27 Eylül 2016 Salı

Carte d’Or’dan Tatlı Tarifleri



Tatlıları herkes sever. Fakat bazı insanlar tatlı lafını duyunca yerinde duramaz. Çoğu insana ‘’Carte d’Or’’ deyince ağızları sulanır. Ve işte Carte d’Or buna bir kolaylık getirdi! Yerken tadına doyamadığımız, yedikçe daha fazla istediğimiz tatlıları şimdi kendimiz de yapabiliriz! Carte d’Or bu konuda müşterilerine çok özel bir seçenek sunuyor. Evde yiyip, çok sevdiğiniz tatlılara erişmek bir tık uzağınızda! Carte d’Or Tatlı Tarifleri sitesinden istediğiniz herhangi bir tatlının tarifine bu linkten ulaşabilirsiniz!

Tatlıları herkes sever. Hem yapımı kolay, fazla para harcamadan, yerken zevk alabileceğimiz tatlıları sevmeyen yoktur. İnternete erişimi sağlayabilen her insan bir kere bile olsa yemekten çok hoşlandığı tatlının tarifine internetten bakmıştır. Fakat bazılarımız istediği sonucu bulamadığı için hayal kırıklığıyla sağ üst köşede ki ‘’X’’ butonuna basmıştır. İşte Carte D’or bu soruna artık dur demek istiyor. Tek yapmanız gereken yukarıda verilen linke tıklamak.

Ananas parçalı dondurmalı kek, Carte D’or’lu çikolata topları, dondurmalı meyve salatası, brownie ile Carte D’or krem karamelin ahengi, dondurmalı piramit pasta, limon soslu vişneli Carte D’or cupları.

İtiraf edin son paragrafı okurken ağzınız sulandı. Artık bu istediğiniz fakat oturduğunuz evin yakınında bulamadığınız bu tatlıları evde tek başınıza yapabilirsiniz. Sadece linke girin ve malzemeleri edinin. Gerisini tarife bırakın.
Gelin bir örneğe göz gezdirelim;

Muzlu Çikolatalı Milkshake’in Tarifi;
Üç top Carte D’or klasik bitter çikolatalı dondurma, 2 tane muz, bir çay bardağı kadar çikolata, bir çay bardağı kadar süt, ve bir bardak dolusu buz.
Servis için:  2 adet bardağı 10 dakika boyunca derin dondurucuda bekletin. Carte D’or krem şanti, çikolata rendesi ve dilimlenmiş muz.

Hazırlanışı aşırı pratik! Tüm malzemeleri rondodan geçirin. Sonra hepsini 10 dakika derin dondurucuda bekletin. Ve sonrasında yine derin dondurucuda beklettiğimiz soğuk bardaklara boşaltın. Hazırlamış olduğunuz krem şantiyi milk shakenin üstüne dökün, ve çikolata rendelerini serpin. Ve son olarak muz dilimleriyle süsleyerek servis edebilirsiniz.
İşte gördüğünüz üzere yapımı aşırı basit tatlınızı yaptınız. Şimdi ki göreviniz tadına varmak! Tadına bakınca ‘’Ben bunu her haftasonu yaparım.’’ Diyeceğiniz tatlınızı doya doya bitirebilirsiniz.
Carte D’or tatlının akla gelen ilk markası; ismi geçince bile ağzımızı sulandıran bu tatlıları bize sunuyor. Hem de bedava! Hiçbir ücret ödemeden bu tariflere erişim sağlayabilirsiniz. Tek yapmanız gereken linke tıklamak.

4 Eylül 2016 Pazar

Çikolatalı Baton Kek


Hep söylediğim gibi en sevdiğim tatlıların başında kek geliyor. O yüzden her seferinde küçük dokunuşlarla birbirinden ayrılan kekler yapmayı ve bunları sizinle paylaşmayı seviyorum. Bu kez de çikolatalı bir kek yaptım. Daha önce Datça'dan aldığım portakallı zeytinyağını kullanarak farklı bir lezzet katmaya çalıştım. Yumuşak ve çok lezzetli bir kek oldu. Yanında bir bardak süt ya da kahve ile nefis... 


Malzemeler
  • 2 adet yumurta
  • Yarım su bardağı toz şeker
  • 1 çay bardağı zeytinyağı (ben Olive Farm Portakallı Zeytinyağ kullandım)
  • 1 su bardağı süt
  • 80 gr çikolata (benmari usulü eritilmiş)
  • 1 yemek kaşığı kakao
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilin
  • 2 su bardağı un
  • 1 parça tereyağ (kalıbı yağlamak için)
  • Pudra şekeri ve toz fıstık (üzeri için)



Yapılışı
  • Yumurta ve şekeri şeker eriyip yumurta beyazlaşıncaya kadar çırpın.
  • Ardından süt ve zeytinyağını, erimiş çikolatayı ekleyin, karıştırın.
  • Kakao, kabartma tozu, vanilin ve unu eleyerek ekleyin ve karıştırın.
  • Baton kalıbı tereyağ ile yağlayın, kek karışımını dökün.
  • Soğuk fırında 180 derecede pişirin (benim fırınımda 45 dk da pişti)
  • Piştikten sonra ılıyana kadar fırında bekletin, soğuduktan sonra kalıptan çıkarıp üzerine pudra şekeri eleyin, fıstık serpin.
Notlar
  • Ben aromalı zeytinyağ kullandım onun yerine 1 portakal veya limon  kabuğu rendesi ekleyebilirsiniz.
  • Yumurtanın büyüklüğüne göre un miktarı değişebileceğinden unu kontrollü eklemenizde fayda var.





Lezzetli tariflerde buluşmak üzere, hepinize sevgiler....



25 Ağustos 2016 Perşembe

EFSANE MARKALARDAN EFSANEVİ BİR LEZZET


21. yüz yılın efsane bisküvisi Oreo yakın zamanda Türkiye’ye ‘’merhaba!’’ dedi…
74 ülkede tüketilen, ayrıca 12 ülkede de üretilen efsanevi bisküvi Haziran 2013’de Türkiye pazarında da satışa konulmuştu. Jacobs, Kent, Olips ve Milka gibi hepimizin yakından tanıdığı markaların üreticisi, Mondeléz International 100 yılı aşkın lezzeti Oreo’yu "Döndür Aç, Kremasını Tat, Süte bandır" sloganıyla tanıtmıştı. Yapılan araştırmalara göre Oreo satılan ülkelerdeki 10 aileden 9’u Oreo’yu tercih ediyor. Hatta yapılan diğer araştırmalara göre de Oreo, gazeteden sonra satın alınan 2. sıradaki ürün.

100. yılını geride bırakan Oreo Dünyada 25 milyar kere tüketildiğini de hatırlatalım. Efsane lezzet sütlü krema ve çıtır çıtır kakaolu bisküvisi bir araya geliyor, yüz yıllık tat Oreo ortaya çıkıyor. Yoğun kakaolu bisküvi lezzeti ve bol sütlü kremasının,  sütle olan uyumu ile fark yaratan enfes lezzetin efsanesi olan Oreo, bir diğer lezzet efsanesi Cornetto ile tatlarını birleştirdi…


90’lı yıllardan itibaren ülkemizde ‘’Aşkın dondurması’’ olarak tanılan ve gençlerin bir numaralı dondurması olan Cornetto bu yaz unutamayacağınız bir lezzeti sizlerle sunuyor. Efsane Oreo bisküvileri ve Cornetto dondurmasıyla âşık olacağınız bu lezzete gelin bir göz gezdirelim…


İşte karşınızda yeni Cornetto Disc Oreo!
İlk ısırıkla başlayacak, çok uzun süren efsanevi bir lezzet yolculuğuna çıkmaya hazır mısınız? Cornetto’nun enfes kaymaklı dondurması ve Oreo parçalarıyla birleşti. Çıtır çıtır kakaolu külahı, üstünde kocaman çikolatalı ve Oreo parçacıklı Disc’i ile size unutamayacağınız bir lezzet sunuyor. Bu lezzetle tatlı sona ulaşmak isteyenleri, son ısırıkta ‘’tatlı son’’ bekliyor.

Cornetto Disc Oreo’nun besin değerleri
 ise şöyle; 
Kaymaklı dondurma lezzeti, çikolata sosu ve bolca kakaolu bisküvi lezzetinin bir araya geldiği efsane Cornetto Disc Oreo, yalnızca 299 kalori olan bu lezzet harikası, günlük enerjinin %15’ini karşılarken içinde bulunan 3,3 gram proteinle vücudumuza da destek sağlıyor. Ayrıca Cornetto Disc Oreo’da 39 gram karbonhidrat ve 16 gram toplam yağ bulunmakta.

Aşkın dondurması ve efsane bisküvinin karşı konulmaz lezzetine daha yakından baktık, bu sıcak yaz günlerinde hem serinlemek hem de ağzınızı tatlandırmak için sizde bir Cornetto Disc Oreo alın yazın keyfini çıkarın. Cornetto Disc Oreo marketinizde ki dondurma dolapları kadar yakınınızda. Bu lezzetli efsaneye ilk ısırığı atıyorsan, ilk adımı da atmalısın. Unutma aşkta cesur olan kazanır… 

19 Ağustos 2016 Cuma

Datça Gezisi 2


Bir önceki yazımda size Datça'da gezilecek yerleri tanıtmaya çalıştım. Bu yazımda ise yemek, alışveriş ve konaklama üzerinde duracağım.

DATÇA'DA NE YENİR?



Mavi Pide
Mavi Pide Hürriyet’in yol üstü lezzet durakları listesinde ilk onda yer alan bir mekan. Bana da birkaç arkadaşım burayı önermişti. Mavi Pide, Marmaris-Datça yolu üzerinde Hisarönü mevkiinde yer alıyor. Dere kenarına kurulmuş olan yeşillikler arasında çok hoş bir yer. Siz yemeğinizi yerken etrafınızda ördekler dolaşıyor, çok doğal ve dinlendirici bir ortam. Serin havalar için bir köy evi havasında eski objelerle dekore edilmiş kapalı bir alanı da var. Burası aslında bir pideci olmakla birlikte kahvaltısı da bir hayli iyi. Pide çeşitleri arasında patlıcanlı pide ve otlu çökelekli pide öne çıkıyor. Tatlı olarak ise tahinli ballı ve elmalı, muzlu, tarçınlı olanı mutlaka denemelisiniz.

Kabak Çiçeği Dolması
Saraylı ya da Damat Tatlısı


Zekeriya Sofrası
Datça merkezde bulunan ve ev yemekleri yiyebileceğiniz bu mekan, ortamından çok lezzetleri ile ön planda. Özellikle yöresel bir tatlı olan “saraylı” ya da “damat tatlısı” adıyla bilinen bademli şerbetli tatlıyı denemelisiniz. Kabak çiçeği dolması da sevilen tatlarından bir tanesi.

İskaroz balığı
Kaya Koruğu Turşusu

Fevzi’nin Yeri
Datça’da balık ve farklı meze çeşitleri yenecek yerlerin başında geliyor. Ayrıca buraya uğrayıp Fevzi Beyle sohbet ederseniz size bölge hakkında bilgi de verecektir.


Bademli Köfte
Bademli Sakızlı Muhallebi

Datça Sofrası
Eski Datça’da yer alan bu mekanda özellikle bademli köfteyi tatmalısınız. Lezzetli bir köfte içinde iri parçalar halinde doğranmış bademler var. Üzerine de sakızlı ve bademli muhallebi önerimiz.

İncirli Gözleme
Sütlü Badem Kahvesi

Eski Meydan Cafe
Eski Datça’da yer alan bu salaş mekanın incirli gözlemesi çok lezzetli. İnciri püre yayıp kaynatmışlar ve marmelat kıvamına geldikten sonra gözlemenin arasında kullanmışlar. İncir seviyorsanız bu gözleme mutlaka ilginizi çekecektir. Üzerine de Datça’ya özgü bir lezzet olan sütlü badem kahvesini öneririm, isteyenin balla tatlandırarak içebileceği bu içecek de Datça’da denenmesi gerekenler arasında.


Amisos Pide
Datça merkezde yer alan Amisos Pide’de Samsun pidesinin çeşitleri bulunmakta. Kavurmalıdan kuşbaşılıya, ıspanaklıdan pastırmalıya kadar pek çok lezzetli pide alternatifi mevcut. Üzerine ikram edilen demirhindi şerbeti de mekanı bir adım öne çıkarıyor.

Çökertme Kebabı

Yeşim Restoran
Kargı koyunda yer alan mekan daha çok cafe konseptinde. Burası daha çok odun ateşinde pişen pideleri, farklı yorumladıkları çökertme kebabı ve satsumalı limonatası ile öne çıkıyor. Yazın beach kısmı da bulunan mekan açık alanını kapatarak kış için de keyifli bir mekana dönüştürüyormuş. Kışın giderseniz burada soba kenarında kestane keyfi yapabilirsiniz.

Yemek için önereceğimiz diğer bir mekan ise Köfteci Sami. Yine Datça merkezde yer alan köfteci köftesi, piyazı ve peynir tatlısı ile sevilen yerler arasında.


NE ALINIR?





Olive Farm
Olive Farm Datça’nın girişinde yer alan bir çiftlik. Otel kısmında konaklayabileceğiniz gibi 500 metre kadar ilerisinde yer alan satış mağazasından alışveriş de yapabilirsiniz. Olive Farm’da zeytin çeşitleri ile birlikte zeytinden elde edilen pek çok ürün mevcut. Bunların başında zeytinyağı çeşitleri geliyor, benim özellikle portakal, limon, kekik ve acı biber gibi aromalı zeytinyağı çeşitleri çok ilgimi çekti. Orada satın almadan önce tadım yapmanız da mümkün. Zeytin ve zeytinyağ dşında nar ekşisi, sirke (sirkenin de fesleğenliden kara incirliye kadar çok çeşidi var), reçel gibi organik ürünler var. Gıda ürünleri dışında banyo, bebek grubu ve güneş korumaya yönelik vücut bakım ürünleri de hoş kokuları ve doğallığı ile ilgi çekiyor. Olive Farm’ın satış ofisinin önünde bir de cafesi var burada güzel bir kahvaltı yapmak ya da doğal bir meyve suyu içmek güzel bir fikir.




Yöresel Ürünler
Datça denince akla en önce bal ve badem geliyor. Badem ezmesi, badem krokan, badem özlü kremler vs bademle ilgili pek çok şey, bal çeşitleri, adaçayı, zeytin ve zeytinyağı çeşitleri Datça’dan alınacak şeylerin başında geliyor.


Datça Pazarı
Cumartesi kurulan Datça pazarı meyve sebze çeşitliliği ve yöreye özgü bal, badem gibi ürünlerin bulunabilmesiyle alışveriş için uğranması gereken yerler arasında. Güzel kokulu Datça limonu ve satsuma da alacaklarınız arasında olsun.


NEREDE KALINIR?
Bora Hotel

Datça Bora Otel


 Datça’da merkezde konaklayıp oradan her gün farklı bir koya ya da Datça’nın farklı ir köşesine keşif yapmak bana daha mantıklı geldi. Datça tatilimde merkezde, yat limanı yakınında yer alan Bora Hotel’de konakladım. Otelin merkezi bir konumu var ve iskele, yat limanı, çarşı gibi Datça merkezde yer alan her yere yürüme mesafesinde. Huzurlu ve şirin bir atmosferi var. Begonvillerle süslü bahçesini çok sevdim. Ayrıca sabah kahvaltısı çok başarılı, bir aile işletmesi olan otelde ev sıcaklığını hissedebiliyorsunuz. Bora Hotel’e en güzel şekilde ağırladıkları için teşekkür eder, sizlere de bu şirin oteli tavsiye ederim.

Datça Bora Otel

Ben çok kalabalık tatil beldelerini ve her şey dahil otellerde konaklamayı sevmiyorum. Her gün yeni bir yer keşfetmek, farklı bir yerde değişik bir şey tatmak istiyorum. Datça tüm bu isteklerime cevap veren bir yer oldu. Datça sakinliği, huzuru, doğası, denizi, sıcak insanları ve güzel lezzetleri ile unutulmaz tatil anılarım arasında yerini aldı. Hala Datça’ya gitmediyseniz sonbahardaki tatil planlarınıza eklemelisiniz.

3 Ağustos 2016 Çarşamba

Datça Gezisi 1


Size iki bölüm halinde hazırladığım yazımın 1. kısmında" Datça'da Nereleri Gezmeli?", 2. kısmında ise "Datça'da Ne Yemeli?" sorularının cevaplarını vermeye çalışacağım.

Tarihçi Strabon’un “Tanrı yarattığı kulunun uzun ömürlü olmasını isterse onu Datça Yarımadasına bırakır.” dediği söylenir. Gerçekten Datça insanın ömrüne ömür katacak kadar güzel bir yer. 


Ben çok kalabalık tatil beldelerini ve her şey dahil otellerde konaklamayı sevmiyorum. Her gün yeni bir yer keşfetmek, farklı bir yerde değişik bir şey tatmak istiyorum. Datça tüm bu isteklerime cevap veren bir yer oldu.



NEREYE GİDİLİR?

Datça Merkez
Datça’nın merkezinde bulunan Kumluk plajı etrafında pek çok güzel cafe ve restoran bulunmakta. Çoğu balık ve meze ağırlıklı bir menüye sahip bu restoranlarda Ege balıklarının ve meze çeşitlerinin tadına varmak mümkün. Yat limanı da Datça’nın en hareketli yerlerinden biri, burada tekne turları düzenleniyor, limanda bulunan cafe ve restoranlar ortama canlılık katıyor.


Eski Datça
Can Yücel’e sorarlar:
“Ne harika yer burası
Nereden buldun bu Datça’yı?”
O da cevap verir “Elimle koymuş gibi buldum.”

Datça’da en sevdiğim yerlerden biri Eski Datça oldu. Burası bana taş evleri, Arnavut kaldırımlı yolları, begonvilleri, şirin cafeleri, sanat galerileri ile Alaçatı’yı hatırlattı. Datça deyince akla hemen Can Yücel geliyor. Can Yücel’in evinin de bulunduğu sokak şairin adını taşıyor. Ev müze değil, sadece senede bir gün 12 Ağustos tarihinde ziyarete açılıyor.

Eski Datça yazın çok kalabalık, bir de sıcakta dolaşmak zor, o yüzden bence en güzel mevsimi sonbaharya da ilkbahar. Burası çok büyük bir yer değil, sokakları dolaşın, hatta ara sokaklara girin, güzel evleri, tarihi camisini gezin, sonra gözünüze kestirdiğiniz güzel bir yere oturup buranın keyfini çıkarın. Fotoğraf meraklıları için de burada harika kareler yakalamak mümkün.


Reşadiye
Datça’daki en eski yerleşim bölgelerinden bir tanesi olan Reşadiye, merkeze 5 km uzaklıkta. 1856’dan kalma tarihi camisi, şirin evleri ve Mehmet Ali Ağa Konağı görülebilecek yerler arasında. Mehmet Ali Ağa Konağı şu anda butik otel olarak hizmet vermekte.


Mesudiye
Kızılbük, Hayıtbükü, Ovabükü gibi birbirinden güzel koyları olan Mesudiye Datça’nın en güzel yerlerinden bir tanesi. Bu koylarda hala denizin tadını çıkarabileceğiniz gibi, sahilde bulunan şirin restoran ve cafelerde de vakit geçirebilirsiniz.


Palamutbükü
Datça merkeze 25 km uzaklıkta bulunan Palamutbükü bölgenin en geniş ve popüler koylarından biri. Burada pek çok restoran ve konaklama tesisi var. Knidos yolu üzerinde yer alan koyu mutlaka görmelisiniz, denizin rengi ve berraklığı büyüleyici.


Knidos
Knidos antik kenti yarımadanın en uç noktasında bulunuyor. Knidos, özellikle tarih ve arkeoloji meraklılarının ilgisini çekecek bir yer. Buraya ulaşmak için virajlı, dar ama harika manzaralarla dolu karayolunu ya da mevsim uygun olduğunda deniz yolculuğunu tercih edebilirsiniz. Yol hız yapmaya çok elverişli olmadığından Datça merkezden Knidos’a ulaşmak yaklaşık 1 saat sürüyor. Yaz sıcağında burada yürümek çok mümkün olmadığından burayı gezmek için en uygun mevsim sonbahar. Yarımadanın bir tarafı Ege denizine, diğer tarafı Akdeniz’e bakıyor, Knidos’ta bu harika manzarayı izleyebilirsiniz. Knidos’ta bulunan Deveboynu Feneri hem manzara izlemek hem de fotoğraf çekmek için harika bir nokta, özellikle de gün batımına doğru. Fenere doğru yürümenin biraz efor ve yürüyüşe uygun bir ayakkabı gerektirdiğini de belirteyim. Palamutbükü’nden Knidos’a doğru giderken pek çok köyün içinden ya da kıyısından geçiliyor, isteyenler buralardan yöresel ürünler de satın alabilir. Ayrıca plajı olmayan pek çok bakir koy da yine bu yolculukta size eşlik edecek.

Burgaz (Palaia Knidos)
Burgaz, “ilk Knidos” ya da “eski Knidos” olarak anılıyor. Knidos’un önce burada kurulduğu düşünülüyor. Burada yapılan arkelolojik kazılarda iki liman ve antik dönemde yerleşim olduğuna dair bazı bulgular elde edilmiş. Burayı ve tabi Knidos’u bir arkeolog ile birlikte dolaşmak çok daha anlamlı olacaktır.


Burada saydıklarımız dışında yüzmek için Kargı koyuna gidebilir, hava müsaitse pek çok koyu bir günde görebileceğiniz tekne turlarına katılabilirsiniz. Datça tabii sadece güzel koylardan ibaret değil, bölgede pek çok şelale de bulunmakta. Bölgeyi bilen rehberler eşliğinde trekking de çok keyifli olabilir.

Bir sonraki yazımda Datça'da neler yenir, neler alınır, nerede konaklanır? sorularına cevap vermeye çalışacağım. Takipta kalın.

2016 Magnum Maserati Ghibli Çekilişi


Magnum bundan önce de yaptığı gibi yine değerli bir çekiliş yapıyor. Birbirinden lezzetli ve haz verici Magnum dondurmalarını yedikten sonra çubuğunda yazan şifreyi (adınız, soyadınız, adresiniz ve şifreyle beraber) 2992’ye göndererek Magnum Çekilişine katılabilirsiniz. Magnum Çekilişine başarılı ya da hatalı tüm kısa mesaj katılımları Turkcell, Türk Telekom(Avea) ve Vodafone için KDV ve ÖİV dahil 0,65 TL olarak katılımcıya ücretlendirilir. Dilerseniz Magnum çekilişine www.magnum.com.tr/maserati adresindeki formu doldurarak ya da Android veya IOS uygulamalarını yükleyerekte katılabilirsiniz. (adınız, soyadınız ,adresiniz ve şifreyle beraber) Bu bilgilerden herhangi biri eksik olan katılımcılara çekiliş hakkı verilmeyecektir. Şifrelerini kullandığınız Magnum çubuklarını saklamayı unutmayınız.

Eğer Magnum Classic, Badem, Beyaz, Antep Fıstıklı Dondurma, Double Çikolata, Double Karadut&Böğürtlen, Double Fıstık Ezmesi, Tiramisu, Créme Brulee, Tarçın ve Portakal ürünlerindeki şifreyi kullanırsanız Magnum çekilişi için 2 çekiliş hakkı kazanırsınız. Magnum Mini Classic-Badem-Beyaz, Mini Classic-Antep Fıstık-Fındık, Mini Classic, Mini Badem, Mini Double Karadut&Böğürtlen-Çikolata-Karamel, Mini Double Fıstık Ezmesi-Karadut&Böğürtlen, Mini Kisses, Mini Kış Serisi ürünlerindeki şifre ise Magnum çekilişi için 1 hak kazandıracaktır. Bu Magnum çekilişine Unilever Sanayi ve Ticaret Türk A.Ş, U2 Tanıtım ve Promosyon Hizm. Tic. Ltd. Şti. Narkoz İletişim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile 18 yaşından küçükler katılamaz, katılmış olsalar dahi kazanmaları halinde ikramiyeleri verilmez.

Magnum Çekilişi 15.05.2016(00.01)- 04.09.2016(23.59) tarihleri arasında geçerlidir. Magnum çekilişi sonuçları ise 17.09.2016 tarihli Hürriyet Gazetesi Cumartesi Eki Türkiye baskısında duyurulacaktır. Magnum çekilişini kazanan asil ve yedek talihlilere taahhütlü posta yolu ile tebligat yapılacaktır. Postada meydana gelen sorunlardan Unilever Sanayi ve Ticaret Türk A.Ş sorumlu değildir.

Magnum çekilişini kazanan asil talihliler, başvurmak için en geç 02.10.2016; yedek talihliler ise, en geç 17.10.2016 tarihine kadar kimlikleri ve ikramiye kazandıkları okunabilir şifreli ürün çubuğu ile U2 Tanıtım ve Promosyon Hizmetleri’ne (U2) başvurmaları halinde Magnum çekilişinin ikramiyelerini teslim almaya hak kazanacaklardır. Bu tarihlere kadar talihliler bilgileri ile başvurmazlar ise ikramiyelerini teslim alamazlar. İkramiyeyi almak için ikramiye kazanılan okunabilir şifreli Magnum çubuğunun olması zorunludur. Magnum çekilişine katılım adedinde bir sınırlandırma yoktur. Katılımcı bir başka Magnum dondurması satın alıp Magnum çubuğundaki şifre ile tekrar Magnum çekilişine katılabilir. Bu şekilde kazanma şansınızıda arttırabilirsiniz. Kazanılan hediye nakit olarak talep edilemez, hak devredilemez, nakde ve ya mala çevrilemez.

1 Temmuz 2016 Cuma

İftar Yemekleri



Türk halkının misafire verdiği önemi de gözler önüne seren Ramazan ayındaki lezzet dolu iftar sofraları, hünerli ellerden çıkan birbirinden leziz tariflerle ziyafet masalarına dönüşüyor.

Türk mutfağının klasikleşmiş iftar yemekleri arasında yer alan et yemekleri ve tavuk yemekleri tarifleriyle hiçbir iftar davetinizde yarı yolda kalmayacaksınız; misafirlerinize birbirinden lezzetli yemeklerle unutulmaz bir Ramazan keyfi yaşatacaksınız.

Sultan Kebabı
Tereyağında kavrulan etler, su eklenerek ve kapağı kapatılarak pişirilir. Pişen etler, soğanla kavrulur ve sırayla patates, havuç, bezelye ilave edilir. Su ile ezilmiş salça, tuz, karabiber ve kimyon eklenir.
Beşamel sosu hazırlamak için; tereyağı ve un kavrulur; yavaş yavaş eklenen süt ile kıvam ayarlanır. Tuz ve karabiber ile tatlandırılıp ocaktan alınır.

Hazır yufkaların her biri dörde bölünür ve çukur bir kaseye oturtularak içine etli harç doldurulur. Kenarlardan sarkan yufka parçaları ile üzeri kapatılan yufka bohçaları ters çevrilerek fırın tepsisine alınır. Üzerlerine beşamel sos paylaştırılır ve rendelenmiş kaşar peyniri serpilip fırınlanır.

Kiremitte Köfte
Soğan, kıyma, ekmek içi, yumurta ve baharatlardan oluşan köfte malzemeleri, yoğrulur ve şekillendirilir. Sivri biberler zeytinyağında kavrulur; rendelenmiş domates, tuz, salça ve su ilavesiyle pişirilir. Az yağda renk alana kadar kızartılan köfteler ile domatesli sos, kiremit güveç kaplarına alınır. Üzerlerine kaşar peyniri rendesi serpilir ve iri doğranmış domates ve biber dilimleri koyularak fırınlanır.

Ali Nazik
Kıyma, yağ ve soğan kavrulur. Küçük doğranmış sivri biberler ve küp şeklinde doğranmış domatesler, eklenir. Kavrulmakta olan kıyma ve sebzeler, biber salçası, tuz ve karabiber ile tatlandırılır. Diğer yandan közlenmiş patlıcanlar, küçük küçük doğranır; sarımsaklı yoğurt, tuz ve karabiber ile iyice harmanlanarak servis tabağına alınır. Üzerine kıymalı sos yerleştirilir ve tereyağında kızdırılmış pul biber gezdirilir. Közlenmiş domates ve biberlerle süsleyerek servis edilen Ali Nazik kebabını, dilerseniz kıyma yerine domatesli ve biberli et sote ile de yapabilirsiniz.

Orman Kebabı
Suyu çektirilerek pişirilen ve soğan ile kavrulan etlere; salça, kimyon, karabiber ve tuz eklenir. Küp şeklinde doğranmış ve kızartılmış patlıcan, patates ve havuç ilave edilir. Sıcak su koyularak bir taşım kaynatılır ve bezelyeler eklendikten kısa bir süre sonra ocağın altı kapatılır. Lezzeti garantili bir orman kebabı yapmak isterseniz bezelye dışındaki tüm sebzelerin kızartılmış olmasını ve yemeğe bonkörce eklenen tereyağının etkisini küçümsememelisiniz.


Çanak Köfte
Soğan, sarımsak, bayat ekmek içi, yumurta, maydanoz, kıyma, kimyon, karabiber, pul biber ve tuz ile yoğrulan köfte harcından parçalar alınarak çanak şekli verilir ve yağlanmış fırın tepsisine dizilir. Üzerlerine yağ gezdirilerek fırınlanır. Köfteler kızarınca beşamel sos ile karıştırılmış garnitürler, köfte çanaklarına paylaştırılır; üzerlerine rendelenmiş kaşar peyniri serpilir. Sıcak suda ezilmiş domates salçası da fırın kabına eklenir ve fırınlanır.

Knorr’un hazırladığı http://www.herkessofraya.com/ adresini inceleyerek iftar sofralarınızı şenlendirecek nefis tarifler keşfedebilirsiniz. 

20 Haziran 2016 Pazartesi

Patatesli Bulgur Köftesi






Çay davetimde hazırladığım lezzetlerden bir tanesi de bu köftelerdi. Tadı mercimek köftesine oldukça benziyor içinde farklı olarak patates var. Çay saati dışında akşam yemeklerinde de salata türüne bir alternatif olabilir.Deneyeceklere afiyet olsun...


Malzemeler
  • 1 su bardağı ince bulgur
  • yarım su bardağı su
  • 2-3 adet orta boy patates
  • 1 adet soğan
  • 1 yemek kaşğı salça
  • Yarım çay bardağı zeytinyağ yağ
  • 1-2 demet yeşil soğan
  • Yarım demet dereotu
  • Yarımdemet maydanoz
  • Tuz
  • Karabiber
  • Kimyon
  • Kırmızı biber
Yapılışı
  • Patatesleri haşlayıp rendeleyin.
  • Bulguru üzerine sıcak su ekleyip üzerini kapatarak bekletin, şişmesini sağlayın.
  • Soğanı yemeklik doğrayın. Zeytinyağda salçayı kavurun, ardından soğanı ekleyip hafif pembeleşene kadar kavurun.
  • Yeşillikleri, yeşil soğanı ince ince kıyın.
  • Bulgurun üzerine, patatesi, soğanı, yeşillikleri, tuz ve baharatı ekleyip yoğurun.
  • Yuvarlak ya da uzun olarak şekillendirin.

Not:
  • İsteyen biraz limon suyu ve rendelenmiş sarımsak da ekleyebilir.

16 Haziran 2016 Perşembe

Çilek Soslu İrmik Tatlısı


Çay davetimde tuzlu çeşitlerini salata ağırlıklı hazırlamaya çalışmıştım. Tatlılarda da aynı şekilde sütlü ve meyveli yaza yakışır lezzetlere yer vermek istedim. Bu tatlıyı hafif olması dolayısıyla iftar sofralarınız için de hazırlayabilirsiniz. Aslında irmik tatlısı oldukça klasik bir lezzet ama farklı bir kalıp kullanarak ve mevsime uygun meyvelerle hazırlanan bir sosla daha şık bir sunum yapmak da mümkün. 


Malzemeler
  • 1 litre süt
  • 9 yemek kaşığı irmik (tepeleme)
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 paket vanilya
Sos
  • 350-400 gr çilek
  • Yarım su bardağı şeker
  • 1 yemek kaşığı nişasta

Yapılışı

  • Şeker, irmik ve sütü bir kaba alın, koyulaşana kadar pişirin.
  • İstediğiniz bir kalıbı ıslatın (kelepçeli bir kalıp olursa daha kolay olur) ve muhallebiyi dökün (ben yarısına kakao ekledim, dilerseniz bu şekilde de yapabilirsiniz.)
  • Çilekleri robotta püre haline getirin, şekeri de ekleyip ocağa alın.Kaynamaya başlayınca biraz su ile açtığınız nişastayı yavaş yavaş ekleyin ve karıştırın, 1-2 dk sonra kapatın ve irmikli muhallebinin üzerine dökün.
  • Bir gece dolapta beklettikten sonra servis edin.
Not

  • Dilerseniz ara katta bisküvi kullanabilir ya da altı toz haline getirilmiş ve biraz tereyağı ile karıştırılmış cheesecake tabanı gibi de hazırlayabilirsiniz.

15 Haziran 2016 Çarşamba

Türkiye'nin En İyi Yemek Blogları



Başlık çok iddialı farkındayım :)

Bugün sizlerle blogumla ilgili güzel bir haberi paylaşmak istiyorum. Yemek Klübüm sitesi 1200 yemek blogunu inceleyerek Türkiye'nin en iyi yemek bloglarını belirlemeye çalışmışlar. Bu kapsamda Ege'den Tarifler'e de en iyi yemek blogları arasında yer vermişler. 

Yemek Kulübüm benim blogumda deniz ürünleri, aperatifler, ütlü ve meyveli tatlılar kategorilerini önermiş. Gerçekten en sevdiğim lezzetler bunlar. Demek ki severek yapmış olmam fark edilmiş. Aynı zamanda ne kadar dikkatle blogları incelediklerini de buradan anlayabiliriz.

Blogları seçerken ilk kriterleri güncellik olmuş. Yazıda dikkatimi çeken bir başka şey ise instagram ve facebook gibi sosyal medya araçlarının bloglara nasıl ket vurduğuna değinmiş olmaları. Bu mecralarda okuyucunun sadece beğenip geçtiği bir fotoğrafı ya da tarifi hazırlamak için bloggerın ne kadar özendiğine, zaman ayırdığına dikkati çekmişler. Gerçekten de son dönemde blogların okuyucusunun azaldığı ve bunun da bizlerin motivasyonunu düşürdüğü bir gerçek. Bu tarz güzel geri dönüşler motivasyon oluyor. Yemek Kulübüm'e verdikleri değer için çok teşekkür ederim.

Yemek Kulübüm'ün en iyiler listesine göz atmak isterseniz tık tık.

10 Haziran 2016 Cuma

Tavuklu Arpa Şehriye Salatası


Bu salatayı son çay davetim için hazırlamıştım. Çay saati için uygun olduğu kadar akşam yemeği için de hazırlanabilir. Hafif yemeye çalıştığımız bu yaz ve ramazan akşamları için de ideal bir seçenek. Dilediğiniz malzemeyi ekleyip çıkararak kendi damak tadınıza uygun hale getirebilirsiniz. Şimdiden afiyet olsun. Hayırlı ramazanlar...

Malzemeler
  • Yarım paket arpa şehriye
  • 2-3 adet tavuk baget
  • 2 adet yeşil soğan
  • Birkaç dal dereotu ve maydanoz
  • 1-2 adet közlenmiş kırmızı biber
  • 2-3 adet kornişon turşu
  • 2-3 yemek kaşığı mısır
  • 2 yemek kaşığı kapari turşusu
Sosu

  • Limon suyu
  • Zeytinyağı
  • Tuz

Yapılışı

  • Tavukları haşlayıp, kemiklerinden ayırın ve istediğiniz büyüklükte doğrayın.
  • Şehriyeleri çok ezilmeyecek hafif diri kalacak şekilde haşlayıp süzün. (makarna gibi içine tuz atılmış kaynar suda)
  • Yeşillik, soğan, turşu ve kırmızı biberi doğrayın, kapariyi ekleyin.
  • Bütün malzemeleri bir kapta bir araya getirin.
  • Üzerine sosu gezdirip karıştırın.

30 Mayıs 2016 Pazartesi

İzmir'de Ne Yenir?

BEŞAMEL SOSLU MANTAR

İzmir'de Ne Yenir?
Yurdumuzun en güzel şehirlerinden olan İzmir, lezzetleriyle de özeldir. İzmir'in meşhur yemekleri deyince akıllara elbette Ege mutfağı gelir. İzmir'in yemekleri, çeşit çeşit otlarıyla, deniz mahsulleriyle, zeytinyağlılarıyla, damak çatlatan özel lezzetlerdir.

İzmir'e yolunuz düşecekse ve “İzmirde ne yenir?” diye düşünüyorsanız kendinizi hiç yormayın ve gördüğünüz yiyeceklerin tadına bakmaya başlayın. İzmir'de yediğiniz her şey, hoşunuza gidecektir; çünkü, orada yediklerinize lezzetini veren, İzmir'in kendisidir.

Yine de İzmir'de özellikle tatmanız gereken özgün lezzetlerden haberdar olursanız sonradan kaçırdığınız tatlar için pişman olmazsınız.

İzmir'in Zeytinyağı ve Otları
Nasıl ki Güney illerinde restoranlarda yemekten önce sıcak pide ile tereyağı gelir sofraya, İzmir'de de benzer bir ritüel ile karşılaşırsınız: Kızarmış ekmek eşliğinde kekik ve kırmızı biber ile tatlandırılmış zeytinyağı sunumu, bir İzmir klasiğidir. Çünkü zeytinyağı, Ege'nin diğer şehirlerinde olduğu gibi İzmir mutfağının da baş aktörüdür. Diğer bir baş aktör ise elbette otlardır. Belki de hayatınızda hiç duymadığınız, hiç görmediğiniz otların İzmir mutfağında çok özel bir yeri vardır. Turp otu, arapsaçı, gelincik otu, ebegümeci, hindiba, ısırgan otu, şevket-i bostan, labada, radika, sarmaşık otu, sinirotu gibi pek çok ot kullanılır İzmir mutfağında. İzmir mutfağında bu otların bazılarının haşlanmış, bazılarının ise çiğ hallerinin sarımsaklı, zeytinyağlı ve limonlu lezzetlerine tanık olursunuz. Hepsi birbirinden şifalı olan bu otların bazıları ise soğanla hafifçe kavrulup üzerine yumurta kırılarak yenir. Mesela sarmaşık, böyle bir ottur. Arapsaçı ve şevket-i bostan gibi otları kuzu etiyle pişirerek muhteşem et yemekleri yapar İzmirliler. Ebegümecinden ağızlara layık börek yaparlar. Gelincik otunu çiçek açmadan kavurup pilava ekledikleri de olur. Isırgan otunun ise böreği meşhurdur.

İzmir'in Balıkları
Kordon'da gezinti yaparken bir balık restoranına girip İzmir'in özel balıklarından mutlaka deneyin. Mesela lagosun sütle pişirilmiş hali, fesleğen soslu balık kavurması, balık köftesi, asma yaprağında barbun, kağıtta sardalya, meşhur küçük balık papalina tavası, kefal balığının "kakavya"sı, damağınızda özel lezzetler bırakacaktır.

Çok Kültürlü İzmir Lezzetleri
Yıllar boyu iç içe yaşayan Levantenlerin, Boşnakların ve Rumların da etkisi olmuştur İzmir mutfağında. Örneğin Selanik ve İzmir'de ortak yemekler vardır. "Priştine tavası", "Anavut ciğeri", ortak kültürün eseri nefis yemeklerdir. İzmir'İn kahvaltı klasiği olan ve haşlanmış katı yumurta ile tüketilen boyoz, Seferad mutfağından geçmiştir İzmir mutfağına.

İzmir'e Gidip Yemeden Dönmeyin
Selçuk'un kömür ateşinde pişen çöp şişini, yanında ayran ve piyazla deneyin. Pastanelerde ya da sokak satıcılarında mutlaka rastlayacağınız İzmir lokmasını yerinde deneyin. Kızgın şerbete atılan lokma şeklindeki bu tatlıyı İzmir'de yediğinizde farkı göreceksiniz. Kemeraltı'na gittiğinizde meşhur İzmir köftesini tadıp ardından közde pişen sakızlı kahve ile damaklarınızda şölen de yaratabilirsiniz. Tabii ki İzmir'in kumrusu, meşhur kelle söğüşü, kokoreçi, büryan kebabı, meşhur İzmir tulum peyniri ve sakız reçelini de unutmamalısınız.

İzmir yemeklerinin özel tariflerini merak ediyorsanız, Knorr'un özenle hazırladığı www.herkessofraya.com adresinde birbirinden güzel yemek tarifleri bulabilirsiniz.


24 Mayıs 2016 Salı

Galeta Unlu Patatesli Poğaça


Çay davetine gelen misafirlerim için hazırladığım tariflerden biri de bu poğaçalardı. İç malzeme olarak ben patates kullandım, siz istediğiniz malzeme ile deneyebilirsiniz. Hamuru çok başarılı deneyin memnun kalırsınız. Hem çay saati hem de kahvaltı için ideal bir tarif.



Malzemeler
  • 125 gr tereyağı (oda sıcaklığında)
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 yumurta sarısı
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 paket kabartma tozu
  • Un (yaklaşık 3 su bardağı)
İç malzemesi
  • 2 adet haşlanmış patates
  • 1 su bardağı kaşar rendesi
  • Tuz, baharat

Üzerine
  • Yumurta akı
  • Galeta unu
Yapılışı
  • Patatesleri haşlayıp rendeleyin. Peynir, tuz ve baharatla karıştırıp iç malzemeyi hazırlayın.
  • Diğer tarafta sırasıyla tüm malzemeleri karıştırarak yumuşak ama ele yapışmayan bir hamur elde edin.
  • Hamur bezelere ayırın, elinizle hafifçe açın, ortasına harcı koyup tekrar yuvarlayın.
  • Önce yumurta akına daha sonra galeta ununa bulayın.
  • Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin.
  • 180 derecede ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirin.

17 Mayıs 2016 Salı

Portakallı Islak Kek


Geçtiğimiz günlerde çay davetine gelen misafirlerim için hazırladığım portakallı ıslak kek tarifini yazacağım sizlere. Pratik ve mis gibi portakal kokan lezzetli bir tarif.


Malzemeler:
  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı portakal suyu
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 portakal kabuğu rendesi

Şerbeti
  • 1,5 su bardağı portakal suyu
  • 1 çay bardağı şeker


  • Yumurta ve şekeri çırpın. Portakal kabuğu rendesi, yağ, süt ve portakal suyunu ekleyip karıştırın.
  • Un ve kabartma tozunu ekleyin.
  • Yağlanmış bir fırın kabına dökün ve 180 derecede kızarana kadar pişirin.
  • Şerbeti için portakal suyu ve şekeri karıştırın. Bu aşamada ısıtma ya da pişirme işlemi yapılmıyor, bu sebeple de bu kek çok uzun süre dayanmıyor, 2 gün içerisinde tüketmekte fayda var.
  • Kek fırından çıktıktan sonra 15 dk kadar dinlendirin ve portakal şerbetini dökün.
  • Şerbeti çektikten sonra servis edebilirsiniz.

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Alaçatı Kuytu'da Haluk Özyavuz ile Workshop


Alaçatı Kuytu'da Gevrenandginger'ın yazarı Haluk Özyavuz İzmirli bloggerlar için deniz ürünleri konulu bir workshop düzenledi. Güne Alaçatı Kuytu'da çok güzel bir kahvaltı ile başladık, buna dair ayrıntıları bir önceki yazımda bulabilirsiniz.

Mutfak ve yemek kültürü konusunda bilgi sahibi biri olan ve paylaşımlarını keyifle takip ettiğimiz Haluk Beyle tanışmak ve sohbet etmek bile büyük mutluluk iken bir de onun elinden farklı lezzetler tatmak büyük şanstı.


Suzuki usukiri
Haluk Bey bizim için önce "suzuki usukiri" hazırladı. İlk kez tadacağımız bu lezzetim önce adı ilgimizi çekti, daha sonra ise hazırlanışını dikkatle izlemeye başladık. Balık çok ince ve küçük parçalar halinde kesiliyor ve özel bir sosla buluştuktan sonra çiğ olarak yeniyor. Bu sebeple başta biraz tereddütle yaklaşmış olsak da dakikalar içinde tabakta hiçbir şey kalmadı. İçinde sarımsak, lime, trüf aromalı zeytintağı, maydanoz, çarkıfelek meyvesi, kırmızı biber, himalaya tuzu, balsamik sirke, frenk soğanı, tane karabiber vardı. Bunlarla ortaya gerçekten eşsiz bir lezzet çıktı.


İkinci lezzet olarak ise ızgarada mavi kuyruklu karides vardı. Tabi ki ızgaraya geçmeden önce Haluk Bey karides için de çok lezzetli bir sos hazırladı. Bu sosta   beyaz şarap sarımsak, kişniş, zeytinyağı, zencefil, deniz tuzu vardı. Bunlarla marine edilen karides gerçekten nefisti. 


Mavi Kuyruklu Karides


Aşağıdaki videodan workshopa dair ayrıntıları izleyebilirsiniz.


Hazırladığı güzel lezzetler için Haluk Özyavuz'a, nazik daveti ve ev sahiplikleri için Alaçatı Kuytu ekibine, Celal Uysal'a, Yaprak ve Celal Uziş'e çok teşekkürler.