16 Nisan 2017 Pazar

Çocuklarınızın Sağlıklı Gelişimine Tam Destek Çocuk Devam Sütü’nde!

Neden Çocuk Devam Sütü?
Çocuklar, büyüme ve gelişimlerinin büyük bölümünü 1-4 yaşları arasında tamamlarlar. Yiyeceği yemekler konusunda çok seçici olabileceği bu yaşlarda çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimi için zengin ve doğal içerikli gıdalarla beslenmesi gerekir. Güçlü bir bağışıklık sistemi de bu fiziksel ve zihinsel gelişimi taşıyan vücudu mikroplara karşı koruyarak, büyümede çok önemli bir görev üstlenmektedir.


Neden Pınar Çocuk Devam Sütü?
Çocuklar, fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra bağışıklık sistemlerini güçlendirecek besin ihtiyaçlarının önemli bir kısmını sütten alabilir. Çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişiminin ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ona süt içirebilirsiniz.
1 yaşından büyük çocuklarınızın fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişimini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini desteklemek için, saf süte prebiyotik lifler, vitamin ve mineraller ilave edilerek geliştirilen Pınar Çocuk Devam Sütünü güvenle içirebilirsiniz. Pınar Çocuk Devam Sütleri B12, Çinko ve Kalsiyum kaynağıdır.
Altı aydan büyük bebeklerinize ise onların 6-12 aylık dönemlerinde ihtiyaçları olan vitaminlerive mineralleri karşılayacak şekilde geliştirilmiş Pınar İlk Adım Devam Sütü’nü verebilirsiniz.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

5 Nisan 2017 Çarşamba

Meyveli Kup


Çay davetimde benim en sevdiğim tariflerden biri de bu kuplar oldu. Hem hazırlaması kolay, hem de hafif ve lezzetli. Dilediğiniz malzemelerle her seferinde farklı tatlar yakalamanız da mümkün.

Malzemeler
  • Yarım paket sevdiğiniz bir çeşit bisküvi ya da kurabiye (ben fındıklı bizküvi kullandım)
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 2 yemek kaşığı un  (tepeleme)
  • 2 yemek kaşığı nişasta (tepeleme)
  • 1 litre süt
  • 1 kutu krema
  • 1 limon rendesi
  • 1 kase çilek (donmuş kullandım)
  • 1 adet muz
  • 1 adet ayıklanmış nar
  • 4-5 yemek kaşığı toz hale getirilmiş pötibör
Yapılışı
  • Muhallebisi için şeker, un, nişasta ve sütü ocağa alın karıştırarak kıvam alana kadar pişirin.
  • Muhallebi kaynadıktan sonra ocağı kapatın içine krema ve limon kabuğu rendesini ekleyip karıştırın.
  • servis için kullanacağınız kupun tabanına biskivileri 2-3 parçaya bölüp yerleştirin, üzerine muhallebi, onun üzerine doğranmış meyve ve tekrar muhallebi ekleyin.
  • Muhallebi soğuduktan sonra üzerini toz bisküvi ve nar taneleri ile süsleyin.
  • Tercihen bir gece dolapta dinlendirdikten sonra servis edin.

3 Nisan 2017 Pazartesi

Ayvalı Kurabiye


Çay davetimde yer verdiğim tariflerden biri de bu kurabiyelerdi .Klasik elmalı kurabiye tarifinde elma rendesi yerine ayva rendesi kullandım. Siz hangisini tercih ederseniz :)

Malzemeler
  • 1 yumurta (akı hamura sarısı üzerine)
  • 1 çay bardağı şeker
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • Yarım paket margarin (yumuşak)
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilin
  • Aldığı kadar un
Üzerine
  • Yumurta sarısı
İç harcı
  • 1 adet ayva
  • 2-3 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • Yarım çay bardağı su
Yapılışı
  • İç harcı için ayvayı rendeleyin, şeker, su ve tarçını ekleyerek yumuşayana ve suyu çekene kadar pişirin.
  • Hamur için sırasıyla tüm malzemeleri ekleyerek orta yumuşaklıkta bir hamur elde edin.
  • Yarım saat kadar buzdolabında bekletin.
  • Ardından hamuru bezelere ayırın, yuvarlak olarak açın harcı ortasına koyup yuvarlayın ve ay şekli verin.
  • Bu ölçülerle 20-22 adet kurabiye çıkıyor.

31 Mart 2017 Cuma

Havuçlu Kek


Çay saatimdeki sevilen tariflerden bir tanesi de havuçlu kekti. Islak keki andıran dokusu ve cevizin, tarçının kattığı aroma ile tam bir kış keki. Denediğnizde eminim çok seveceksiniz.

Malzemeler
  • 4 yumurta
  • 1 su bardağı şeker  (tatlı seviyorsanız 1,5)
  • 1 bardak +2 parmak zeytinyağı
  • 3 su bardağı rendelenmiş havuç
  • Yarım su bardağı kavrulmuş ceviz
  • 2 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • Bir tutam tuz
  • 1,5 su bardağı un
Yapılışı
  • Yumurta ve şekeri köpük köpük olana kadar çırpın.
  • Ardından zeytinyağını, rendelenmiş havuç ve cevizi ekleyin.
  • Traçın, kabartma tızu, karbonat, tuz, tarçın ve unu da ekleyerek karıştırın.
  • Yağlanmış kalıba dökün ve 180 derecede ısınmış fırında yaklaşık 40 dakika pişirin.

29 Mart 2017 Çarşamba

Mahlepli Tepsi Poğaçası


Çay saati için hazırladığım tariflerden biri de bu poğaçalardı. Hazırlanışının çok pratik olması dolayısıyla tercih ettim. Piştiği gün oldukça lezzetli, ertesi güne kalınca ise ısıtıp yemek gerek. Çay saatleri ya da kahvaltı için deneyebilirsiniz.

Malzemeler
  • 2 adet yumurta (bir tanesinin sarısı üzerine)
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 50 gr tereyağ
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 paket mahtepli kabartma tozu (Dr Oetker) 
  • Aldığı kadar un

İç malzeme
  • 1 kase tuzlu lor
  • Yarım demet maydanoz

Üzerine
  • Yumurta sarısı
  • Çörek otu
  • Susam
Yapılışı
  • Yumurta, zeytinyağ, erimiş tereyağ, yoğurt ve sirkeyi karıştırın.
  • Ardından tuz, kabartma tozu ve unu ekleyip yoğurun.
  • Orta yumuşaklıkta bir hamur elde edin ve ikiye ayırın.
  • Bir tanesini kullanacağınız kalıbın tabanına göre açın, ara kata iç malzemeyi dökün. Üstüne açtığınız diğer hamuru kapatın, kenarları parmağınızla hafifçe bastırarak yapıştırın.
  • Dilim dilim kesin, üzerine su ile biraz incelttiğiniz yumurta sarısını sürün, susam ve çörek otu serpin.
  • Önceden ısıtılmış 200 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin.

27 Mart 2017 Pazartesi

Kıymalı Karnıyarık Böreği


Çay davetim için börek düşünürken eskiden çok sık yaptığım ama blogumda tarifini yazmadığım bu börek aklıma geldi. Basit ve güzel görünen bir börek olduğu için de yer vermek istedim. Çay davetleri ya da kahvaltı için deneyebilirsiniz.

Malzemeler
  • 4 adet yufka
  • Yarım su bardağı su
  • Yarım su bardağı zeytinyağı

İç harcı
  • 350-400 gr kıyma
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 adet soğan
  • Tuz
  • Karabiber
  • Kimyon
  • 4-5 dal maydanoz
Üzerine
  • 1 adet yumurta sarısı
  • 5-6 adet çeri domates
  • 1-2 adet yeşil biber
Yapılışı
  • Zeytinyağını tavaya alın, yemeklik doğradığınız soğanı ekleyip kavurun ardından kıymayı ekleyip suyunu salıp çekene kadar kavurun.
  • Kavrulan kıymaya tuz ve baharat ekleyin, doğradığınız maydanozu katıp karıltırın.
  • Yufkayı tezgaha alın, üzerine fırça yardımıyla yağ ve su karışımından sürün.
  • Üzerine 2. yufkayı serin, tekrar yağ-su karışımını sürün. (su ve yağ karışımı böreği çıtır çıtır olmasını sağlıyor.)
  • Yufkayı sigara böreği yapar gibi 12 eşit parçaya bölün.
  • Her birine iç harçtan ekleyip sigara böreği sarar gibi sarın.
  • Pişireceğiniz tepsiye alın üzerine biraz su ile incelttiğiniz yumurta sarısını sürün. ortasından çizin.
  • Ortasından çizdiğiniz yerlere ufak dilimler halinde kestiğiniz domates ve biber dilimlerini yerleştirin.
  • 200 derecede önceden ısınmış fırında kızarana kadar pişirin.
  • Sıcak olarak servis edin.

20 Mart 2017 Pazartesi

Dönerci Vedat Usta - Altındağ





Bugün iş yerimdeki gizli gurme arkadaşlarım @yilmazozkayaa ve @mykaral sayesinde @donercivedatusta yı keşfettim. Uzun zamandır bu kadar güzel ve gerçek bir döner yememiştim. Döner biftek ve bonfile et ile hazırlanıp odun ateşinde pişiriliyor. Güzel olmaması mümkün değil. İncecik de kesilmiş. Standart tek dönerde yağlı tandır lavaşı üzerinde 200 gr et servis ediliyor.




Ortaya mevsim salatası ve sumaklı soğan ikramları var. Bakır tastaki yayık ayranı hem sunum hem lezzet açısından başarılı. 

Kıbrıs Tatlısı


Altı kek üzeri muhallebiden oluşan Kıbrıs tatlısı çok hafif...


Öğle saatlerinde mekan çok yoğun ve sıkışık, oturabilmek için biraz beklemek gerekiyor. Öğleden sonra ise yoğunluğa göre 14.00-15.00 civarı döner bitiyor. Fiyatlar alıştığınız dönercilere oranla yüksek ama gerçek et yediğinizi düşünürseniz verdiğinize değiyor.

Adres: 
Dönerci Vedat Usta
Tel: 0232 4584184
KEMALPASA CAD. NO. 146/A ALTINDAG

17 Mart 2017 Cuma

Yoğurtlu Arpa Şehriye Salatası


Çay davetimde ikram ettiğim bir diğer salata çeşidi de yoğurtlu arpa şehriye salatasıydı. Daha önce yoğurt kullanmadan benzer bir salata hazırlamıştım. Tavuklu Arpa Şehriye Salatası ve Arpa Şehriye Salatası tariflerime de bakabilirsiniz. Bu kez biraz da makarna salatasından ilham alarak garnitürlü ve yoğurtlu hazırladım. Özellikle çocukların çok sevdiği bir lezzet oldu.

Malzemeler

  • Yarım paket arpa şehriye
  • 1 kavanoz garnitür (ben hazır kullandım, kendiniz de haşlayabilirsiniz)
  • 400 gr süzme yoğurt
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 8-10 adet kornişon turşu
  • Tuz
  • 3-4 yemek kaşığı mısır
  • Birkaç dal dereotu

Yapılışı

  • Arpa şehriyeyi yumuşayana kadar haşlayıp süzün.
  • Soğuduktan sonra üzerine garnitürü ve salatalık turşusunu ekleyin.
  • Süzme yoğurda tuz ve zeytinyağ ilave edip salataya ekleyin ve karıştırın.
  • Üzerini mısır ve dereotu ile süsleyip servis yapın.

13 Mart 2017 Pazartesi

Şalgamlı Bulgur Salatası



Çay davetimdeki tarifleri paylaşmaya devam ediyorum. Kısır çay saatlerinin vazgeçilmez lezzeti. Bu kez şalgamla hazırlayarak kısır ya da bulgur salatası diyebileceğimiz bu lezzete bir farklılık katmış olduk. Hem rengi hem görüntüsü ile çok sevildi. Mutlaka denemenizi öneririm. Ben tarifi Mutfak Sırları blogundan aldım.

Malzemeler
  • 1 su bardağı pilavlık bulgur (ben orta büyüklükte bulgur kullandım)
  • 2 su bardağı şalgam suyu
  • Yarım demet maydanoz
  • Yarım demet dereotu
  • 1 -2 adet yeşil soğan
  • Yarım su bardağı haşlanmış mısır
  • 7-8 adet kornişon turşusu
  • 1-2 yemek kaşığı nar tanesi (isteğe bağlı)
Sosu
  • 1 adet limon suyu
  • 4-5 yemek kaşığı zeytinyağ
  • Tuz

Yapılışı

  • Bulgur ve şalgam suyunu bir tencereye alın ve kapağı kapalı olarak suyunu çekene kadar pişirin.
  • Bulgur demlenip soğurken yeşillikleri ve turşuyu doğrayın.
  • Bulgur, yeşillikler, mısır ve narı ekleyip karıştırın.
  • Servise yakın sos malzemelerini de ekleyip tekrar karıştırın.

8 Mart 2017 Çarşamba

Kinoalı Tavuklu Ispanak Salatası



Çay davetimdeki tarifleri sırayla yazmaya başlıyorum. Biz çay saatlerinde hamur işlerinden çok salatalara ağırlık vemeyi seviyoruz. Hem hafif ve lezzetli hem de hazırlaması kolay. Bu salata da çok lezzetli olmuştu, mutlaka denemenizi tavsiye ederim.

Malzemeler
  • 400 gr civarından bebek ıspanak
  • 3-4 dal dereotu
  • 1 adet yeşil soğan
  • 2-3 adet közlenmiş kırmızı biber
  • 2 adet haşlanmış tavuk but
  • !/3 su bardağı beyaz kinoa (Yayla marka kullandım)
  • 2-3 yemek kaşığı haşlanmış mısır
  • 2-3 yemek kaşığı nar tanesi
Sos
  • 1 limon suyu
  • Yarım su  bardağı kadar zeytinyağı
  • Tuz

Yapılışı
  • Tavukları haşlayıp didikleyin.
  • Ispanakların sap kısımlarını ayırın yaprak kısımlarını yıkayıp kurutun, biraz küçültün.
  • Ispanakların üzerine dereotu ve yeşil soğanı doğrayın. 
  • Servis yapacağınız kaseye yeşillikleri alın, doğranmış kırmızı biberi, tavuğu, mısır ve nar tanelerini ekleyin.
  • En son haşlanmış kinoayı ekleyin. (kinoayı ilk kez kullanıyorum, paketin üzerinde acı tadının çıkması için alkali suda bekletin diyordu. Ben çay kaşığının ucu ile karbonat eklediğim suda yarım saat beklettim. Daha sonra süzdüm üzerine tekrar su ekleyip 5 dk kadar pişirmek yeterli oldu)
  • Sos malzemelerini çırpın ve servisten hemen önce üzerine döküp karıştırın.

6 Mart 2017 Pazartesi

Çay Saati 7


Hafta sonları sevdiklerimle çay masası etrafında toplanmayı çok seviyoruz. Güzel lezzetler, keyifli sohbetler eşliğinde zaman nasıl geçiyor anlaşılmıyor. Misafirlerim için hazırladığım çay saati menüsünü sizlere de fikir olması açısından paylaşacağım. Şu anda hiçbirinin blogda tarifi yok çünkü ben misafirlerim için yeni tatlar denemeye bayılıyorum. Blog arşivim için de faydalı oluyor. Sırayla bütün tarifleri buraya ekleyeceğim.

Kinoalı Tavuklu Ispanak Salatası

Şalgamlı Bulgur Salatası

Yoğurtlu Arpa Şehriye Salatası

Kuru Domatesli Ispanak Salatası (misaifirm hazırlayıp getirmiş)

Kıymalı Karnıyarık Böreği


Mahlepli Tepsi Poğaçası

Havuçlu Kek

Ayvalı Kurabiye

Meyveli Kup

28 Şubat 2017 Salı

İpek Hanımın Çiftliği - Nazilli



İpek Hanımın çiftliğini basından mutlaka duymuşsunuzdur. Kurucusu Pınar Kaftancıoğlu İstanbul'daki hayattan bunalıp Ege'ye kaçmış birisi. Çiftliğinde önce kendisi için üretmeye başlamış, daha sonra bu ürünlerin daha çok insana ulaşmasını isteyerek İpek Hanım Çiftliği markası ile satışa da geçmiş. Biz de bir grup blogger arkadaşımızla geçtiğimiz bahar ayında İpek Hanımın daveti üzerine burayı ziyarete gitmiştik. Ben ancak fırsat bulup sizlerle bu yazımda fotoğrafları ve çiftlikten detayları paylaşabiliyorum.






İpek Hanımın çiftliği Aydın'ın güzel ilçesi Nazilli'de Ocaklı köyünde geniş bir alan üzerine kurulu. Biz güne buradaki doğal ürünlerle hazırlanan güzel bir kahvaltı ile başladık. Kahvaltıda neler yoktu ki? Taratorlu mantardan keşkeğe, sarmadan gözlemeye... Ekşi maya köy ekmeği, lezzetli kahvaltılıkları saymaya gerek yok. Mis gibi tarhana çorbası.. Bu doğal ve ev yapımı ürünlerle hazırlanan kahvaltıya doyum olmuyor tabi.

Ardından çiftliği gezmeye başladık. Ürünlerin paketleme yapılıp kargoya hazır hale getirildiği kısmı gördük, son derece düzenliydi. Ardından mandıra kısmına geçtik. Sonra pastane kısmını, ardından sabunhaneyi gördük. 







Bu gezinin ardından Yaylapınar köyüne çıktık, çıktık diyorum çünkü yüksek bir noktada. Burada çiftliğe ait üç odalı bir ev bulunuyor. Konaklama imkanı da mevcut. Tabi yer bulabilirseniz. Yaz sıcaklarında o serin köy evinde temiz havada uyuyup uyanmak eminim çok keyifli olurdu. 




Yayla evinde kahvemizi içtikten sonra ineklerin büyükbaş hayvanların yetiştirildiği kısma gittik.

Fotoğraf ve videoda gördüğünüz ürünleri satın almanız mümkün.  ipekhanim@ipekhanim.com adresine mail atarak mail listesine abone olabilir, buradan aldığınız listeye göre istediklerinizin siparişlerini verebilirsiniz.

Tüm günü temiz havada dolaşarak ve doğal ürünler tadarak geçirdikten sonra çiftlikten kendi mutfağımız için de alışveriş yaparak evlerimize döndük. Bu keyifli gün için bizi davet eden İpek Hanıma ve organizasyonu gerçekleştiren Lezzet Dansı blogu yazarı Sibel Duran arkadaşımıza teşekkür ederim.

Güne dair kısa bir video ise youtube kanalımda.




20 Şubat 2017 Pazartesi

Portakallı Lor Kurabiyesi



Her ne kadar değişik tarifler denesem de anne tariflerinin yeri başkadır bende. Bu kurabiyeler de anne tariflerinden biri. Geçtiğimiz günlerde sohbet ederken sevgili Sezen, annesinin lor kurabiyesinin çok güzel olduğundan bahsetmişti. Hemen tarif istedim baktım anneminki ile çok benzer. Ben de margarini çıkarıp tereyağ ekledim, bir de portakal kabuğu rendesi, şeker miktarını azalttım, kendi kurabiye tarifim çıktı ortaya. Siz de deneyip beğenirsiniz umarım.




Malzemeler
  • 3 yumurta (birinin beyazı üzerine)
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 400 gr lor peyniri
  • 50 gr tereyağı
  • Yarım su bardağı zeytinyağı
  • 1 portakal kabuğu rendesi
  • 1 paket kabartma tozu
  • Un (aldığı kadar)
Üzerine
  1. Yumurta akı ve toz şeker

Yapılışı

  • Yumurta, şeker, lor, tereyağ ve zeytinyağ malzemeler pürüzsüz hale gelene kadar çırpılır.
  • Ardından portakal kabuğu rendesi, un ve kabartma tozu eklenir.
  • Ele yapışmayan ama sert de olmayan bir hamur elde ettikten sonra ceviz büyüklüğünde yuvarlaklar yapılır. (İsteyen büyük de yapabilir tabi :))
  • Kurabiyeler önce yumurta akına daha sonra şekere batırılıp tepsiye dizilir.
  • 170 derecede hafif pembeleşene kadar pişirilir. Pişme süresi fırınınıza göre değişeceğinden süre vermiyorum.
  • Bu ölçülerle yaklaşık 30 adet kurabiye çıkıyor.

16 Şubat 2017 Perşembe

Eskişehir Gezisi



Son yılların en popüler destinasyonlarından olan Eskişehir, Anadolu’nun güzel şehirlerinden bir tanesi. Şehirde iki üniversite olması dolayısıyla genç nüfus fazla, bu yüzden Eskişehir’de günün her saati canlı bir hayat var. Her yerde cıvıl cıvıl, şirin kafeler, renkli dükkânlar, gülümseyen insanlar görebilirsiniz. Gelişmiş belediyecilik anlayışı ile yaşanası şehirlerden biri Eskişehir. Huzur dolu parkları, çeşit çeşit müzeler, lezzetli yöresel yemekleri ve daha pek çok güzellikleri ile bu şehri sevmemek mümkün değil. Ben farklı zamanlarda Eskişehir’e iki kez gittim, her gittiğimde farklı yerler keşfettim. Şehri gezmek için 2-3 gün ayırmanızı öneririm.




Hafta sonu şehir çok kalabalık oluyor, hızlı trenle ulaşım rahat, sanırım kalabalıkta bu da etkili. Yoğunluk dolayısıyla özellikle müze girişlerinde ya da bilindik restoranlarda çok sıra beklemek gerekebiliyor. İmkanınız varsa seyahatinizi hafta içine denk getirmeniz iyi olacaktır. Eskişehir’de gezilecek yerlerin çoğu birbirine yürüme mesafesinde, ayrıca tramvay ile pek çok noktaya ulaşım kolay. Bu sebeple arabasız olsanız da Eskişehir’de rahatlıkla gezebilirsiniz.
NE YAPILIR?






Odunpazarı
Eski bir yerleşim alanı olan Odunpazarı’ndaki eski evler restore edilerek turistlerin ilgisini çekecek bir hale getirilmiş. Osmanlı mimarisini yansıtan bu evlerin bir kısmı hala konut olarak kullanılmakta. Bir kısmı ise günümüzde cafe restoran, butik otel gibi işletmelere dönüşmüş. Restore edilen evlerin bulunduğu dar sokaklarda dolaşmak hayli keyifli, buradaki evlerin hepsi birbirinden güzel. İki katlı ve cumbalı evler arasında yürürken adeta tarihte bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Evler, fotoğraf tutkunları için de güzel malzeme sunuyor.
Bu bölgede gezilecekler yerler arasında Kurşunlu Camii ve Külliyesi, Lületaşı Müzesi, Atlıhan El Sanatları Merkezi, Cam Sanatları Müzesi, Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi, Osmanlı Evi, Cumhuriyet Tarihi Müzesi, Karikatür Müzesi ve Şelale Park sayılabilir.




Kurşunlu Camii ve Külliyesi
Şehirdeki en eski yapılardan olan Kurşunlu Külliyesi Odunpazarı semtinde bulunuyor. Külliye, cami, medrese şadırvan, aşevi, kervansaray, sıbyan mektebi, imaret, şadırvan, tabhane bölümlerinden oluşuyor. Cami kısmı hizmete açık, diğer bölümler günümüzde El Sanatları Çarşısı, Lületaşı Müzesi, Cam Üfleme Atölyesi gibi turistik mekânlara dönüşmüş.




Lületaşı Müzesi
Kurşunlu Külliyesi içerisindeki özel bir bölümden oluşan müze çok büyük olmamakla birlikte ilgi çekici. Lüle taşından yapılmış 400 civarında objenin sergilendiği müze, alanında dünyadaki sayılı örneklerden. Hemen karşısında yer alan El Sanatları Merkezi’nde ise lületaşından yapılmış çeşitli objeler satışa sunuluyor. Burada ayrıca ebru ve hat sanatı ile hazırlanan ürünlerin yapılışını izleyebilir, satın alabilirsiniz. Müzeye giriş ücretsiz.




Cam Sanatları Müzesi
Odunpazarı’nda yer alan müzelerden bir tanesi de tarihi bir bina içerisinde yer alan ve iki kattan oluşan Cam Sanatları Müzesi. Alanındaki ilk müze olma özelliğine sahip müzede yerli ve yabancı pek çok sanatçıya ait camdan yapılmış eserler yer alıyor. Burası ziyaretçilerini önce girişindeki görkemli avize ile karşılıyor. Ardından müzedeki odaları dolaşmaya başladığınızda camdan yapılmış çok değişik ürünleri görme imkânınız oluyor. Üst kat ise Kent Belleği Müzesi. Burada Eskişehir’e ait çeşitli fotoğraf, resim, kartpostal ve çeşitli belgeler sergilenmekte.




Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi
Odunpazarı semtinde yer alan müze Odunpazarı’ndaki tarihi evlerden birinde 2013’te Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in çalışmaları sonucu açılmış. Türkiyede bir ilk olan müzede sanat, politika, spor, basın gibi çeşitli sahalardan 160 ünlünün balmumundan yapılmış heykeli sergileniyor. Müzede beş salon var: Birinci salonda Atatürk ve silah arkadaşlarına, ikinci salonda çeşitli sahalardaki ünlülere, üçüncü salonda tarihi kişilere, dördüncü salonda siyasetçilere, beşinci salonda ise Yılmaz Büyükerşen’e ait heykellere yer verilmiş. Ayrıca bir de hediyelik eşya satışı olan bir kısım bulunmakta. “Demokrasi”, “dünya liderleri gibi bazı bölümlerde yasak olmasına rağmen bazı bölümlerde ünlülere ait heykellerle fotoğraf çekilebiliyorsunuz. Fotoğraf çekmenin yasak olduğu kısımlarda ise profesyonel fotoğrafçıya çektirip çıkışta ücret karşılığında bu fotoğrafları alabiliyorsunuz. Müzeye giriş ücreti 5 tl. Müzeden elde edilen gelir çocukların eğitimi için kullanılıyor. Müze pazartesi hariç her gün ziyarete açık.
Osmanlı Evi
Odunpazarı’nda yer alan Osmanlı Evi, Atatürk’ün Eskişehir ziyaretinde kaldığı ev. Şu an müze-restoran olarak kullanılıyor. Klasik Osmanlı mimarisinin bir örneğini görmek, iç kısmını gezmek ya da restoran bölümünde yöresel yemekleri tatmak için gidebilirsiniz.
Karikatür Müzesi
Karikatür Müzesi, Odunpazarı bölgesindeki iki katlı bir evde hizmet veriyor. Yine alanında ilk olan müzede birçok ünlü karikatüristin eserlerinin yanı sıra karikatürle ilgili eserlerin bulunduğu bir kitaplık da var. Müzeden kitap, kartpostal ya da çeşitli hediyelik eşyalar da satın alınabiliyor.
Eti Arkeoloji Müzesi
Eti Arkeoloji Müzesi Eskişehir’in önemli müzelerinden bir tanesi. 1945’den itibaren arkeolojik çalışmalarda elde edilen ve çeşitli yerlerde korunan eserler 2010 yılında yeni binası ile açılan müzede sergilenmektedir. Müzenin en dikkat çekici taraflarından birisi şehrin sahip olduğu taşınmaz kültür varlıklarının tanıtılması amacını taşıyan dijital sergidir.




Demiryolları Müzesi
1998 yılında açılan Demiryolları Müzesi’nde demiryolu ile ilgili çeşitli objeler sergilenmektedir. Eskişehir Tren Garı binasının bulunduğu alanda yer alan müzede tarihe tanıklık eden pek çok materyal yer almaktadır. Girişi ücretsiz olan müze pazar ve pazartesi günleri dışında her gün ziyaret edilebilir.




Havacılık Parkı ve Tayyare Müzesi
Hava Kuvvetlerine ait eski uçakların sergilendiği bir açık hava müzesi. Parkın içinde yer alan kapalı müzede ise pilot giysileri, maket uçaklar gibi havacılıkla ilgili objeler bulunuyor. Müzeye giriş ücretsiz.




Devrim Arabası
Türkiye’nin ilk yerli otomobili olan Devrim arabası 1961’de devrin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel‘in talimatıyla yapılmış ama seri üretime geçilememiştir. Araba şimdi TÜLOMSAŞ’ın bahçesinde bir camekân içerisinde sergileniyor.
























Şelale Park
Şelale Park, şehri tepeden görebileceğiniz bir noktada yer alıyor. Manzaranın keyfini çıkarmak ve fotoğraf çekmek için ideal bir nokta. Park adını burada bulunan yapay şelaleden alıyor. İçerisinde bir şeyler yiyip içebileceğiniz bir cafe, yel değirmeni, Don Kişot ve Sanço Panço Heykelleri, mini amfi tiyatro, seyir terası, yürüyüş alanı, çocuklar için oyun parkı da mevcut.

























Kentpark

Türkiye’nin ilk yapay plajını da bünyesinde barındıran Kentpark, Eskişehir’in en güzel ve popüler parklarından biri. Denizi olmayan bir şehre ancak bu kadar güzel bir plaj yapılabilirdi...  Kentpark’ta yapay plaj dışında büyük bir yapay gölet, yüzme havuzları, at binme alanları, cafe ve restoran ve yürüyüş parkurları da bulunmakta. Kentpark Gerçekten görülmeye değer bir yer, Dinlenme, gezme ve fotoğraf çekimi için ideal bir alan. Şehrin her yeri olduğu gibi burası da çok temiz ve düzenli. Plaj kısmı hariç parka giriş ücretsiz.
























Sazova Parkı/Bilim Sanat Kültür Parkı
Sazova Parkı, Eskişehir-Kütayha yolu üzerinde yer alıyor. Burası için Eskişehir bir yana Türkiye’nin en büyük ve güzel parklarından denebilir. Park girişinde yer alan mini tren ile ücretsiz olarak parkın etrafını gezebilirsiniz. Masal şatosu, korsan evi, akvaryum, yapay gölet, amfi tiyatro gibi bölümleri olan geniş bir alana sahip. Özellikle masal şatosu ve korsan gemisi, masallardan fırlamış gibi görünen yapısı ile çocukların olduğu kadar büyüklerin de ilgisini çekiyor. Masal şatosunun içi belirli saatlerde gezilebiliyor. Korsan gemisinin içini ise cüzi bir ücretle gezebilirsiniz. Bunlar dışında Uzay Evi, Bilim Deney Merkezi, Eti Sualtı Dünyası parkın diğer ilgi çekici kısımları. Park, özellikle içerisinde yer alan etkinlik alanı ile çocuklu aileler için gün boyu keyifli vakit geçirilebilecek bir yer.




Haller Gençlik Merkezi
Eski meyve sebze halinin restore edilmesi ile ortaya çıkan çok hoş bir ambiyansa sahip bu mekanda güzel şeyler tadabileceğiniz ve alışveriş yapabileceğiniz pek çok dükkan bulunuyor. Ayrıca burada belirli zamanlarda canlı müzik dinletileri, çeşitli kültür sanat etkinlikleri de yapılıyor.




Bütün bu saydıklarımız dışında Eskişehir’de mutlaka yapmanızı tavsiye edeceğim bir başka şey ise Porsuk çayı üzerinde gondolla ya da Esbot adı verilen botlarla yapılan turlara katılmanız.
NE/NEREDE YENİR?
Kırım başta olmak üzere çeşitli bölgelerden göçle gelenler Eskişehir mutfağı üzerinde etkili olmuştur. Bunun dışında Eskişehir’de Anadolu mutfağının tipik özelliği olan hamur işleri, bulgur ve buğdayla hazırlanan yemekler önemli yer tutmaktadır. Eskişehir denince akla gelen lezzetlerin başında çibörek gelir.




Çibörek
İnce ve yuvarlak olarak açılan hamura kıyma ile hazırlanmış çiğ harcın konup yufkanın yarım ay şeklinde kapatılması ve daha sonra kızartılması ile hazırlanır. Çibörek adlandırmasının iç harcının kavrulmadan yani çiğ olarak kullanılmasından çıktığı düşünülse de bir başka rivayete göre de “çi” kelimesi Tatarcada “güzel” anlamına geliyor. Çibörek, doğru yerde yendiğinde lezzetli, yanlış yerde ise oldukça ağır gelebilen bir börek. Ben Eskişehir’e ilk gittiğimde çok meşhur olması dolayısıyla Papağan’da çibörek yedim, çıtır olması gerekirken servis edildiğinde yumuşaktı. İkinci seyahatimde buraya bir şans daha vermek istedim, bu kez ise börek aşırı yağ emmişti, ilgi ve servis ise zayıftı. Daha sonra Atatürk Bulvarı’nda yer alan Eskişehir Çiğ Börek Evi’ni keşfettim, burada yediğim çi börek çok iyiydi.




Balaban Kebabı
Balaban kebabı küçük küçük kesilen pidelerin önce et suyu ile hafifçe ıslatılması daha sonra üzerine yoğurt, tereyağlı sos, et ya da köfte eklenmesi ile oluşuyor. Ben balaban kebabını Namlı Gurme’de yedim, güzeldi. Ufak bir pasaj içerisinde bulunan tipik bir esnaf lokantası görünümündeki Abdüsselam Balaban Kebap Salonu ve Tatlıdil Köftecisi de listemdeydi ama uğrama fırsatım olmadı.




Eskişehir Çiğ Börek Evi
Mekanın adı çiğ börek evi olmakla birlikte Eskişehir ve Tatar mutfağına ait pek çok yerde bulamayacağınız özel yemekleri hazırlayıp sunan bir yer. Hafta sonu ve yemek saatlerinde giderseniz çok kalabalık olabiliyor, biraz geç giderseniz de yemek çeşitleri azalıyor. Zengin bir menüsü var. “Sorpa çorbası”nda kuzu eti kullanıldığı için tadının ağır olacağını sanmıştım, ama kesinlikle öyle değil, çok lezzetli bir çorbaydı. Burada sorpa dışında çok küçük boyutta mantıdan hazırlanan “kaşıkbörek” çorbası da denenebilir. Hamur işleri seçenekleri arasında ise çibörek, mantı, göbete, kavurma börek ve katlama var. Göbete çok ince açılmış yufkaların arasına pirinç ve kıyma konarak hazırlanan oldukça lezzetli bir börek. Kavurma da harç olarak göbeteye benzeyen şekli farklı bir börek. Katlama ise yine göbetedeki gibi ince bir hamurun katlanıp pişirilmesi ile oluşan ne tatlı ne tuzlu bir hamurişi, ortasına şeker konularak servis ediliyor. Ana yemek olarak balaban kebabı, kuzu incik ve safranlı pilavla hazırlanan kol sarma ya da bu çeşitlerin karışık olarak yer aldığı et savut tercih edilebilir. Bu şehre turist olarak geldiyseniz ve sizin için bu yöresel tatları hazırlayacak Eskişehirli bir aile yoksa burayı kesinlikle tavsiye ederim.
Namlı Gurme
Namlı Gurme hem şarküteri ve kahvaltılık başta olmak üzere çeşitli gıdaları satın alabileceğiniz bir yer. Ben ev yapımı sucuk ve paketlenmiş olarak aldığım kavurmayı çok beğendim. Aynı zamanda restoran kısmında da kahvaltı, ev yemeği, balaban kebabı ya da ızgara çeşitlerini deneyebilirsiniz.
Pino Hamburger
Pino Hamburger Eskişehir’in en eski ve en sevilen hamburgercilerinden biri. Ev yapımı hamburger yapan mekanın birçok şubesi de var. “Pino hamburgeri” Pino tava” deneyebilecekleriniz arasında. Hamburgerin ekmeği lezzetli ve içeriği zengin.
Met Helvası
Met helva lezzet olarak pişmaniyeyi andırıyor, form olarak ise farklı. Pişmaniyenin ince uzun ve sıkıştırılmış hali denebilir. Met helvasının sade, kakaolu, fıstıklı gibi çeşitleri bulunmakta. Pek çok yerde sadece helva satan dükkânlar var. Balkan Şekerleme, Met Helva, Eriş Helva bunlardan bazıları.
Doyuran Kahvaltı Salonu
Doyuran Kahvaltı Salonu, küçük olmasına rağmen çok ünlü ve kahvaltı için tercih edilen bir mekan. Kahvaltı çeşitleri, gözleme, menemen, pastırma ve sucukla hazırlanan yumurta çeşitleri, ballı süt öne çıkanlar arasında.
























Mazlumlar Muhallebicisi
Mazlumlar Muhallebicisi, Haller Gençlik Merkezi’nde bulunuyor. 1927’den beri hizmet veren mekanda keşkül, kazandibi, tavuk göğsü, krem karamel, fırın sütlaç, sütlü kadayıf, triliçe, ekmek kadayıfı gibi tatlı çeşitlerini bulabilirsiniz. Ben sütlü tatlıları çok seven biri olarak seçim yapmakta zorlandım ve gelincik şerbeti ile soslanan su muhallebisini bir de damla sakızlı muhallebisini denedim, gerçekten güzeldi. Bir de “borovnica” adlı böğürtlen ve yaban mersininden elde edilen bir içecekleri var. Soğuk tüketilen bir içecek olduğundan daha çok yaza uygun, kışın ise salep denenebilir. İçeceklerden bahsetmişken Eskişehir’de şıra ve boza da yaygın. Ben deneyemedim ama boza için Karakedi Bozacısı öneriliyor.
Burada saydığımız mekanlar dışında Porsuk nehri etrafında pek çok cafe ve restoran bulunuyor. Daha çok gençlerin tercih ettiği bu bölgeyi de keşfedebilirsiniz.

NEREDEN/NE ALINIR?




Eskişehir’den alınacak şeylerin başında bu şehre özgü bir yeraltı zenginliği olan lületaşından yapılmış objeler geliyor. Bunları Kurşunlu külliyesindeki el sanatları merkezinde, Atlıhan El Sanatları Çarşısı’nda ve şehrin pek çok yerinde bulabilirsiniz. Odunpazarı’nda bulunan Atlıhan El Sanatları Çarşısı, lületaşı dışında da pek çok hediyelik ürünün bulunabileceği bir yer. Atlıhan, eskiden han iken daha sonra restore edilerek çarşı işlevi görmeye başlamış. Çukur Çarşı ve Esnaf Sarayı da alışveriş için tercih edilebilecek diğer noktalar. Cam ürünler de alışveriş için bir başka seçenek. Kurşunlu külliyesindeki cam üfleme atölyesinde cam işleme sanatına dair örnekler izleyebilir ve bu ürünlerden satın alabilirsiniz.
Doktorlar Caddesi’ndeki giyim ve takı dükkanları ilgi çekebilir. Yerli halk ise daha çok trafiğe kapalı bir bölge olan Hamamyolu Caddesinde bulunan mağazalardan alışveriş yapıyor. Öğrenci nüfusun fazlalığından dolayı Eskişehir’de fiyatlar genel olarak çok yüksek değil. Alışverişe meraklıysanız Espark, Neoplus gibi büyük alışveriş merkezlerini de gezmek isteyebilirsiniz.

NEREDE KALINIR?
Ben Eskişehir’e ilk gidişimde Albatros Otel’de konakladım. Şehrin merkezinde bulunan otelden birçok yere yürüyerek gidilebiliyor. Otel cadde üzerinde işlek bir noktada, hemen önünde tramvay durağı bulunuyor. Ulaşım açısından çok rahat bir konumda. İkinci gidişimde Merlot Otel’de kaldım. Buradan da memnun kaldım, odaları geniş ve ferahtı, kahvaltısı kalite ve çeşitlilik anlamında güzel. Konaklama için otantik bir yer arıyorsanız Odunpazarı bölgesinde yer alan butik otellere de bakabilirsiniz.

Eskişehir tarihi ve doğal güzellikleriyle, modern görünümüyle, temiz ve düzenli haliyle, güleryüzlü insanlarıyla, lezzetleriyle kesinlikle görülmesi gereken şehirlerin başında geliyor. En kısa zamanda bir Eskişehir seyahati yapın ve Odunpazarı’nı gezmeden, Porsuk nehrinde bir bot ya da gondol turu yapmadan, ünlü parklarını görmeden, çibörek yemeden, lületaşından bir şey almadan dönmeyin.