13 Ekim 2016 Perşembe

Laktozsuz Süt ve Laktozsuz Ürünler Hakkında Her Şey

240x200-20161310022141383.png

Laktoz nedir?
Süt ve süt ürünlerinin içinde bulunan doğal süt şekeridir.
Laktoz intoleransı nedir? 
Laktozun sindirilmesi için laktaz enzimi gerekir. Eğer vücutta yeterli miktarda laktaz enzimi bulunmuyorsa, laktoz intoleransı var demektir.
Laktoz İntolerans belirtileri nelerdir?
Laktoz intoleransı sütün içindeki laktozun sindirilemediği durumlarda ortaya çıkar. Süt içince karın şişkinliği, karın ağrısı, gaz, mide bulantısı görülebilir. Bu tarz sorunlarınız varsa süt ve süt ürünleri tüketmekten vazgeçmek yerine Laktozsuz Süt’ü tüketebilirsiniz. Belirtilerin şiddeti tüketilen laktoza ve kişinin ne kadar laktozu tolere edebildiğine göre değişir. Belirtiler süt ve sütlü ürünlerin tüketimini takiben yarım saat ile 2 saat arası sonrasında kendini göstermeye başlar. Süt içerdiği kalsiyum, protein, yağlar, vitaminler ve mineraller açısından temel besin gruplarındandır.
Yaşam boyu sağlıklı olmak için her yaş döneminde ihtiyacınız olan türde ve miktarda süt içmeniz gerekmektedir.
Laktoz intoleransınız varsa ne yapabilirsiniz?
Laktozu azaltılmış veya laktozsuz süt ve süt ürünleri tüketebilirsiniz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt nasıl üretilir?
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt, sütün içindeki laktozun laktaz enzimi ile parçalanması sonucu elde edilir. Laktaz enzimi katkı maddesi ya da koruyucu değildir. Ürünün prosesi sırasında görevini yerine getirip, son aşamada aktivitesini yitirerek ürünün içerisinde kalmaz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt neden daha tatlıdır?
Laktozun glikoz ve galaktoza parçalanması nedeniyle, standart süt ve yoğurttan daha tatlı hissedilen ürünlerdir. Hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez.
Laktozsuz süt sizin için uygun mu?
Laktozsuz süt, sütteki laktozu sindiremeyen ve süt içince şişkinlik, ağrı, gaz ve bulantı sıkıntılarını yaşadığı için süt tüketemeyen kişilerin rahat şekilde süt içmelerini ve sütün besin değerlerinden faydalanmalarını sağlamaya yardımcı olur.
Neden Laktozsuz Yoğurt tüketmelisiniz?
Laktozsuz Yoğurt, laktoz intoleransına karşı hem sağlık faydası sağlamakta, hem de tatlılık derecesinin yüksek hissedilmesi nedeniyle şeker kullanılması gereken ürünlerde şeker azaltmaya imkan tanımaktadır. Bu nedenle ara öğün olarak sade ya da müsli karışımı gibi bir alternatifle tüketilmeye çok uygundur, hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez. Ayrıca, 100 g laktozsuz yoğurt günlük kalsiyum ihtiyacının %23’ünü karşılamaktadır.
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin zararı var mıdır?
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin hiçbir zararı bulunmamaktadır.
Pınar Denge Laktozsuz Süt ve Yoğurt hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

İzmir Aroma Festivali



Son zamanlarda İzmir’de yeme içme kültürüne dair güzel şeyler oluyor. Yeme içme eylemini bir ihtiyaçtan öte sanat gibi gören, yaşamın, kültürün bir parçası olarak algılayan, bu konuda çalışan, okuyan, yazan, dinleyen insanlar olduğunu bilmek sevindirici. Güzel İzmir’de artık mutfak kültürü ile ilgili sempozyumlar, paneller, fuarlar, festivaller daha sık karşımıza çıkıyor. Bunlardan bir tanesi de geçtiğimiz günlerde düzenlenen Aroma Festivali’ydi.



İzmir’in ilk kahve ve çikolata festivali olma özelliğini taşıyan Aroma Festivali 23-25 Eylül tarihleri arasında Alsancak Tren Garı’nda gerçekleşti. Günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan kahve ve kahvenin en iyi arkadaşı çikolata bir arada olunca festivalde keyifli bir ortam olması kaçınılmazdı. Aroma Festivali bu mükemmel ikiliyi temsil eden markaları festivalde bir araya getirerek katılımcılara lezzet dolu üç gün geçirmelerini sağladı.



Lego Medya’nın organize ettiği festivalde geleneksel ve yeni nesil kahve kültürü söyleşiler, sergiler, workshoplar ve diğer etkinliklerle ön plana çıkarılırken gün boyu devam eden canlı müzik ve kahve tadımları ile katılımcılar kahve ve müziğe doydu. Festivalde ayrıca kahve markaları, zincir kahveciler, yeni nesil kahve mekanlarının stantlarında kahve ve çay çeşitleri ile birlikte çikolata, kek, macaron, cupcake, waffle gibi ürünler sunuldu. Bununla birlikte festivalde çikolatanın kahvenin yanında geri planda kaldığını ve çok az stantta temsil edildiğini de söylemeden geçemeyeceğim. Bunlar dışında çanta, defter, anahtarlık gibi bazı tasarım ürünlerin satışı da söz konusuydu. Firmalar tadım ve satışın yanı sıra tanıtım, bilgilendirme, çekiliş gibi aktivitelerle ziyaretçilerine ulaşmış oldu. Festivalin en keyifli taraflarından bir tanesi de gün boyunca devam eden latin jazz canlı müzik performansıydı. Ayrıca kahve süsleme sanatı, kahve demleme teknikleri gibi çeşitli konularda workshoplar ile geleneksel Türk sanatları, fotoğraf, resim sergileri festivali renklendirdi. Kahve ile yapılan resimlerin yer aldığı sergi oldukça farklı ve ilgi çekiciydi. Festivalin ana sponsoru Fiat 500 ile test sürüşü, similatör tırı ve grafiti sanatçılarının çalışmaları festivalde rağbet gören diğer aktivitelerdi.








Aroma Festivali sayesinde İzmirliler üç gün boyunca “kahve ve çikolatanın büyüsüne” kapıldı. Festivalin eksikleri yok muydu, elbette vardı. Bunların ilk etkinlik için kaçınılmaz olduğunu düşünüyor ve İzmir’imizde bu tarz etkinliklerin hem nitelik hem nicelik olarak artmasını diliyoruz.



Günün detaylarını youtube videomdan izleyebilirsiniz.

9 Ekim 2016 Pazar

Komposto Ev Yemekleri - Kemeraltı





Komposto, İzmir Kemeraltı'nda Kızlarağası Hanı'nın orada tarihi bir binada yeni açılmış çok hoş bir restoran. Izgaradan mantıya, çorbadan kompostaya Türk mutfağının, özellikle Ege mutfağının güzel örneklerini sunuyor. Mevsime göre yenilenen menüsünde her gün farklı seçenekler bulabiliyorsunuz.

En zengin çeşitleri bulabileceğiniz saatler öğle yemeği zamanı.





Biz de Komposto'yu Şehirde Gezinti ile birlikte öğle saatlerinde ziyaret ettik. Öncelikle restore ettikleri binanın tarihi havası ve çalan zevkli müziklerle çok hoş bir ortam oluşturduklarını belirtmeliyim.


Zeytinyağlı büfesi zengin, her damak tadına hitap edebilecek seçenekler mevcut. Bizim gittiğimiz günün zeytinyağlı ve salata  seçenekleri arasında zeytinyağlı fasulye, zeytinyağlı pırasa, Girit kabağı, makarna salatası, yoğurtlu semizotu, patlıcan pane, şakşuka, börülce salatası, havuç kavurma, brokoli salatası, kısır, patates köftesi vardı.



Ara sıcak ve ana yemek olarak ise kadınbudu köfte, sebzeli köfte, meksikan tavuk, beşamelli ıspanaklı tavuk, Arnavut ciğeri bulunuyordu. Tabi yanında pilav ve makarna çeşitleri ile. Bu yemekleri tercih etmek istemezseniz menülerinde her gün bulunan ızgara tavuk, köfte, antrikot ya da dürüm çeşitlerini de seçebilirsiniz.


Zeytinyağlılarda 3 çeşit 15, 5 çeşit 18, 7 çeşit 20 tl olarak ücretlendirilmiş. Izgara çeşitleri ise 15-27 tl arası. Zeytinyağlı çeşitlerinin çoğunu denedik, özellikle Girit kabağı, havuç kavurması favorilerim oldu. Ana yemekte ise ıspanaklı tavuk oldukça lezzetliydi. Izgara çeşitlerini deneme fırsatım olmadı. Bir de menülerine yeni ekledikleri erikli et soteyi merak ediyorum, giderseniz benim yerime tadabilirsiniz.


Yüzde yüz dana eti ile hazırlanan süzme yoğurt, tereyağ ve domates sos ile zenginleştirilen mantısı da denemeye değer. Tabii evde yapılanın yerini tutmaz ama dışarıda yediklerimizle kıyaslayınca oldukça lezzetliydi. 

Bu güzel lezzetlere eşlik edecek iki komposto çeşidi vardı o gün: elma ve vişne. Şimdilerde komposto çeşitlerini arttırdıklarını görüyorum instagram sayfalarında. Ayrıca içecek menülerinde kendi yaptıkları limonata ve ev yapımı ayran da bulunuyor. 


Tatlı menüleri de günlük değişebiliyor. Damla sakızlı muhallebi, şekerpare, kadayıflı muhallebi... Benim tercihim kadayıflı muhallebi oldu kıvamı ve lezzeti gayet iyi idi.

Komposto'nun tatlı ev sahipleri Murat Bey ve Pınar Hanıma nazik davetleri için çok teşekkür ederim.
Komposto'yu instagramda takip etmek isterseniz tık tık.


Mekanla ilgili kısa görüntülerden oluşan youtube videomu da buradan ya da youtube kanalımdan  izleyebilirsiniz.

5 Ekim 2016 Çarşamba

Blogumun 7. Yaşı ve Elmas Kurabiye




Dile kolay blog dünyasında 6 yılı geride bırakmışız... 7. yıla girerken her yıl olduğu gibi bu yıl da iyi ki blog yazmaya başlamışım diyorum. 7 yıl önce bugün kendime verdiğim en güzel doğum günü hediyesi. O zaman blogumun ve benim yaş günümüz kutlu olsun. 

1. yaşımızı Çikolatalı, Fındıklı, Armutlu Tart, 2. yaşımızı Vişne Soslu Muhallebili Pasta, 3. yaşımızı Sakızlı Rulo Pasta, 4. yaşımızı Yaban Mersinli Peykek, 5. yaşımızı Burma Baklava, 6. yaşımızı Portakallı Revani  ile kutlamıştık. 

Birlikte nice yıllara...

Bu yaşımı da epey zaman önce bir çay saati için hazırladığım ve çok beğenilen bu kurabiyelerle kutlamak istedim.



Malzemeler

  • 125 gr tereyağ
  • Yarım çay bardağı pudra şekeri
  • 1 yumurta sarısı
  • 2,5 yemek kaşığı kakao
  • Un (yaklaşık 1,5 su bardağı)
  • 1 paket vanilin
  • Yarım paket kabartma tozu

Üzerine

  • Yarım çay bardağı toz şeker
  • Nutella

Yapılışı
  • Oda sıcaklığındaki tereyağını şeker ve yumurta sarısı ile karıştırın.
  • Kakao, un, vanilin ve kabartma tozunu da bir süzgeçle eledikten sonra ekleyin yoğurun.
  • hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın, üzerini toz şekere bulayıp yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirin.
  • Kurabiyelerin ortasına bastırarak bir çukur oluşmasını sağlayın.
  • Önceden ısıtılmış fırında 170-180 derecede pişirin.
  • Kurabiyeler pişip soğuduktan sonra ortadaki çukur kısımları çay kaşığı yardımıyla nutella ile doldurun.

4 Ekim 2016 Salı

Sea Homes Restaurant Paşalimanı


Ünlü şef Murat Bozok’un Çeşme Paşalimanı’ndaki yeni mekanı Sea Homes temmuzda açıldı. Sea Homes Recidence içinde yer alan restoranın huzurlu ve nezih bir ortamı var. Mekan bünyesinde plaj ve havuz da barındırıyor. 80 kişilik kapasitesi olan restoran her gün 11.00-24.00 saatleri arasında hizmet veriyor.





Geçtiğimiz günlerde Şef Murat Bozok ve Gurme Haluk Özyavuz tarafından düzenlenen “2 Usta 1 Lezzetli Gece”de hem keyifli bir akşam geçirme hem de mekanı deneyimleme fırsatımız oldu.




İki usta bir araya gelince tam bir lezzet şölenine dönüşen akşamda biz neler yaptık, neler tattık? Önce havuz başında soğuk içeceklerimizle bu sakin ve güzel ortamın keyfini çıkarmaya başladık. Ardından Sea Homes’un recidence kısmını gezdik, terasta muhteşem bir manzara vardı.



Sonra sıra merakla beklediğimiz lezzetleri tatmaya geldi. Bir yandan Murat Şef ve Haluk Beyin keyifli sohbetini dinlerken diğer yandan menüden seçilen lezzetleri deneyimleye başladık. Sea Homes Restoran’ın öğle ve akşam yemeği için ayrı menüleri var. Her iki menü de Ege ve Akdeniz mutfağı ağırlıklı. 





Menü için  yaza uygun hafif yemekler seçilmiş. Önce meze ve zeytinyağlı çeşitleri geldi masamıza, neler yoktu ki.. Anasonlu enginar, vişne kurulu fasulye, tarçınlı barbunya, patlıcan salatası, zeytinyağlı bamya, Girit ezmesi, naneli humus, dolmalık fıstıklı fava. İsimlerinden de anlaşılacağı gibi klasik lezzetlere ufak dokunuşlarla farkı yakalamış Murat Şef.







Meze ve zeytinyağlıların arkasından çok özel iki salata çeşidi vardı: Ayvalık Salatası ve Paşalimanı Salatası. Ayvalık salatasının içinde roka, lor, vişne, ceviz ve yeşil elma kullanılmıştı, hepsinin uyumu mükemmeldi. Paşalimanı salatasında ise Ege otları ile birlikte taze soğan, maydanoz, nane, salatalık ve Çanakkale domatesi vardı. Bu lezzetler insana ne kadar şanslı bir coğrafyada yaşadığını da düşündürüyor.




Yavaş yavaş ana yemeklerin tadımına doğru yaklaşırken pide ve pizza çeşitleri ile devam ettik. Çanakakle Domatesli Margharita Pizza, İsli Kurutulmuş Etli ve Pastırmalı Pizza ve Tandırlı Kuşbaşı Pide denediğimiz lezzetler arasındaydı. Odun fırınında pişen pizza ve pideleri bence menüdeki iddialı lezzetlerden.



Restoranın ana yemek menüsüne baktığımızda çok fazla seçenek yok gibi görünüyor. Ama köfte, et, tavuk, balık gibi geniş bir yelpazesi olduğundan damak tadınıza uyacak bir tercih yapmanız mümkün. Biz ana yemeklerden tahinli piyazla sunulan hellimli köfteyi, Antakya usulü güveçte tepsi eti, asma yaprağı ve humus dolgulu tavuk sarmayı tattık. Benim favorim tavuk sarma oldu.



Sea Homes’un bu güzel yemeklere eşlik edecek zengin bir şarap menüsü de mevcut. Türk ve dünya şaraplarından seçkin örneklerin yer aldığı menüde yerel butik üreticilerin lezzetlerine de yer verilmiş.



Ve tabii ki sonunda sıra tatlıya geldi. Mohitolu parfe ve farklı bir yorumla creme brulee denedik. Mesir macunlu creme brulee, kavunlu ve rakılı dondurma ile birlikte servis edildi. Dondurmaların hazır değil, kendi yapımları olması da dikkate değerdi.



Yeni dokunuşlarla lezzet bulan bu menüyü hoş bir yaz akşamında deneyimlemek çok keyif vericiydi. Bu özel akşam için Şef Murat Bozok ve Gurme Haluk Özyavuz’a çok teşekkürler... Siz de yeni açılmış olmasına rağmen Paşalimanı ve Çeşme’nin gözdesi olmaya aday Sea Homes’ta şef Murat Bozok’un eşsiz lezzetlerini eylül sonuna kadar deneyebilirsiniz.