17 Mart 2012 Cumartesi

Doğa Yürüyüşü - İzmir


Bugün sizlerle geçen haftalarda grup halinde gittiğimiz bir doğa yürüyüşüne dair izlenimlerimi paylaşmak istiyorum.   Yürüyüş yapmayı çok sevmeme rağmen daha önce hiç dağ yürüyüşüne katılmamıştım. Yürüyüşe katılacak diğer arkadaşlarla Karşıyaka'da Onur Mahallesi'nde buluştuk, neyseki benim gibi bu tarz bir yürüyüşe ilk kez katılanlar vardı :) Böylece rehberimiz bizi çok zorlamayacak bir güzergah belirledi. Onur Mahellesi'nin üst taraflarından başlayıp Sancaklı Köyü ve Yamanlar Dağı çevresinde gerçekleşen bir yürüyüş yaptık.


Yürüyüşümüze sabah 9 civarı başlayıp akşam 5 civarı da tamamladık. Bu sürede öğle yemeği için verdiğimiz 1-1,5 saatlik mola dışında uzun bir ara vermedik terimizin soğumaması için. Bu kadar uzun süre yürümek biraz zor olsa da doğanın güzelliğine şahit olmak devam etme enerjisi verdi. Yürürken, aşağıda göreceğiniz şelale gibi güzelliklerle karşılaşmak ya da sessizliği dinlemek bana bütün yorgunluğumu unutturdu. Bir süredir düzenli spor yaptığım için yürüyüşten ertesi güne hiçbir yorgunluk kalmadı. Ancak aksi olsaydı birkaç gün kas ağrısı çekerdim diye düşünüyorum :) O yüzden bu tarz yürüyüşlere katılmadan önce bir kondisyon sağlamak iyi olur...



Ben çok hazırlıksız gittim, ama sizlere yanınıza almanızı tavsiye edeceğim birkaç şey olacak: En başta dağcıların kullandığı baton denilen yürüyüş sopalarından edinmenizi öneririm, yürürken dengenizi korumanızı ve bacağın yükünü kollara da paylaştırmanızı sağlıyor. Bunun dışında ayağınızda çok rahat, biraz büyük, tercihen bilekli ve tabanı kaymayan bir ayakkabı/bot olmalı, bu yürüyüş performansınızı çok etkiliyor. Rahat hareket edebileceğiniz bir eşofman ya da pantolon, biraz kalın bir kumaş olması iyi bazı yerlerde sert çalılar rahatsız edici olabiliyor. Hava serin de olsa çok efor harcadığınız için terliyorsunuz yedek tişört almak da iyi olur. Öğle yemeği için yiyeceğin yanı sıra arada atıştırmalık kuru üzüm, kayısı vs tarzı şeyler olabilir ve tabii su. Bir de bunları rahat taşıyabileceğiniz bir sırt çantası. Benim gibi güneşe karşı hassas bir cildiniz varsa güneş kremi sürmeyi, hatta yanınıza da almayı ihmal etmeyin, çok güneş olmasa bile bütün gün açık havada olduğunuz için yüzünüz çok yanıyor. Gördüğünüz güzellikleri kalıcı hale getirmek için fotoğraf makinanızı da almayı unutmayın :)



Bu yazımda diğer gezi yazılarımda olduğu gibi gezilecek görülecek yerler ya da tadılacak lezzetler hakkında bilgi veremeyeceğim ama gördüğüm güzellikleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Böylece belki sizde spora başlamak ya da kendinize bir gün ayırıp benzer bir yürüyüş yapmak için bir istek uyandırabilirim :) Bunun için gezimizden karelerle sizleri başbaşa bırakıyorum.









7 yorum:

  1. süper bir oksijen yüklemesi olmuş. bu yeşillik içinde yürüyüş de oldukça keyifli geçmiştir.

    YanıtlaSil
  2. ben çok severim doğa yürüyüşünü. İnanılmaz keyif alırım. Son gidişimizde Ada biraz mızmızlandı şimdi çekimser kaldık biz. Çocuklarla zor oluyor malesef...

    YanıtlaSil
  3. Memleket özlemi çektiğim şu günlerde fotoğraflarınıza bakıp bakıp daha da içim titredi. Size kızsam mı, teşekkür mü etsem bilemedim bu yüzden... :))) Şaka bir yana çok güzel kareler, teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  4. Kızkardeşim yıllarca bir yürüyüş ggrubu ile birlikte yürüyüşlere katıldı anlata aanlata bitiremiyorlar keyfini ama benim hiç fırsatım olmadı ne yazıkki keyifli pazarlar diliyorum Müberrracığım sevgiler..

    YanıtlaSil
  5. Bu kadar uzun yürüyebileceğimi hiç zannetmiyorum. Bir saatlik yürüyüşler yapabiliyorum ancak.Çok güzel bir gün olmuş. Doğayla baş başa çok güzel bir spor:)

    YanıtlaSil
  6. Ege olunca, hele de bu resimlerle akan sular durur...Bir egeli olarak resimleri hayranlıkla izledim, teşekkürler...

    YanıtlaSil

Düşüncenizi paylaştığınız için çok teşekkürler!