyla rulo yapın ve oklavayı dikkatlice sıyırın.
  • Burma baklavayı yağlı kağıt serilmiş tepsiye yerleştirin. Bezeler bitene kadar bu işlemi tekrarlayın.
  • Hamur bittikten sonra tepsiye aldığınız baklavaların üzerine her tarafını kaplayacak ölçüde sıvıyağı bir kaşık ya da fırça yardımıyla sürün. (isterseniz tereyağı da tercih edebilirsiniz, biz zeytinyağı kullandık.)
  • 200 derecelik fırında (biz ön ısıtma yapmadık) altı ve üzeri kızarana kadar pişirin. Tatlıyı dilimleyin.
  • Tatlının ilk sıcaklığı çıktıktan sonra (yaklaşık 5-10 dakika) soğumuş olan şerbeti ılık haldeki tatlının üzerine dökelim. Yumuşamaması için tatlının üzerini kapatmayın.
  • Servis ederken üzerini toz ceviz ya da antep fıstığı ile süsleyebilirsiniz.