30 Ocak 2015 Cuma

Vişneli Cheesecake II / Peykek


Çay davetimden paylaşacağım son tarif vişneli cheesecake olacak. Bu cheesecakei çocukken yemiştim ve o zamanlarda cheesecain ne olduğundan habersizdim. Ama yıllarca o tadı unutamadım. Sonra yaptığım ve yediğim hiçbir cheesecakete o tadı bulamadım. Ve yıllar sonra nihayet çocukluğumdaki o tadın tarifine teyzem sayesinde ulaştım. İçinde krema, labne vs yerine sadece lor var ve bence bu yüzden hem çok hafif hem de lezzetli. Ege kahvaltılarını bilenler bilir tatlı lor üzerine vişne, dut, böğürtlen gibi reçelleri dökerek tatlı niyetine yemek adettendir. İşte bu cheesecakete de alışık olduğumuz bu tat var.


Benim şu sıralar favori cheesecake tarifim bu, siz de lütfen deneyin ve sonuçları benimle de paylaşın. Diğer cheesecake tariflerime de bakmak isterseniz: bu cheesecakein çilekli hali için çilekli cheesecake tarifini, bir başka vişneli tarif için vişneli cheesecake tarifimi, farklı bir lezzet için damla sakızlıcheesecake tarifimi ya da yaban mersinli cheesecake tarifimi,  pişmeyen bir tarif arıyorsanız limonlucheesecake, tabansız bir tarif arıyorsanız böğürtlenli cheesecake, labneli bir tarif içinse mandalinalı cheesecake tariflerimi önerebilirim.

Bu cheesecake merakı nedir derseniz, ne yapayım seviyorum :) Hatta nazicane bu konudaki tecrübelerimi bir workshopta da paylaşmıştım, okumak isterseniz tık tık.



Malzemeler
Tabanı için

  • 1 paket pötibör bisküvi
  • 100 gr tereyağ

Üst malzeme

  • 1 yumurta
  • Yarım kg tatlı lor
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 su bardağı süt

Sosu

  • 1 kutu vişne
  • 1,5 su bardağı vişne suyu
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 2 yemek kaşığı şeker

Yapılışı

  • Tereyağını eritip rondo ile un haline getirdiğiniz bisküvilerin üzerine dökün ve iyice karıştırın.
  • Kelepçeli kalıbınızın tabanına yağlı kağıt serin, üzerine bisküvili tabanı bastırarak eşit kalınlıkta olacak şekilde yayın. (kaşığın tersiyle ya da bir bardağın alt kısmıyla bastırarak yapabilirsiniz)
  • Üst malzemeyi hazırlarken tabanı buzdolabına kaldırın.
  • Üst malzeme için bir kaba yumurta, süt, şeker, lor ve kabartma tozunu alın ve mikser ile homojen bir karışım olana kadar çırpın.
  • Ardından bisküvi tabanının üzerine dökün ve önceden ısıtılmış fırında 170 derecede yaklaşık 1 saat pişirin hafif renk değiştirmesi yeterli.
  • Sos için un şeker ve vişne suyunu bir kaba alın (ben donmuş vişnelerin saldığı suyu kullandım) ve sürekli karıştırarak sos kıvamını alana kadar pişirin. (Vişneleriniz tam çözülmediyse ocağı kapattıktan sonra sosun içine vişneti atın sıcaklığı ile yumuşayacaktır.) Vişneleri tatlının üzerine dizin üzerine ilk sıcaklığı çıkan sosu dökün ve sos tamamen soğuduktan sonra tatlınızı dolaba kaldırın. Bir gece dinlendikten sonra servis edin.


Cheesecake yapımı için öneri ve püf noktaları

  • İlk anda kekiniz sıvı gibi gelebilir endişelenmeyin üzeri kabuk tutmuşsa alt kısmı da soğudukça istenen kıvama ulaşacaktır.
  • Fırını kapattıktan sonra kapağını aralayın ve vaktiniz varsa bu şekilde soğumaya bırakın yoksa en azından 20-30 dakika içinden çıkarmayın.
  • Pişme esnasında ısıya dayanıklı bir fırın kabına su doldurup fırına koyarsanız cheesecakeinizde çok fazla çatlak oluşmayacaktır. Olursa da sorun değil nasılsa üzerini sosla kapatacağız.

28 Ocak 2015 Çarşamba

Muhallebili Kemalpaşa Tatlısı


Çay davetimdeki lezzetlerin tariflerini vermeye devam ediyorum. Tuzlular bitti, şimdi sıra tatlılarda... 

Muhallebili Kemalpaşa tatlısı bir dönem bloglarda çok modaydı, hem kasede hem de tepside sunumları çok hoştu. Ben de ne zamandır merak ettiğim ve denemek istediğim bu tatlıyı çay davetimi fırsat bilerek yapmış oldum. Hem şerbetli hem sütlü tatlı lezzetinde olduğundan çok hafif ve her damağa hitap ediyor, tüm misafirlerim çok sevdi. sizlere de mutlaka denemenizi öneririm.



Çay davetimde bu tatlı dışında bir de acıbadem kurabiyesi ve vişneli cheesecake vardı. Kurabiyenin tadı çok güzeldi ancak şekil olarak biraz daha çalışmak gerek o yüzden tarifini şimdi paylaşmayacağım. Vişneli cheesecake ise bir sonraki yazının konusu...



Malzemeler

  • 1 paket Kemalpaşa tatlısı
  • 4 su bardağı şeker
  • 1 lt su

Muhallebisi için

  • 5 su bardağı süt
  • 2 yemek kaşığı buğday nişastası (tepeleme)
  • 2 yemek kaşığı un (tepeleme)
  • 6 yemek kaşığı şeker
  • 2 yemek kaşığı hindistan cevizi


Yapılışı
  • Şeker ve suyu geniş bir kaba alın karıştırıp kaynamaya bırakın. Kaynamaya başladıktan sonra içine Kemalpaşa tatlılarını boşaltın. Tatlıları sık sık karıştırarak şerbeti eşit şekilde çekmesini sağlayın. Dağılmayacak kıvamda pişirin. Delikli bir kepçeyle pişen tatlıları şerbetten çıkarın.
  • İyice şerbeti süzülen tatlınızı uygun bir kaba dizin. (ben büyük boy kare borcam kullandım)
  • Muhallebi için un, nişasta, şeker ve hindistan cevizini bir kaba alın üzerine sütü ekleyin, sürekli karıştırarak muhallebi kıvamını alana kadar pişirin.
  • İlk sıcaklığı çıktıktan sonra muhallebiyi kemalpaşa tatlılarının üzerine dökün. Bir gece buzdolabında dinlendirin. ertesi gün üzerini dilediğiniz şekilde süsleyerek servis edin.
Tarif Cahide&Jibek sitesinden alınmıştır.

Bir sonraki yazıda nefis bir cheesecake tarifinde buluşmak üzere, sevgiler...

26 Ocak 2015 Pazartesi

Pazılı Rulo Börek


Çay davetim için hazırladığım tuzlu çeşitlerimden bir tanesi de bu böreklerdi. Hem görüntüsünü sevdim hem de pratik olması dolayısıyla tercih ettim. Böreğin hamuru milföyden iç harcı ise pazı ve labne karışımından oluşuyor. Piştiğinde labne tadı pek hissedilmiyordu, o yüzden bir dahaki sefere lor peyniri ile denemeyi düşünüyorum. Çay saatleri  ve kahvaltı için pratik ve lezzetli bir seçenek.

Tarif Arda'nın Mutfağı'ndan.


Malzemeler
  • 9 adet milföy hamuru
  • 500 gr pazı
  • 1 adet soğan
  • 1 diş sarımsak
  • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • Tuz, karabiber
  • 100 gr labne peyniri
Yapılışı
  • İç harç için soğanı yemeklik doğrayın, zeytinyağında kavurun.
  • Ardından iri parçalar halinde doğranmış pazıyı ve sarımsağı ekleyin, pazıla yumuşayana kadar pişirin. Tuz ve karabiberini ekleyin.
  • Harç soğuduktan sonra labne peynirini ekleyip karıştırın.
  • Tezgaha biraz un serpin üzerine uçları birbirinin üzerine gelecek şekilde milföyleri yerleştirin (3 sıra). Birleşim yerlerini elinizle biraz bastırın.
  • hamurun diğer yüzüne de aynı şeyi yapın ve tek parça haline gelmesini sağlayın.
  • Üzerine her tarafına gelecek şekilde harcı yayın. Rulo olarak sarın.
  • Hamurdan dilimler kesip yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin 200 derecede ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirin  (20-25 dk)
Not
  • Biraz dolapta ya da dondurucuda bekletirseniz kesmeniz daha kolay olacaktır.
Bir sonraki yazıda güzel bir tatlı tarifim olacak, takipte kalın. Sevgiler.

23 Ocak 2015 Cuma

Simit Poğaça


Hafta sonu hazırladığım çay davetim için salata ağırlıklı bir menü oluşturunca bir tane de hamurlu, doyurucu bir lezzet olsun istedim. Daha önce denediğim poğaça tariflerinden farklı bir şey yapmayı düşünürken Nergis Mevsimi'nin blogunda simit poğaça tarifini gördüm ve hemen denemek istedim. Benimkilerin görüntüsü biraz farklı oldu sebebini tarif aşamasında anlatacağım. 

Simit poğaçanın klasik poğaçadan farkı ne ya da tadı nasıl derseniz... Farkı üzerine pekmezli su karışımı sürülmesi, bu hem hafif tatlımsı olmasını sağlıyor hem de kıtır bir kabuk oluşturuyor. Hazır poğaça tadında çok lezzetli bir poğaça. Çay saatleriniz ya da hafta sonu kahvaltılarınız için mutlaka denemelisiniz.

Malzemeler
  • 4,5 su bardağı un
  • 1 çay bardağı ılık süt
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 paket instant maya
  • 100 gr tereyağ (oda sıcaklığında)
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 1 çay bardağı ılık su
  • 1 adet yumurta
  • 1 tatlı kaşığı tuz

İç malzemesi
  • bir kase lor

Üzerine
  • 4 yemek kaşığı pekmez
  • 3 yemek kaşığı su
  • Susam
Yapılışı
  • Un elenerek bir kaba alınır, ortası havuz gibi açılır.
  • Şekerli ılık süte maya eklenip karıştırılır.
  • Tereyağ, ılık su, zeytinyağ, yumurta, tuz eklenerek yumuşak ve ele yapışmayan bir hamur yoğrulur. Yarım saat üzeri kapalı olarak mayalanmaya bırakılır.
  • Hamurdan parçalar koparılıp bezelere ayrılır.
  • İçine lor konarak şekil verilir.
  • Önce pekmezli suya sonra susama bulanarak yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilir. 
  • Poğaçaların üzerine verev çizikler atın (bunu şekillendirdikten hemen sonra yapın ben bir miktar mayalanma olduktan sonra yaptım, siz yapmayın :)
  • Tepside mayalanması için bir saat bekletin.
  • Önceden 190 derecede ısıtılmış fırında yaklaşık yarım saat pişirin.

21 Ocak 2015 Çarşamba

Maş Fasulyesi Salatası


Maş fasulyesi ile ilgili tarifleri ve maş fasulyesinin faydalarını bloglarda epeyce fazla görmüş, ancak hiç tatma fırsatım olmamıştı. Düzenleyeceğim ilk çay davetinde denemeyi düşünürken Lezzetli Somunlar'ın yazarı Serap Ablam Lezzet Beşlisi ekibinin çay davetinde bu salatayı hazırlamıştı. Onun elinden de tadınca ben de ana malzemesi maş fasulyesi olan bu salatayı kendimce yorumladım.

Son çay davetimde bu salatayı tadanlar hem görünüm hem de tad olarak yeşil mercimeğe benzettiklerini söylediler. Peki sevdiler mi? Evet :) O zaman gelin bakalım ben bu salatayı nasıl hazırlamışım...


Malzemeler

  • 2 su bardağı maş fasulyesi
  • Yarımşar demet maydanoz, dereotu
  • 4-5 adet yeşil soğan (sadece beyaz kısımları)
  • 4-5 adet kornişon turşu
  • 2 adet kırmızı közlenmiş biber
  • 2-3 yemek kaşığı nar tanesi
  • 2-3 yemek kaşığı mısır

Sos

  • Limon suyu
  • Nar ya da koruk ekşisi
  • Zeytinyağı
  • Tuz
  • Karabiber, nane, sumak

Yapılışı
  • Fasulyeyi bir gece önceden ıslatın. (yapamazsanız birkaç saat bekletmeniz de yeterli olacaktır)
  • Ertesi gün üzerine su ekleyip kaynamaya bırakın, yaklaşık 15-20 dk haşlayın. Ama arada da kontrol edin, yumuşamalı ama dağılmamalı.(haşlanırken biraz kötü kokuyor)
  • İstenen yumuşaklığa gelince süzün ve ılık hale gelince yeşillik dışındaki diğer malzemeleri doğrayın.
  • Sosunu hazırlayıp dökün karıştırıp bekletin. Servis yapmaya yakın yeşillikleri de doğrayıp ekleyin, karıştırın, üzerini birazını ayırdığınız mısır ve nar ile süsleyin.


Not:
  • Normalde salataya sosu en son dökeriz ama bu kez sade hali yavan bir lezzette olan maş fasulyesi sosu çeksin diye biraz erken döküyoruz, yeşillikler ölmesin diye ben en son ekledim.
  • Hem fasulye hem de maydanoz, dereotu yeşil diye yeşil sopanın sadece beyaz kısmını kullandım.
  • Bu salataya ekşi çok yakışıyor, bol limonun yanı sıra ben koruk ekşisi kullandım. Ayrıca nar ve sumak da ekşiliği arttırdı. Sosta ölçü vermedim, siz damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.
Bir sonraki yazım simit poğaça tarifi olacak, o zamana kadar hoşçakalın, sevgiler...

19 Ocak 2015 Pazartesi

Yoğurtlu ve Tavuklu Ispanak Salatası


Çay sofraları için hazırlamayı en sevdiğim tarifler salata çeşitleri. Tabii hazırlamayı olduğu kadar yemeyi de seviyorum. Sağlıklı beslenme ya da kilo kontrolü konusunda takıntı derecesinde özen gösteren biri değilsem de hafif lezzetleri seviyorum. 

Eskiden çay saati denilince akla önce börekler, poğaçalar, bol kremalı pastalar gelirdi. Son zamanlarda ise bu anlayışın değiştiğini düşünüyorum. Ben bu salataya daha önce paylaştığım çay saatimde yer vermiştim. Siz isterseniz akşam yemekleriniz için de bu tarifi deneyebilirsiniz.


Ispanak kışın en sevdiğim sebzelerinden bir tanesi. Özellikle daha önce sizinle tarifini paylaştığım ıspanak borani bizim mutfağımızın favori lezzetlerinden bir tanesi, ana malzemesi ıspanak, içinde bulgur ve soğan da var ve her daim dondurucumuzda vardır, ani bir misafirde çözdürüp sarımsaklı yoğurtla hemen bir çeşit ortaya çıkarmış oluruz. 

Bu salata da bahseettiğim ıspanak boraniye yakın, içinde bulgur yerine tavuk var. Çay davetimde tadan herkes çok sevdi, sizlerin de deneyip beğeneceğinizi umuyorum.

Tarifin orijinali Tümay'ın Mutfağı'ndan.



Malzemeler

  • 1 adet kuru soğan
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1 demet ıspanak
  • 2 büyük tavuk but
  • 3-4 yemek kaşığı ceviz (iri doğranmış)
  • Tuz, karabiber

Üzerine

  • 2 diş sarımsak
  • 3-4 yemek kaşığı yoğurt (süzme ve normal yoğurdu karışık kullandım)
  • Mısır
  • Ceviz

Yapılışı
  • Tavukları biraz tuz ilavesi ile haşlayın (bu suyu dondurucuya koyarak daha sonra değerlendirebilirsiniz.)
  • Yemeklik doğradığınız soğanları zeytinyağında kavurun. Ardından irice doğradığınız ıspanakları ekleyin. Tuz ve karabiber ekleyin ve ıspanakları çok öldürmeden ocağı kapatın.
  • Haşlayıp didiklediğiniz tavukları, iri doğranmış cevizleri ıspanağa ekleyin, karıştırın.
  • Ayrı bir yerde ezilmiş sarımsak ve tuzu yoğurda ekleyin.
  • Sarımsaklı yoğurdu tavuklu ıspanağa ekleyip karıştırın. Servis edeceğiniz tabağa alın. Çok bekletmeden servis edin (bekleyince yoğurt sulanacaktır). İsterseniz yoğurda bir kaşık da mayonez ekleyebilirsiniz. Ben süzme yoğurt kullanınca gerek görmedim.
  • Üzeri tarifin orijinalinde sıvıyağ, tereyağ ve pul biber ile süslenmişti, ben ceviz, mısır, birkaç tane de nar tercih ettim, siz de dilediğiniz şekilde süsleyebilirsiniz.

16 Ocak 2015 Cuma

İzmir Gourmet Guide (İGG) Lezzet Buluşması - Bonjour Restoran




İzmir Gourmet Guide, sürekli takipçilerimin aşina olduğu bir oluşum. Sizlere daha önce Mandal Ajans'ın hazırladığı İzmir Gourmet Guide'ın damak tadını ve gezmeyi sevenler için İzmir'i tanıtan çok güzel bir rehber olduğundan bahsetmiştim. Her yıl yenilenen bu güzel rehber dışında İzmir Gourmet Guide, alanında öne çıkan mekanları da ödüllendiriyor. Sizlere son ödül gecesinin detaylarından da şu yazımda bahsetmiştim.

Bugün ise İzmir Gourmet Guide ekibinin bloggerlar için düzenlediği lezzet dolu bir gecenin detaylarından bahsetmek istiyorum. Buluşma mekanımız İzmirlilerin çok iyi bildiği Bonjour Restoran'dı. Bonjour'un güzel yemekleri ve pastaları çocukluğumdan beri favorim. Alsamcakta'ki yerleri kapandığında çok üzülmüş, boşluklarını hissetmiştim. Yeni yerleri Pasaport'taki Kordon Otel'de bu lezzetin sürüyor olması İzmirliler için sevindirici.



Akşamımız Kordon Otel'in terasındaki kokteyl ile başladı. Akşam karanlığına rağmen görülebilen harika manzaraya ev sahiplerimizin ve blogger arkadaşların keyifli sohbetleri eşlik etti. ve tabii ki yukarıda bir kısmını gördüğünüz lezzetli atıştırmalıklar. 

Bu keyifli sohbet esnasında İGG'ın yeni projelerini de öğrenmiş olduk. Bunlardan bir tanesi İzmir Gourmet Guide'ın artık akıllı telefonlara indirilebilen ücretsiz bir uygulaması olması, bu güzel haberi benden duymuş olun :) 

Bir başka güzel haber ise İzmir Gourmet Guide'ın lezzet buluşmalarına artık herkes katılabilecek, bazen gurme gezisi bazen gurme gecesi (yemek) şeklinde olacak bu buluşmalara katılmak için İGG'ın facebook sayfasını takip edebilirsiniz. Bu gezilerden ilki Kemeraltı'na gerçekleşti, ben bir aksilik olmazsa bu hafta sonu ikincisine katılmayı heyecanla bekliyorum.


Bu güzel akşamda Bonjour mutfağından çıkma enfes lezzetler tattık. Menümüzde neler mi vardı?

Midyeli Lahana Sarması
Enginar Çanağında Ege Otları
Füme Norveç Somonu
Her biri çok lezzetli başlangıçlardı. Lahana sarmasında midye kullanmak çok yaratıcı bir fikir. Enginar çanağında Ege otlarını ben de ilk fırsatta deneyeceğim. Ege'nin güzel lezzetleri bir araya gelmiş.

Peynir tabağı
Benim gibi bir peynir delisi için nefisti...

Kuzu au Gratin
Çok çok lezzetli ve yumuşak bir kuzu etiydi, yanındaki iç pilavla enfes bir tattı.

Bahçe yeşillikleri salatası
Levrek Buğulama
Gecenin bir başka mükemmel tabağı. Normalde zaten her gün yiyebilecek kadar balık seven biriyim. Genelde balığı kızartma ya da tava olarak sever buğulamaya mesafeli yaklaşırdım. Demek ki iyi yapılanına denk gelmemişim şimdiye kadar. Bu buğulama çok lezzetliydi, hele suyu...

Sakız Muhallebisi
Çikolata Soslu Profiterol
Kabak Tatlısı
Siz olsaydınız hangisini seçerdiniz? Seçmek çok zor değil mi? Üçünün de görüntüsü kadar lezzetleri de muhteşemdi. Bu tatlılarla gecemize de tatlı bir final yapmış olduk :)


Bu geceyi çok güzel özetleyen yukarıdaki videoyu izlemenizi öneririm :)


Bu keyif dolu lezzet buluşması için başta Serkan Saysen ve İpek Kriesten Saysen'e, İGG Etkinlik Koordinatörü Ceren Oluz'a, İGG Halkla İlişkiler ve Reklam Koordinatörü Umut Kumbaracı'ya ve tüm İGG ekibine, Timur Gönülşen ve bütün Bonjour ailesine çok teşekkür ederim.

14 Ocak 2015 Çarşamba

Çay Saati 3


Uzun zamandır sizlerle bir çay daveti masamı paylaşamamıştım. Aslında misafir ağırlamadığımdan değil ancak elimdeki tarifleri, etkinlikleri sırayla yazmaya çalışıyorum. Böyle olunca da bazen bir yazıyı yazmam aylarca sonraya kalabiliyor. Ama bu kez bu masaya bir torpil yapıp en son hazırladığım masayı en önce yazacağım. Ara sıra değişiklik iyidir :) Bu masadaki lezzetleri ve detayları çok sevmemin ve sizlerin de facebook ve instagramdan yazdığınız yorumların da etkisi oldu tabii.


Çok sevdiğim ve iki yıldır düzenli olarak görüştüğümüz bir grubumuz var. Bu masayı onlar için hazırladım. Hafta içi yoğun çalıştığımdan dolayı hafta sonu böyle güzel masalar hazırlamak, sevdiklerimle vakit geçirmek benim için mutluluk verici oluyor.


Misafirlerim gelmeden önce menümü planladığım gibi hangi örtümü, hangi tabaklarımı kullanacağımı, hangi lezzeti hangi tabakta sunacağımı da planlıyorum.


Servis esnasında gerekecek bütün malzemeleri masa dışında bir yere hazırlamak hem masadaki kalabalığı önlüyor hem de sık sık mutfağa gidip gelmekten kurtarıyor.


Çay bardaklarım son İzmir Yemek Blogu Yazarları Buluşması sponsorlarından LAV'ın hediyesi. Bu peçete ve peçeteliği ise Paşabahçe'den almıştım. Her ikisini de çok sevdiğim için ayrıca paylaşmak istedim :)


Sizlerin de benzer davetlerinize belki fikir verir düşüncesiyle masamdaki lezzetleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu yazıda menümü, sonraki yazılarımda ise tarifleri yazacağım. Ben bu çay saatini fırsat bilerek uzun zamandır denemek istediğim yeni tarifleri denedim. Biz daha çok tuzlusever bir grup olduğumuzdan menüdeki lezzetleri tuzlu, tuzluları ise salata ağırlıklı olarak seçtim.



Menümdeki tuzlular

Menümdeki tatlılar

Bu güzel çay davetinin finali de Türk kahvesi ile oldu. Kendi el emeği ile hazırladığı bu çini lokumluk için sendepisir.com un yazarı Nilgün Ablama da teşekkür ederim.

Menüden ilk tarifim tavuklu ıspanak salatası olacak. Tarifler için takipte kalın. Bol sohbetli, mutlu, huzurlu sofralarınız olsun. Hepinize sevgiler.

Mor masa örtüsü: Paşabahçe
Dantel runner: English Home
Büfedeki cupcakeli runner: Apolena Home
Tabaklar: Ikea ve English Home

12 Ocak 2015 Pazartesi

Damla Sakızlı Kurabiye


Bu kurabiye bir hafta sonu mutfakta damla sakızlı tarhana tarifi denerken ortaya çıktı. Nasıl mı? Mutfağımdaki malzemeleri instagramda takipçilerimle paylaşıp acaba ne yapacağım deyince tahminler hep damla sakızlı kurabiye oldu. Benim de aklıma düşürdüler ve tarhanadan sonra bir de bu kurabiyeleri yaptım. Nefis sakız aromasının yanı sıra içindeki nişastanın verdiği kıvamla ağızda dağılan nefis bir kurabiye oldu. 


Malzemeler:
  • 1 yumurta sarısı
  • 50 gr tereyağı (oda sıcaklığında)
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 çay bardağı şeker
  • 2 adet damla sakızı
  • 1 çay bardağı buğday nişastası
  • 1,5-2 su bardağı un
  • Yarım paket kabartma tozu
Üzerine
  • Yumurta akı
  • Susam (kavrulmuş)
Yapılışı:
  • Yumurta sarısı, yumuşak tereyağ, sıvı yağ ve şekeri bir kapta karıştırın.
  • Ardından dövülmüş damla sakızını ekleyin. (Ben sakızı kolay dövmek için Pembe Kekik'in kısa bir süre dondurucuda beklettiğini duyduğumdan beri biraz bekletip daha sonra bir çay kaşığı kadar da şeker ekleyip havanda dövüyorum hiç yapışmıyor.)
  • Nişasta, un ve kabartma tozunu da ekleyerek yoğurun. Ele yapışmayan kulak memesi yumuşaklığında bir hamur olmalı. Yaklaşık un ölçüsünü verdim ama yine de yumurta büyüklüğü vs ye göre değişebileceğini dikkate alarak unu kontrollü ekleyin.
  • Hamurdan istediğiniz büyüklükte parçalar koparın, yumurta akına bulayıp üzerine kavrulmuş susam serpin. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında 170 derecede hafif pembeleşene kadar pişirin.
Not
  • Biz az şekerli seviyoruz eğer siz daha şekerli bir kurabiye isterseniz 1 çay bardağına 1-2 parmak daha şeker ekleyebilirsiniz.

8 Ocak 2015 Perşembe

Balance Pilates Studio Açılışı


Bildiğiniz gibi blogumun ana teması yemek. Sizlerle zaman zaman güzel yemek tarifleri zaman zaman da güzel mekan önerileri paylaşıyorum. Sizler de yesek ama kilo almasak diyorsunuz :) Sıra dışı bir metabolizmanız yoksa bu pek mümkün değil malumunuz. O zaman hem yiyip hem kilomuzu korumak için yapabileceğimiz tek şey spor. Tabii sadece kilo kontrolü için değil, daha sağlıklı, daha dinç, daha genç, daha mutlu olmak için de... Zaten bunu bir yaşam biçimi haline getirdiğinizde spor hayatınızın vazgeçilmez bir parçası oluyor. Benim için de öyle yüzme, yürüyüş, pilates... bazen evde bazen salonda bazen uzun soluklu bazen ara vererek spor hep hayatımda. Bu yüzden Balance Pilates Studio'nun açılışı için davet edildiğimde heyecan duydum. Sizlere de hem katıldığım bu davetin detaylarından hem de BPS'ten bahsetmek istiyorum bu yazımda.


Balance Pilates Studio'nun açılışı 5 Ocak Pazartesi günü gerçekleşti. Aslında BPS İzmir'de iki yılı aşkın süredir hizmet veriyor, açılış ise yeni yerlerine geçmeleri dolayısıyla yapıldı. Kordon'da harika bir manzaraya sahip yeni mekanda yapılan açılışta İzmirli milletvekili Alaaddin Yüksel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, oyuncu ve Ayumi'nin Mutfağı kitabının yazarı Ayumi Takano'nun yanı sıra birçok seçkin davetli yer aldı.  


Meraklıları için biraz da Balance Pilates Studio'nun özelliklerinden bahsetmek istiyorum. BPS, dünyanın en çok kabul gören pilates metodu olan BASI pilatesi, en üst düzey ekipmanlarla uygulayan Türkiye'nin ikinci, Ege Bölgesi'nin ise ilk ve tek BASI Pilates stüdyosu olma ünvanına sahip bir yer. Önceden pilates eğitmenliği sertifika programları  için İstanbul'a gitmek gerekirken şimdi BPS bünyesinde gerçekletirilecek eğitimlere İzmir ve Ege Bölgesi'ndeki eğitmenler kolaylıkla katılabilecek. Eğitim stüdyosu olması dolayısıyla İzmir'de faaliyet gösteren diğer stüdyolarda yer almayan ve pilates için geliştirilmiş tüm ekipmanları da BPS'te bulmak mümkün.

Açılış kokteylinde söz alan Balance Pilates Studio Kurucusu Eğitmen Ertuğ Akgüner, sporda güvenli ve doğru yöntemleri uygulatacak eğitmenlerin önemine değinirken BPS'teki eğitmenlerin ülkemizi uluslararası düzeyde temsil eden sporculardan oluştuğunu da vurguladı.

Ertuğ Akgüner-Ayumi Takano
BPS'te pilatesin yanı sıra personal training hizmeti de veriliyor, kişiye özel geliştirilen antrenmanlar en ileri düzey fitness ekipmanları kullanılarak uygulanıyor. Kısa sürede etkili sonuçlar almak için mutlaka BPS'i ziyaret edin.

Bu nazik davet için ev sahibi Ertuğ Akgüner'e, Ersu Akgüner'e, Basın Halkla ilişkiler Koordinatörü Burçak Kurt'a çok teşekkür ederim.

BPS ilginizi çektiyse iletişim bilgileri:
info@bpsbalancestudios.com.tr

Tel 0232 421 70 77- 0542 785 92 05
Adres Kültür Mah. Atatürk Cad. No: 192 D.2 1. Kordon Alsancak/İzmir

4 Ocak 2015 Pazar

Redmond İle Kremalı Sebze Çorbası


Geçtiğimiz günlerde İzmir'de Redmond'un yemek bloggerları için çok özel bir etkinliği oldu: Cook with Redmond. Redmond ile çok güzel yemeklerin yapıldığı ve tadıldığı bu etkinliğe ne yazık ki ben katılamadım. Buna rağmen firma, bu deneyimi kendi mutfağımda yaşamam için Redmond çok fonksiyonlu pişiriciyi bana gönderdi. Bu nezaketleri için tüm Redmond ailesine ve Filiz Çatalkaya Orhan'a teşekkür ederim.

Yeni mutfak aletlerine meraklı biri olarak Redmond'u kullanmaktan çok heyecan duydum. Hemen kullanım kitapçığına baktığımda bu pişirici ile tencere yemeklerinin yanı sıra fırın yemeklerini yapabileceğimi, buharda pişirme ve kızartma özelliklerini, reçel, yoğurt, ekmek gibi hassas tarifleri de hazırlayabileceğimi gördüm.

Redmond ile ilk denemem bir sebze çorbası oldu. Tarifini Redmond'un tarif kitabından aldım. Yeni yılın ilk tarifi de bu sağlıklı ve lezzetli çorba olsun istedim. Umarım siz de dener ve seversiniz.



Malzemeler

  • 300 gr brokoli (küçük boy brokolinin yarısı kadar)
  • 300 gr karnabahar (küçük boy karnıbaharın yarısı kadar)
  • 200 gr patates (2 küçük boy ya da bir orta boy)
  • 200 gr havuc (1,5 adet kadar orta boy)
  • 100 gr krema (yarım kutu)
  • Tuz
  • Baharat
  • 1,5 lt su

Yapılışı
  • Sebzeleri hazırlayın, yıkayıp iri parçalar halinde doğrayın Redmond çok amaçlı pişiriciye alın, üzerine tuz ve suyu ekleyin kapağını kapatın.
  • Menüden soup ayarına getirin ve 1 saat pişirin.
  • Pişme süresinin sonunda başka bir kaba alın blendırdan geçirip püre haline getirin, içine baharat ve kremayı ekleyip karıştırın.

Notlar

  • Redmond pişiriciniz yoksa normal ya da düdüklü tencerede haşlama işlemini yaparak tarifi uygulayabilirsiniz.
  • Çorbanızın taneli olmasını isterseniz sebzeleri çok minik doğrayıp blendırdan geçirmeden yapabilirsiniz.
  • Damak tadınıza göre krema miktarını arttırabilir ya da azaltabilirsiniz
  • Bu ölçülerle 6-8 kişilik çorba çıkıyor, ölçüleri kendinize göre ayarlayabilirsiniz.