12 Ocak 2017 Perşembe

Kremalı Balkabağı Çorbası



Bugün sizlerle çok lezzetli bir çorba tarifi paylaşacağım. Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir çay davetinde Füsun ablam harika bir balkabaklı cheesecake yapmıştı. Sohbet ederken balkabağı ile bir de çorba yaptığından bahsetti. Ben de hemen tarifini aldım ve denedim. Biz çok sevdik, siz de en az bir kere deneyin derim.


Malzemeler

  • 500 gr dilimlenmiş balkabağı
  • 1 adet soğan
  • 3-4 diş sarımsak
  • 3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 adet bulyon (isteğe bağlı)
  • Su ya da tavuk suyu
  • 100 gr krema
  • Tuz, karabiber
  • Muskat


Yapılışı

  • Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine doğranmış kabak, dörde böldüğünüz soğan ve bütün haldeki sarımsakları yerleştirin.
  • Üzerine zeytinyağını gezdirin.
  • 200 derece fırında kabak yumuşayana kadar pişirin (bende 30 dk sürdü)
  • Fırından çıkan sebzelerin üzerine su+bulyon ya da tavuk suyunu ekleyin el blendırı ile ezin.
  • İçine tuz ve baharatı ekleyin.
  • Ocağa alıp kaynamaya bırakın, kaynayıp kıvamını ayarladıktan sonra kremayı ekleyin ve bir taşım daha kaynatıp bırakın.
  • Üzerini krema ile süsleyip kızarmış ekmek parçaları ile servis edebilirsiniz.


Notlar:

  • Kabak, soğan, sarımsağı suda haşlyıp ezerek de çorbayı yapmanız mümkün ama fırınlamak lezzet katıyor.
  • krema yerine süt+tereyağ da tercih edebilirsiniz.

9 Ocak 2017 Pazartesi

Alin's Cafe Bornova


Alin's Cafe yaklaşık on yıldır İzmir'de hizmet veren bir mekan. Şu anda Balçova, Bornova, Bostanlı, Göztepe, Gündoğdu, Liman, Mavibahçe ve biri de Marmaris'te olmak üzere toplam sekiz şubeleri mevcut. Şube sayılarını Türkiye, hatta dünya genelinde arttırmak planları arasında. Türk ve dünya mutfaklarından örneklerin sunulduğu mekan özgün dekorasyonu ile de dikkati çekiyor.




Biz Alin's Cafe'nin 2014'te tarihi bir binada açılan Bornova şubesine misafir olduk. Burası eski bir köşk, hem çok güzel bir bahçesi hem de zevkle dekore edilmiş bir iç mekanı var.



Köşk restore edilirken yerdeki taşlardan panjurlara kadar orijinalini bozmamaya özen göstermişler. Bu sayede evdeki tarihi doku hala korunmuş ve bu mekana bir etkileyicilik katmış.


Köşkün içerisinde birçok oda var ve her biri ayrı dekore edilmiş, gittiğinizde bu odaları da gezmenizi öneririm. Bu odalarda küçük gruplar için çeşitli toplantı ve organizasyonları yapmak mümkün.



Burada her köşe insanda fotoğraf çekme ve çekilme isteği uyandırıyor.


Menüleri ve yemek servisleri eğlenceli...

Beğendili Lokum
Bu eğlenceli menüden seçim yapmakta biraz zorlansam da sonunda beğendili lokumda karar kıldım. Yanında patates, linguini makarna, soğan halkası ve çeşitli soslarla servis edilmişti.




Ve tabii ki vazgeçilmez içeceğim sıkma portakal suyu yemeğime eşlik etti.


Beğendili cızbız köfte
Sizlere fikir vermesi açısından arkadaşlarımın tabaklarını da paylaşayım.

Kinoa yatağında ızgara somon


Sarhoş tavuk

tatlı konusunda da seçim yapmakta zorlanınca üç çeşit tatlı istedik ve her birinin tadına baktık. Hepsi birbirinden güzeldi. Benim favorim sufle oldu.

Tiramisu

Sufle

Dondurmalı Pankek
Biz Alin's Cafe'nin yemeklerini ve tatlılarını çok beğendik. Kahvaltılarının methini çok duyduk, en kısa sürede onu da deneyimlemeyi istiyoruz.


Nazik davetleri ve ev sahiplikleri için Alin's Cafe Bornova ailesine, Murat Bey ve Özgür Beye, organizasyon için Lokum Pilavı'nın yazarı Sevilay'a ve Lezzetin Şenocağı blogu yazarı Selcen arkadaşımıza çok teşekkür ederiz.



Alin's Cafe'de geçirdiğimiz keyifli akşama dair kısa bir videoyu da izleyebilirsiniz.

Alin's Cafe'yi  instagram ve facebook sayfaları üzerinden de takip edebilirsiniz.

Adres:
Erzene Mah. 83. Sok No: 4 Bornova

Telefon:
0232 700 02 00

30 Aralık 2016 Cuma

Zeytindalı Kahvaltıevi - Yakaköy



Hepimiz hafta sonlarını iple çekiyoruz. Hafta içi en çok da bol lezzetli, uzun uzun sohbet ettiğimiz kahvaltıları özlüyoruz değil mi? Durum böyle olunca hafta sonu kahvaltıları daha fazla önem kazanıyor. Günümüzün güzel geçmesi için de kahvaltıyı doğru yerde yapmak önemli.





İzmir'de özellikle Çiçekliköy ve onun devamında yer alan Yakaköy'de pek çok kahvaltı mekanı bulunuyor. Bunlar arasında zaman zaman hangisine gideceğinizi seçmekte zorlanabilirsiniz. Bizim önerilerimize kulak verin, pişman olmazsınız :)



Zeytindalı Yakaköy'ün sonlarında yer alan bir yer, tüm kahvaltıcıları geçip buraya geldiğinizde alacağınız keyif kat ettiğiniz yola değiyor. Zeytindalı bir aile işletmesi ve bu sıcaklık kesinlikle mekana yansımış. Sahipleri sizi evine gelmiş misafirler gibi ağırlıyor, herkesle tek tek ilgileniyor. Mekanın adı olan Zeytindalı da ailenin soyadı imiş. Aile büyüklerinden kalan ve yakın zamana kadar kendilerinin oturduğu evi bir süre önce kahvaltıevine dönüştürmüşler. Mekan hala ev atmosferini koruyor.



Hem iki salondan oluşan kapalı mekanı hem bahçesi ile mekan geniş bir alana sahip. Bu yönüyle kalabalık gruplar ve çeşitli organizasyonlar için elverişli bir yer. Otoparkı ve çocuk aktivite odası mevcut. Mekanda çalan müzikler çok hoş. Kısacası hem mekan güzel hem de lezzetler...



Zeytindalı'nın çok ferah ve huzur veren bir bahçesi var. Özellikle yaz ve bahar ayları için çok keyifli olacağından eminim.


Çayınızı ya da kahvenizi şöyle şömineye karşı içmek istemez miydiniz? Şu soğuk günlerde görüntüsü bile insanın içini ısıtıyor. Çayı çok seven Türk insanı için kahvaltıda sınırsız çay olması artı bir özellik diye düşünüyorum.




Masada gördüğünüz her şey çift kişilik seprme kahvaltıda bulunan lezzetler. Çeşit, miktar ve lezzet olarak oldukça tatminkar. Zeytin tabağı, peynir tabağı, söğüş tabağı, baharatlı zeytinyağı, salçalı sos, nar ekşili yeşillik, tereyağ, biberli lor salatası, reçel çeşitleri, bal-kaymak, fıstık, kek, su böreği ile zengin bir kahvaltısı var. Özellikle yeşillik tabağı, fıstık, kek ve su böreği ile standartın dışına çıkarak kahvaltılarına farklılık katmışlar. 12 çeşitten oluşan serpme kahvaltı fiyatı kişibaşı 22 tl.

Peynir şelalesi
Yukarıda saydıklarımız dışında ekstra olarak tadabileceğiniz pek çok lezzet de bulunmakta. Peynir şelalesi bunlardan biri. Peynir şelalesi, peynir ve tereyağının müthiş uyumundan oluşan Zeytindalı'na özgü bir lezzet. Tatmadan dönmemelisiniz.

Sucuklu yumurta
Hafta sonu kahvaltısının olmazsa olmazlarından sucuklu yumurta... Tam olması gerektiği gibi.. Bol sucuklu, yumurtası ideal kıvamda...

Paçanga böreği

Zeytindalı'nda denenmesi gereken lezzetlerden bir başkası da paçanga böreği. Bol malzemesi ile tadı damağınızda kalacak...

Tahinli gözleme
Zeytindalı'nın favori lezzetlerinden bir tanesi tahinli gözleme. Hafif, çıtır çıtır ve lezzetli, mutlaka denenmeli...

Tek kişilik kahvaltı
Tek kişiyseniz, böyle bir kahvaltı tercih etmeniz de mümkün...




Güzel bir kahvaltıyı Türk kahvesi ile taçlandırarak keyfinize keyif katabilirsiniz. Sunumun zarafetine bakar mısınız? Siz de kendinize bir güzellik yapın hafta sonu yeni bir mekan keşfedin..

Yakın ilgileri için Öznur Hanım, Pelin Hanım ve Engin Beye çok teşekkürler...





Zeytindalı Kahvaltı Evi'ne facebook sayfasından ve instagram sayfasından  ulaşabilirsiniz.

Rezervasyon için: 0533 573 08 85

Zeytindalı adres:
Meltem Sokak No: 4 Yakaköy Bornova

21 Aralık 2016 Çarşamba

Mandalinalı Muffin



Mutfağımda yapmayı en sevdiğim şeylerin başında kek geliyor. Zamanınız çok az bile olsa evde bir şeyler pişirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorsunuz. Bir de eve yayılan vanilya kokusunu çok seviyorum. Bu koku beni hep çocukluğuma götürüyor.



Bu tarifte çok severek yaptığım klasik kakaolu muffin tarifime sadece mevsimin en sevdiğim meyvesi olan mandalinayı ekledim.Üzerlerini de bir dilim mandalina ile süsledim. Çok lezzetli oldular, bir dahaki sefere içine de mandalinalardan doğrasam diye düşünüyorum :)



Malzemeler (12 adet )

  • 1 yumurta
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • Yarım çay bardağı zeytinyağı
  • Yarım çay bardağı süt
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 çay bardağı mandalina suyu
  • 1 mandalina kabuğu rendesi (ben kabuğun tamamını robotta parçalayıp ekledim)
  • Yarım paket kabartma tozu
  • 1 paket şekerli vanilin
  • 1 su bardağı+2 yemek kaşığı un
  • 1-2 adet mandalina (üzerine)
  • Pudra şekeri (üzerine)

Yapılışı

  • Yumurta ve şekeri iyice çırpın.
  • Ardından tereyağı ve sıvı malzemeleri (zeytinyağ, süt, mandalina suyu), ekleyip karıştırın.
  • Mandalina parçalarını ekleyin
  • Toz malzemeleri bir süzgeçten geçirerek ekleyin, karıştırın.
  • Muffin kalıplarına boşaltın. Dilerseniz üzerine birer parça mandalina ekleyin.
  • Önceden ısınmış fırında 180 derecede yaklaşık 15 dakika pişirin.
  • Ilıdıktan sonra üzerine pudra şekeri gezdirin.

24 Kasım 2016 Perşembe

Kokoreççi Baki Usta Şemikler & Gökhan Oğuztimur Yemek Fotoğrafçılığı Eğitimi


Geçtiğimiz günlerde blogger arkadaşımızla  Fatma'nın organize ettiği bir etkinlikte Kokoreççi Baki Usta'nın Şemikler şubesine misafir olduk. Burada bir taraftan Baki Usta'nın hazırladığı lezzetleri tatma imkanı bulurken diğer taraftan da fotoğrafçı Gökhan Oğuztimur ile tanışma fırsatımız oldu.



İtiraf etmek gerekirse ben pek kokoreç sever biri değilimdir, hatta önyargılı yaklaştığım bir lezzet. Ancak mutfak kültürüne ilgi duyan bir insan olarak bende bir şeyi yememe durumu söz konusu değil, en azından tadarım. Bu sebeple bu etkinliğe de katıldım. Ayrıca blogger arkadaşlarımla birlikte vakit geçirmek ve fotoğrafçılık konusunda bir şeyler öğrenebilecek olmam da katılma konusunda beni heveslendirdi.



Kokoreççi Baki Usta kokoreç sevenlerin çok iyi bildiği ve sevdiği bir mekan. Burada biz kokorecin yanı sıra özel bir lezzet olan bademi de tattık. Bu güzel lezzetleri bize Baki Usta'nın oğlu Volkan Bey hazırladı, ellerine sağlık. siz de bu lezzetleri tatmak isterseniz Şemikler dışında Bornova ve Bostanlı'da da şubeleri var.



Gökhan Oğuztimur fotoğrafçılığa dair temel bilgilerin yanı sıra yemek fotoğrafçılığı, styling konusunda da bilgilerini bizimle paylaştı. Ayrıca kendisi bu konuda eğitim de veriyor. İzmir'de yaşıyor ve fotoğrafçılığa ilgi duyuyorsanız kendisiyle iletişime geçebilirsiniz.




Bu keyifli etkinlik için Kokoreççi Baki Usta çalışanlarına, mekan sahibi Volkan Beye, fotoğrafçılık konusundaki bilgilendirmesi için Gökhan Oğuztimur'a, organizasyon için de Fatoşça Tadlar'ın yazarı Fatma Damyan arkadaşıma teşekkür ederim. 

8 Kasım 2016 Salı

KAPLICALAR KENTİ KÜTAHYA



Antik dönemdeki adı “Kotiaeion” olan Kütahya, Hititlilerden başlayıp günümüze kadar uzanan yaklaşık yedi bin yıllık bir geçmişe sahip. Kütahya aynı zamanda seyyah Evliya Çelebi’nin de memleketi. Mevlana’nın oğlu Sultan Veled’in de bu şehir için “Cennet Kütahya’nın ya altındadır ya üstünde” dediği rivayet ediliyor. Bu güzel şehirde tahmin edilenden çok daha fazla tarihi ve turistik yer bulunuyor.


NE YAPILIR?
Kütahya Saat Kulesi
Kütahya’nın merkezinde yer alan Saat Kulesi’nin orijinali 19. yüzyılda yapılmış ancak günümüze ulaşamamıştır. Yakın zamanda aslına benzer şekilde tekrar inşa edilmiştir. Hemen yanı başında yer alan Zafer Meydanı’ndaki çini vazo ile birlikte şehrin simgesi durumundadır. Bu iki yapının orada birçok cafe ve mağazanın bulunduğu, trafiğe kapalı Sevgi Yolu’nda bir yürüyüş yapılabilir.



Kütahya Kalesi
Yapım tarihi net olarak belli olmayan Kütahya Kalesi’nin Bizans zamanından kalma olduğu tahmin ediliyor. Yine rivayetlere göre burası Kütahya’nın ilk kurulduğu yermiş. Evliya Çelebi’nin belirttiğine göre 70 burçtan oluşmakta ise de günümüzde sadece bazı surları ayakta kalabilmiş. Kalenin bulunduğu Hisar Tepesi’nden Kütahya’yı panoramik olarak seyretmek mümkün. Kalenin içerisinde iki çeşme ve iki mescit var. Burada tesis olarak bir çay bahçesi bir de Döner Gazino adlı bir mekan bulunmakta. Kendi etrafında çok yavaş bir hızla dönmesi dolayısıyla bu adla anılan kule şeklindeki mekan, yaklaşık 45 dakikada 360 derecelik turunu tamamlıyor. Burada manzaraya karşı bir şeyler yemek ya da içmek keyifli.



Germiyan Sokağı
Osmanlı döneminen kalma evlerin restore edilerek günümüze kazandırıldığı bu sokak, iki katlı cumbalı evleri ile fotoğraf tutkunlarına güzel kareler sunuyor. Günümüzde bu evlerin neredeyse tamamının işletmeye dönüştüğünü görüyoruz. Restoran ya da atölye olarak hizmet veren bu evlerin iç kısmını, odalarını gezmek, geçmişe dair hayallere dalmak mümkün. Tabii bazı işletmelerin bu evleri, mekanın ruhu ve dokusuna aykırı bir hale dönüştürdüğünü de üzülerek belirtmekte fayda var. Bu sokakta Germiyan Konağı, Isparta Konağı, Lalezar Konağı gibi konakları gezebilirsiniz.



Ulu Camii
Ulu Cami, Kütahya’nın en büyük camisidir. Son devir Osmanlı mimarisinin önemli ve az rastlanan yapılarından biri olan caminin yapımı Yıldırım Bayezid zamanında başlamış 1410’da tamamlanmıştır. Günümüzdeki mimarisi 1800’lü yıllardan kalmadır.



Dönenler Camii/Mevlevihanesi
Kütahya merkezde Ulu Cami’nin karşısında yer alan Dönenler, Mevlevi kültürünün önemli merkezlerindendir. Mevlevihanenin ilk yapısı 1200’lü yıllara ait olsa da günümüzdeki mimarisi 1800’lü yıllara aittir. Caminin içerisinde suyu şifalı olduğuna inanılan bir kuyu varmış, şu anda bu kısım halı ile kapalı olduğundan ziyaret sırasında görülmüyor.

Çinili Cami
Hem iç hem de dış mimarisi ile hayranlık uyandıran yapılardan biri olan Çinili Cami de Kütahya’nın simgelerinden. İçi ve dışı çinilerle süslü olduğundan bu şekilde adlandırılmıştır. Burada saydıklarımız dışında Kurşunlu Camii de Kütahya’daki önemli camilerdendir.



Kütahya Çini Müzesi
Kütahya’nın merkezinde Ulu Cami’nin hemen arkasında yer alan Çini Müzesi, ülkemizde ve dünyada çini üzerine açılan ilk müze olma özelliğine sahiptir. Külliyenin imaret bölümünde bulunan müze 1999 yılında açılmıştır. Müzede çeşitli çini örneklerinin yanı sıra çini sanatına dair bilgilendirmeler de yer almaktadır.



Kütahya Arkeoloji Müzesi
Ulu Camii’nin yanında bulunan ve 1314’te Germiyan beylerinden Umur bin Savcı tarafından yaptırılan medrese, 1965’den beri arkeoloji müzesi olarak hizmet vermektedir. Müzede eski tunç çağından Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine kadar çeşitli dönemlere ait eserler sergilenmektedir. Müzedeki en önemli eserlerden biri Amazon lahididir. Lahidin yan taraflarında savaşları tasvir eden kabartmalar yer almaktadır. Dünyadaki Amazon lahitleri içerisinde sağlam kalan nadir örnekler arasındadır. Pazartesi hariç her gün açık olan müzeye giriş ücreti 5 tl, müzekart geçerli.




Kent Tarihi Müzesi
Germiyan Sokağı içerisinde yer alan Şapçı Konağı kentin tarihini yansıtan bir müzeye dönüştürülmüş. İki kattan oluşan müzenin birinci katında demircilik, bakırcılık, kalaycılık gibi kaybolmaya yüz tutmuş meslekleri temsil eden mankenler, kullandıkları aletlerle birlikte sergilenmiş. Müzenin ikinci katında ise Kütahya’nın günlük hayatına dair detaylar, giyim kuşama dair unsurlar, kına düğün gibi özel günlere dair bilgiler yer almaktadır.



Macar Evi/Lajos Kossuth Evi
18. yüzyıldan kalma, Macar kahramanlarından Lajos Kossuth’un sürgünde olduğu dönemde Osmanlı’ya sığınarak yaklaşık bir yıl yaşadığı Türk evidir. Bahçe içerisinde iki kattan oluşan evin yedi odası vardır. Selamlık, yatak odası, çalışma odası gibi bölümlerin bulunduğu 1. kattaki odalar daha çok Türk yaşantısına göre düzenlenmişken, 2. kattaki odalarda Kossuth’a ait, Macar kültürünü yansıtan kıyafet ve eşyalar sergilenmektedir. Müze pazartesi hariç her gün açık olup giriş ücretsizdir. Dumlupınar Müzesi, Jeoloji Müzesi, Evliya Çelebi Kültür Sanatevi Kütahya’da gezebileceğiniz diğer müzeler arasında.

Aizanoi Antik Kenti
Aizanoi, Zeus tapınağı, tiyatro, stadyum, agora ile Roma döneminin önemli kentlerinden bir tanesi. Şehir merkezine 60 km uzaklıkta Dünyada örneği olmayan bazı yapları bünyesinde barındıran antik kent büyük öneme sahip. Stadyum-tiyatro kompleksinin antik dünyada bir örnediğin daha bulunmadığı belirtiliyor. Ayrıca yine burada bulunan Macellum dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden bir tanesi. Kentin kutsal alanı Zeus Taınağı şimdiye kadar en iyi korunmuş Zeus tapınaklarından biri.

Zafertepe Anıtı
Kütahya doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihi dokusu ile de ziyaretçilerin ilgisini çekebilecek bir şehir. Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde Atatürk’ün “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri” sözünü söylediği yer olması dolayısıyla sık ziyaret edilen bir yerdir. Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde şehit olan askerlerin anısına yapılan Dumlupınar Şehitliği ziyaret edilebilecek yerler arasında.

Kaplıcalar
Kütahya termal turizm açısından da önemli bir şehir, burada çok sayıda kaplıca bulunmaktadır. Şehir merkezine yaklaşık 70 km uzaklıktaki Dereli, şifalı suyu ve doğal güzelliği ile turistlerin ilgisini çeken bir nokta. İsmini bölgeden geçen dereden alan Dereli, yürüyüş, rafting gibi sporlar açısından da elverişlidir. Diğer önemli kaplıcalar arasında Emet, Simav, Gediz, Tavşanlı yer alır.
Kütahya’da yapılabilecek diğer şeyler arasında şehrin panoramik bir şekilde görülebileceği Hıdırlık Tepesi’ne çıkmak, Porsuk barajına gidip fotoğraf çekmek ya da su sporları ile ilgilenmek, Domaniç kent ormanında piknik ve doğa yürüyüşleri yapmak, Domaniç’te Osmanlı zamanından kalma anıt ağaç Mızık Çamı’nı ziyaret, Kapadokya’yı andıran yapısı ile peribacaları, kaya mezarları ve şapelleri olan Frig Vadisi’ni görmek sayılabilir.



NE/NEREDE YENİR?
Kütahya’nın mutfak kültüründe evde hazırlanan yiyecekler ön planda. Özellikle bulgur, tarhana, erişte ve hamurla hazırlanan lezzetlere sıklıkla rastlanıyor. Ekşi tarhana olarak bilinen kızılcık tarhanası yaygın. Bunun c vitamini açıından zengin olması dolayısıyla soğuk algınlığına iyi geldiği düşünülüyor. Kızılcık dışında ak tarhana çorbası da sevilen lezzetler arasında. Sıkıcık çorbası yöresel çorbaların en bilinenlerinden. Bulgur, tarhana, un ve baharat ile küçük yuvarlaklar hazırlanıyor. Elde sıkılıarak şekillendirildiği için çorbaya bu ad verilmiş. Hazırlanan toplar salçalı suya atılarak pişiriliyor. Son dokunuş olarak çorbaya servisten önce az miktarda sarımsaklı yoğurt gezdiriliyor.



Kütahya’da et yemekleri de önemli bir yere sahip. Küpte pişen et, Kütahya usulü kavurma, güveç başta gelenlerden et yemeklerinden. Kütahya’daki et yemekleri arasında bir de tiritten söz etmek gerekir. Tiritte, rulo hale getirip yaklaşık bir parmak kalınlığında kesilmiş yufkalar fırınlandıktan sonra tavuk ya da et suyu ile ıslatılıyor üzerine tavuk ya da et dizilerek sunuluyor. Soğan dolması, labada dolması sevilen dolmalar arasında.



Kütahya mutfağı börek ve mantı çeşitleri açısından da zengin. Sini mantısı, hamur dolması, Gökçümen hamursuzu, şibit (gözleme), cimcik (kıymasız mantı), tosunum (mercimekli börek), dolamber böreği, haşhaşlı lokum Kütahya’ya özgü lezzetlerin başında geliyor.
Güllaç, bir çeşit şerbetli tatlı olan cendere, kaymaklı baklava, hamur tatlısı, sütlü incir tatlısı ise geleneksel tatlı çeşitleri arasında yer alıyor.
Bu yöresel lezzetleri Kütahya’da tadabileceğiniz yerler arasında Germiyan Sokağı’nda bulunan, otantik bir havaya sahip Germiyan Konağı ve Ulu Cami yakınında yer alan Kütahya Konağı başta geliyor. Bu konaklarda lezzetli bir yemeği konaktaki tarihi hava eşliğinde yiyerek keyifli vakit geçirebilirsiniz. Konaklarda geniş salonun yanı sıra birçok oda bulunduğundan bu alanlar 8-10 kişilik küçük gruplarla özel toplantılar yapmaya da imkan sağlıyor.
Tercihiniz manzara eşliğinde yemek ise yukarda bahsettiğim kalede bulun Döner Gazino’yu düşünebilirsiniz. Kütahya’nın en işlek yerleri olan Cumhuriyet Caddesi ve Sevgi Yolu üzerinde de pek çok restoran ve cafe yer alıyor.

NEREDEN/NE ALINIR?
Kütahya deyince akla çini ve porselen eşyalar geliyor. Bunları en geniş şekilde bulabileceğiniz yer ise Çiniciler Çarşısı. Şehir merkezinin biraz dışında kalan bu çarşı oldukça büyük, ürün çeşidi çok fazla ve fiyatlar oldukça uygun.



Çini sanatına meraklı iseniz Germiyan Sokağı’nda bulunan Mehmet Gürsoy Çini Atolyesi’ni de ziyaret etmelisiniz. Burada çinin sanatının hikayesini Unesco tarafından yaşayan kültür mirası seçilen Mehmet Gürsoy'dan dinleyebilirsiniz. Mehmet Bey, sohbet esnasında çini sanatını "göz musikisi" olarak tanımladı. Sizce de çok hoş değil mi? Aynı zamanda buradan alışveriş yapma ve atölyedeki ürün hazırlıklarını izleme imkanı da mevcut.



Eskiden Rüstem Paşa Medresesi olan yapı yıkılmış, daha sonra yerine aslına benzer bir bina yapılarak El Sanatları Çarşısı olarak açılmıştır. Buradan Kütahya’ya özgü birtakım obje ve hediyelikler alınabilir.

NEREDE KALINIR?



Kütahya ve çevresinde kaplıcalardan faydalanılabilecek pek çok termal otel mevcut. 4 ve 5 yıldızlı otellerin dışında butik otel ve apart seçenekleri de var. Ben merkezde yer alan Hilton Garden Inn’de konakladım. Her şeyden önce konumu çok iyiydi, pek çok yere yürüme mesafesinde ve aradığınız her şeyi otel çevresinde bulabiliyorsunuz. Odaları geniş ve konforlu, çalışanları ilgiliydi. Sabah kahvaltısı lezzet ve çeşit olarak başarılıydı, diğer öğünleri deneme fırsatım olmadı. Hilton Garden Inn’deki konaklamamdan memnun kaldım, sizlere de tavsiye edebilirim.



Kütahya, Osmanlı’dan kalma tarihi dokusu, müzeleri, çini ve porselenleri, yöresel lezzetleri, kaplıcaları ile görülmesi gereken güzel şehirlerden bir tanesi. Burada kendinizi hem Ege’de hem Anadolu’da hissediyorsunuz. Bu güzel şehre havalar iyice soğumadan gidin ve çini-porselen objeleri almadan, kaplıcalarını denemeden, yöresel lezzetlerini tatmadan, Kütahya’yı tepelerden birinden panoramik olarak izlemeden, antik kentini, müze ve camilerini görmeden, tarihi sokaklarında dolaşmadan gelmeyin.